Uçtu uçtu darbeciler uçtu! Mısırlı darbeciler gaflarıyla Arap sokağını kırıp geçiriyor. Katliamcı İçişleri Bakanı Muhammed İbrahim ‘biz darbe yapmasaydık Mürsi bizi sallandıracaktı’ diyor. ‘Biz ondan erken davrandık’ demek istiyor. Galiba bu lafları veya gafları Mübarek’ten öğrenmiş olmalı. O da el Mecelle dergisini bir vakitler şöyle diyecekti: Ben gelmeseydim iktidara İhvancılar gelecekti! Baltacıların başı Mısır İçişleri Bakanı Muhammed İbrahim ‘bölgenin en güçlü ülkesiyiz ve Körfez’in güvenliği bizden sorulur’ diyor. Baltacılığın diplomasi ayağını temsil eden Dışişleri Bakanı Nebil Fehmi ise Washington’daki sıcak karşılamadan dolayı başı dönmüş olmalı ki, ABD ile ilişkileri nikahlı beraberliğe benzetti. ABD ile mercimeği fırına vermişler anlaşılan. İçişleri ve dışişleri bakanları gafları konuştururken Sisi Paşa boş durur ve aslarından geri kalır mı O da Libya içlerinde olduğu varsayılan Mısır Hür Ordusuyla alakalı olarak dile gelmiş ve bir konuşmuş pir konuşmuş! 8 üniversite heyetinin önünde şecaatini arz eden Kıptiliğini yani sirkatini söylemiş ve şunları kayda geçirmiş: “Mısır ordusu isterse Cezayir’i üç günde boydan boya yarar geçer…” Süslü tavusa benzeyen Sisi kabardıkça kabarıyor. Niye olmasın! Gaz vereni çok! Ezher hocalarından Sadettin Hilali de hızını alamayarak Sisi’nin Mürsi’ye veya Mısır’a gönderilmiş bir peygamber olduğunu söyleyiverdi. Sisi’yi Musa’ya (aleyhisselam) ve Muhammed İbrahim’i ise Harun’a (Aleyhisselam) benzetti. Hadi diyelim ki Hilali bu cümleyi ağzından kaçırdı! Dili sürçtü! Lakin gafların ardı arkası kesilmiyor. Nur Partisinin bir ve iki numaraları Yasir Bürhami ile Nadir Bekkar’e ne buyrulur Sisi’nin Hazreti Peygamber gibi komutan olduğunu söyleyerek devlet başkanlığının önünde hiçbir engelin olmadığını dile getirdiler.
*
Sisi’nin bu gafının altında yatan saikler veya bilinçaltı durum psikanalize ediliyor. Acaba 2009-2010 yılında çekişmeli geçen Afrika kupası maçında Cezayir ile Mısır takımlarının karşılaşmasının geride bıraktığı tortu ve ukdeyi mi aşamadı Bilindiği gibi Sudan’daki arbede iki ülkeyi de esir almıştı. Cumhurbaşkanı olmaya ramak kala ‘seçildiğimde İlk işim Cezayir’i halletmek olsun, açık kalan hesabı kapatayım, Cezayir’in defterini düreyim’ diye mi düşündü ve aklından geçirdi acaba
Cezayir basını bu meydan okumadan çok alındı ve Sisi’yi tefe koydu. Tarihte görülmemiş idam kararlarıyla alakalı olarak Mısır için ‘haydut ülke’ deyimini kullanırken Sisi’nin gafı hakkında ise ‘hezeyan’ değerlendirmesinde bulunuyor. Kısaca Cezayir basınının değerlendirmesini alt alta koyarsak karşımıza şöyle bir sonuç çıkıyor: “Hergele Sisi, haydut Mısır!’ Elbette Mısır’ın suçu yok. Suç yönetenlerin. Cezayir basını şunu da hatırlatıyor: Bize gelirken unutmadan Sisi Hazretleri İsrail’e de bir uğrayıverse de Filistin meselesini halletse! Ne hikmetse sıra İsrail’e gelince bu efelenen Arapların hiçbirinin tabanı tutmuyor! Yalpa yapıyorlar. Dubai’nin twitter’den sorumlu eski polis şefi Dahi Halfan Sisi’yi Putin’e benzetiyor. Halbuki, Putin asker kökenli değil. Ama ortak bir yönleri de var. İstihbarat. Elbette Dahi Halfan bu benzetmeye olumlu bir anlam yüklüyor. Sisi de özentiyle bu benzetmeye karşılık veriyor. Kırım’a mukabil, hayali olarak Libya’dan girip Cezayir’den çıkıyor! Lakin Filistin’e uğradığı falan yok. Gazze olmasa gördüğü bile yok! Dahi Halfan Sisi’yi Putin’e benzetse de kendisi Sisi’ye özeniyor. Sisi’nin gözü Libya ve Cezayir’i kestirirken Dahi Halfan gıcık olduğu Katar’ı topraklarına katmayı ve BAE’ye bağlamayı düşünüyor. Petrol ve doğalgaz zengini Katar’ı işgal etmek için sırada bekleyen epey ülke var. Bunlar arasında BAE’nin dışında İran ve Suudi Arabistan’ı da sayabiliriz. Suud kökenli Muhammed Al-i Şeyh Dahi Halfan gibi düşünüyor ve Katar’ın ana kara Suudi Arabistan’dan koparıldığını ve yeniden yuvaya dönmesinin vakti geldiğini düşünüyor.
*
Başkasının yumruğunu tatmayan kendi yumruğunu balyoz sanırmış. Sisi de öyle sanıyor. Sonuçta halk katilleri kendilerini fatih sanıyor.