Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’mız...

Kısa süren başbakanlık dönemine o kadar büyük icraatları, hizmetleri sığdırdı ki...

Hangi birini saysak!

Burada saymaya kalksak sığmaz satırlara!

Ama birini şu günlerde yüksek sesle anmak zorundayız; D-8.

Millî Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, hayatı boyunca İslam Birliği’nin mutlaka ama mutlaka kurulması gerektiğini hemen her platformda en yüksek sesle haykırdı.

Sadece haykırmakla da kalmadı; fiiliyatta da ortaya koydu...

Erbakan Hoca, başbakanlığı döneminde (1997), Türkiye, Bangladeş, Mısır, Endonezya, İran, Malezya, Nijerya ve Pakistan’ın ilk etapta üyesi olduğu D-8’i kurdu.

D-8’in amacı, kalkınma yolundaki ülkelerin dünya ekonomisi içindeki konumlarını iyileştirmek, ticari ilişkilerini çeşitlendirmek ve ticaret alanında üye ülkelere yeni imkânlar meydana getirmek, uluslararası seviyede karar verme mekanizmalarına güçlü biçimde katılımlarını sağlamaktı.

Bu 8 ülke zaman içinde 60 ülkeye çıkacak, sonrasında da bütün bir dünyanın refahını sağlamak için, D-160’lar, yani 100 tane ezilen ülke bunların etrafına katılacaktı.

Ama Refah-Yol iktidarından sonra D-8 kâğıt üzerinde kaldı.

D-8 aktif olsaydı Trump, bu küstahlığı gösterebilir miydi?

D-8 ülkeleri bir araya gelip, "İşgalci İsrail'in ve Trump'ın bu pervasızlığına karşı şu şu somut kararları aldık ve uygulamaya başlıyoruz..." deselerdi, Trump, "Gazze'yi devralıyorum!" diyebilir miydi?

İLLA ÜRETİM İLLA ÜRETİM!

D-8 ülkelerinden Endonezya'yı anmışken...

Öncelikle iki isimden bahsetmek istiyoruz;

Birincisi, Milli Görüş lideri, Refah-Yol Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan...

Diğeri, 11 Eylül 2019 tarihinde ebediyete uğurlanan, Endonezya’nın 3. Devlet Başkanı Bahrettin Yusuf Habibi...

İki isim de ülkesinin başında geleceğe dair önemli işler yaparken karanlık odaklar tarafından tehdit ve engellemelere maruz kaldı, bu karanlık odak ve merkezlerin bu tehditlerine pabuç bırakmadı, engellemelere hiçbir şekilde aldırmadılar,

İki isim de ülkelerinde ‘ilk’lere imza attı; ülkelerinin dışa bağımlı olmaması gerektiğini savundu ve bu yönde somut adımlar attılar, en kritik dönemlerde ülkelerinin ve vatandaşlarının çıkarlarını ön planda tuttular, illa üretim, illa üretim dediler...

İki isim de yurt dışında kalsalardı çok zengin ve varlıklı olabilecekken, kendi ülkelerine hizmet ettiler.

***

Erbakan Hoca ile Bahrettin Yusuf Habibi sınıf arkadaşı idiler.

Habibi, Erbakan Hoca'nın vefatının ardından, şunları söyleyecekti;

* “Erbakan, iman ve takvası çok yüksek biri idi. Hayatında en önemli düsturlarından birisi adaletti. Bundan dolayı kurduğu partilerin ya isminin içinde ya da misyonunda mutlaka adalet kavramı geçerdi. O benim arkadaşımdı. Kızının düğününe beni şahit olarak çağırmıştı ve bu benim için büyük bir onurdu. Ayrıca o benim sınıf arkadaşımdı ve benim gibi bir mühendisti. Çok darbelere ve haksızlıklara maruz kaldı ama her seferinde doğrulmasını bildi. Kendisi ile en son geçen sene hanımının vefatının yıl dönümü münasebeti ile telefonla görüşmüştük. Ben onun şimdi çok sevdiği hayat arkadaşı ile birlikte olmaya gittiğine inanıyorum.”

2019 yılında, 83 yaşında hayata veda eden Habibi, yükseköğrenimini Almanya’da yaptı. Uçak mühendisiydi.

1993’te bir ilke imza atarak tasarımına büyük katkıda bulunduğu Endonezya tarafından geliştirilen ilk uçağı tanıttı.

Son bir notu hatırlatmak isterim;

Kendi döneminde yerli uçak üreten Endonezya Devlet Başkanı Bahrettin Yusuf Habibi’nin hayatını konu edinen film…

Aralık 2012'de vizyona giren film, 4,7 milyon izleyiciyle Endonezya sinema tarihinin bugüne kadarki en büyük sinema izleyici kitlesini çekti…

Mutlaka izlemeniz gereken bir film; “Habibie-Ainun”.

BİR İHTİMAL DAHA VAR!

Sizler de izliyorsunuz...

Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) son dönemde adaylık tartışmaları hızla devam ediyor.

Hangi adaylık tartışması mı?

Seçime daha çok var ama CHP Genel Başkanı Özgür Özel epey bir süredir "2025 sonbaharında bir erken seçimi' yüksek sesle dillendiriyor.

Seçimin normal zamanı biliyorsunuz 2028 yaz ayları...

Peki, 2025 sonbaharında erken seçim olur mu olmaz mı?

Burası belli değil! Parlamentodaki dengelere göre bu durum değişkenlik gösterebilir.

Ancak belli olan şu; CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve kurmayları bu yılın sonuna doğru seçim olacakmış gibi adaylık üzerinde yoğunlaştılar.

Görünen belli başlı iki aday adayı var; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş.

Mansur Yavaş, cumhurbaşkanlığı aday tartışmalarını erken bulduğunu baştan deklare etti.

Mansur Bey bu topa girmek istemedi.

Ancak Ekrem İmamoğlu yakasında bu anlamda hummalı bir çalışmanın olduğu gözleniyor.

Son olarak, Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile bir yemekli toplantıda bir araya geldi.

Netice...

Neticede CHP, cumhurbaşkanı adayını belirlemek için ön seçim yapma kararı aldı. Ön seçim gelecek ay (Mart 2025) yapılacak.

Mansur Yavaş, ön seçime girmeyeceğini baştan açıkladı. Bir mesaj daha verdi Mansur Yavaş; "Bu hususla ilgili olarak, parti içinde kutuplaşma nedeni olmam!"

O halde...

Bu ön seçimden CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olarak Ekrem İmamoğlu'nun çıkması büyük ihtimal.

Ancak sanki bir ihtimal daha var;

Kulislere düşen notlara göre; Ekrem İmamoğlu'nun adaylığının açıklanmasından sonra...

Şayet erken seçim olursa konjonktüre göre Mansur Yavaş da 100 bin oy ile cumhurbaşkanı adayı olabilir!

Tabi, bu arada İmamoğlu hakkında bir yargı süreci olduğunu da unutmamak gerekir.

Sözün kısası...

Kulislere göre, Ekrem İmamoğlu ön seçimde sandıktan çıksa bile Mansur Yavaş da duruma göre 100 bin oyla cumhurbaşkanı adayı olabilir!

En azından siyasi kulisler böyle diyor.

Dediğimiz gibi;

Bir ihtimal daha var!

Bakalım neler yaşanacak? Bekleyip göreceğiz...

---