“Haydi çocuklar hazırlanın ailece şöyle bir tatil yapalım, büyüklerimizi, akrabalarımızı da ziyaret edelim, sıla-i rahim yapalım, o arada ormanlık alanda piknik yaparız, isteyen uygun alanlarda denize de girer. Otelde yerimizi de hemen ayırtalım…”
Bu cümle geleneklerimizde yer etmiştir…
Ailece tatile gitme geleneği…
Günlük hayatın stresinden uzaklaşıp ortak anılar biriktirmesini sağlayan güçlü bir bağdır esasen bu gelenek…
Birlikte kaliteli zaman geçirmek, ebeveyn-çocuk ilişkilerini kuvvetlendirir ve çocukların sosyal becerilerinin gelişmesine ciddi katkı sağlar.
Ailece tatil geleneğinin faydaları elbette var…
Ortak deneyimler ve "bağlanma oyunları" aile fertleri arasındaki duygusal bağı artırır.
Monotonluktan kurtulmak, stres hormonlarını düşürür ve zihinsel olarak rahatlama sağlar.
Birlikte keşfedilen yeni yerler ve yapılan aktiviteler yıllarca anlatılacak anılara dönüşür.
Tatil yerini ve aktivitelerini seçerken herkesin (özellikle çocukların) fikri alınır...
Uzun tek bir tatil yerine, yıl içine yayılmış kısa hafta sonu kaçamakları veya ara tatil programları yapılır…
Elbette şunlar da vardır;
Her yıl aynı yerde kamp yapmak, aynı restoranda yemek yemek gibi ufak ritüeller geleneği daha da özel kılabilir.
Sezon yoğunluğundan kaçınmak için erken rezervasyon fırsatlarını değerlendirebilir veya ulaşımı kolay yakın lokasyonları tercih edilir…
MAALESEF BU GELENEĞİMİZ BUHARLAŞTI!
En başa dönersek…
“Haydi çocuklar hazırlanın ailece şöyle bir tatil yapalım, büyüklerimizi, akrabalarımız ziyaret edelim, sıla-i rahim yapalım, o arada ormanlık alanda piknik yaparız, isteyen uygun alanlarda denize de girer. Otelde yerimizi de hemen ayırtalım…” cümlesine…
Maalesef bu cümle artık edilmiyor edilemiyor ailelerde…
Bir aile geleneği de yok olmak üzere…
* Sebep, ekonomik durumlar…
* Sebep, maddi gerekçeler…
* Sebep, hayat pahalılığı…
* Sebep, geçim zorluğu
Sonuç olarak tatil hayal oldu…
Sonuç olarak sıla-i rahim gibi bir inancımızın da bir gereği olan geleneğimiz buharlaştı…
Kısacası;
Para bitti, tatil paydos!





