CHP zihniyetinin dine ve dindarlara soğuk baktığı tarihi bir gerçek. Çeşitli dönemlerde dozaj farkı yaşansa da, bu durum baştan beri bu şekilde sürüp geliyor. Bu yüzden, Türkiye nin en köklü partisi olmasına rağmen, halktan bir türlü yeterli desteği alamıyor. Olağanüstü dönemlerden medet umarak varlığını sürdürmek isteyen bir parti olma imajını çiziyor. Halbuki, isminin başında "halk" olan bir parti her yönüyle halk ile bütünleşse ne kadar güzel olurdu
CHP nin bu özelliğini ortaya koyan örnekler yaşanmaya devam ediyor. "Kutlu Doğum" haftasının yaşandığı günlerde, Denizli deki yerel bir TV kanalında Vali Yardımcısı Mustafa Güney in "Dünya Muhammed gibi bir lider istiyor." sözüne karşılık, CHP Denizli İl Başkanı Ali Kavak "Yani biz Denizli de Atatürk gibi bir lideri bırakıyoruz öyle mi " diyerek, liderlerin konum ve fonksiyonlarını karıştırmanın çarpıcı bir örneğini sergiliyordu.
Daha bir ay geçmeden skandal sayılabilecek bir olay daha yaşandı: CHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Önder Sav 18.5.2008 günü Elmadağ a gidiyor. Mustafa Ünal isimli bir partili, Sav ın yanına yaklaşıp "Hacca gitmek istiyorum." deyince, "Boş ver, Araplara para kaptırma."diyor. Sayın Ünal "Yaşım 80 e geldi, bir ayağım çukurda." deyince, sayın Sav, daha da alaycı bir üslup takınarak "Bakarsın, Muhammed orada bırakmaz seni, buraya göndermez." sözlerini söyleme talihsizliğini gösteriyor.
Hac, İslam ın beş temel şartından biri. Müslümanların önemli bir ibadeti. Biz, zaman zaman, aynı zihniyetin avam takımından, hac ibadeti konusunda, "Araplara para yedirmek(!)" gibi garip sözleri duyardık. Ama, şimdi CHP nin tepe noktasında bulunan bir zevattan da duymuş olduk.
Dünya küçüldü. Hergün Türkiye den dünyanın her yerine yüzlerce uçak kalkıyor. Biz, o seyahat eden yolculara "Falan ülkeye para kaptırmayın." diyebilir miyiz "Seyahat hürriyeti"nin var olduğu bir ülkede, böyle bir söz ne kadar yakışıksız olur. Sayın Sav ın sözü, yalnız seyahat hürriyetini engellemekle kalmıyor, aynı zamanda din ve inanç hürriyetini de baskı altına almayı hedefliyor. Bu tavır, büyük çoğunluğu Müslüman olan bir halka hakaret değil de nedir
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sami Yeprem, Önder Sav ın sözleri konusunda "Müslümanlar, Peygamberin ismi geçtiğinde salavat getirirler. Sayın Sav, Hz. Peygamber e karşı küçültücü bir dil kullanmıştır, haccı turistik bir gezi olarak görmüştür." derken; Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Şeref Malkoç da "Bu sözler dini değerlere alenen bir saldırıdır. Türk Ceza Kanunu na göre suç işlenmiştir." açıklamasını yapmıştır. Acaba, sayın Sav ın bu sözlerinin bir karşılığı olmayacak mı Müslümanlara yapılan hakarete seyirci mi kalınacak Türkiye nin böylesine sahipsiz olduğunu düşünmek bile istemiyorum.
Bu saygısızlık, bu haddini bilmezlik, bu küstahlığın sebebi ne Bu zihniyet, camilerin tekel deposu yapıldığı, köylerde cenaze yıkayacak hocaların bulunmaz duruma geldiği tek parti dönemini mi özlüyor yoksa
CHP zihniyeti, çok kere "dini siyasete alet etmek" sözünün arkasına saklanarak dindarlara saldırıyor. Halbuki, bu sözün asıl muhatabı kendileridir. Mesela Milli Görüşçüleri ele alalım: Onlar, Türkiye nin değerlerini içlerine sindirmişler, halk ile bütünleşmişler ve o değerleri de savunmaya devam ediyorlar. Bu, tabii bir haldir. Aynen ateşin yakması, suyun boğması, bıçağın kesmesi gibi, Müslüman da inancını yaşamaya devam eder. Tabii olmayan CHP nin yaptığı.
Sayın Baykal, zaman zaman Şeyh Edebali nin vasiyetine, Hacı Bektaş Veli Hazretlerine, İmamı Ebu Yusuf un fetvalarına, hatta ayet ve hadislere atıflar yapar. Başörtülülerle resimler çektirir. Fakat bunlar hep sembolik kalır. Kolay kolay uygulamasını göremeyiz. Hatta sert, gerilimli ve kavgacı üslup arasında kaybolup gider.
Geçtiğimiz sene şöyle bir olay yaşanmıştı: CHP İzmir İl Başkan Vekili Zihni Dursun "Cuma namazına gitmediğini, namaz kılmadığını, oruç tutmadığını" söylediği konuşmasında partililere şu çağrıyı yapmıştı: "AKP, CHP yi dinsiz parti gibi gösteriyor. Bu yüzden oylarını artırıyor. AKP liler camilere parti rozetiyle gidiyor; siz camiye gittiğinizde parti rozetlerinizi takmayı unutmayın." (Vatan, Mustafa Mutlu, 15.7.2007)
Bu tavırlar, Türkiye nin en köklü partisine yakışıyor mu dersiniz Bakalım, CHP bu son skandal konusunda bir açıklama yapacak mı Eğer, özür dileyip halkın gönlünü alan bir açıklama yapmazsa, CHP liler, Nasuhi Güngör ün Önder Sav için yazdığı şu ayıbı kabullenmiş olacaklardır: "Bu kadar terbiye özürlü Bu kadar kendisini kaybetmiş Bu kadar milletin değerleriyle kavgalı " (Star, 19.5.2008)
Siyasi partiler, Türkiye yi aydınlık bir geleceğe taşımak ve halkı mutlu etmek için çalışmalı değiller mi Halkın değerleriyle mücadele etmek de neyin nesi oluyor Halkın gönlünde yer almak varken, halkın tepkisi ile yaşamak akıllıca bir iş mi
Keşke, bütün siyasi partiler milletimize hizmet ve halkımızı mutlu etmek için yarış içine girseler. Bunu CHP için de istesek çok şey mi istemiş oluruz dersiniz