İlk raporunda, küresel ısınmanın insan faaliyetlerinden kaynaklandığını açıklayan "BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli"nin ikinci raporunda da karamsar bir tablo çiziliyor.
Rapor, susuzluğun savaş nedeni olabileceği mesajını veriyor. "BM İklim Değişikliği Paneli"nin ikinci raporunda, her kıtanın iklim değişikliğinden nasıl etkileneceği anlatılıyor. Dünyanın küresel iklim değişikliği karnesine göre, bazı bölgelerde yaşam şartları çok zorlaşacak, çöllerin kapladığı alan genişleyecek, su kaynakları azalacak, beklenmedik âfetlerin sayısı artarken Asya, Avrupa, Afrika susuzluk, Amerika kıtası ise hortumlarla uğraşacak...
Rapora göre, buzulların erimesiyle birlikte, 2020 yılında su sıkıntısı çeken kişi sayısı 1,2 milyarı bulacak. Ortalama hava sıcaklığı 1990 daki seviyenin 1,5 derece üzerine çıkarsa, dünyadaki canlıların üçte birinin soyu tükenecek. Kuzey Kutbu ndaki buzullar, 2100 yılına kadar yüzde 22-33 arasında azalacak. Antarktika da ise buzullar tamamen ortadan kalkabilir.
Rapora göre, eğer önlem alınmazsa önümüzdeki 25 yıl içinde su kaynakları azalan fakir ülkeler, açlık ve ölüm tehdidi altında kalacak. Bu nedenle 60 ı aşkın ülkede çatışmalar çıkacak. Raporun en can alıcı noktası ise, küresel ısınmanın dünyanın çehresini değiştirmeye şimdiden başladığı tespiti.
BM ce hazırlanan bu ikinci rapor, Haziran ayında G-8 liderlerine sunulacak.
Çevre, hava ve su ile ilgili genel durum işte böyle.
İnsanlar işsizlik tufanından kaçıyor!
Dünyamızın çevre, hava ve su meselesi böyle de, diğer meseleler daha mı iyi Ne gezer!
Minik bir haber okudum ve bu vesileyle pek çok şey hatırlayıp düşündüm.
Önce bu kısacık haberi sizlere de hatırlatayım: KAR ALTINDA DAĞ AŞMIŞLAR./ Sıfırın altında 20 dereceye kadar düşen hava sıcaklığında üç gündür yürüyen 227 kişi donmak üzereyken bulundu./ Yabancı uyruklu bir grubun İran dan Türkiye ye gireceği ihbarını alan jandarma, Van kırsalında 40 Afganistan, 145 Pakistan, 42 Bangladeş ve 1 Irak uyruklu olmak üzere 227 kişiyi buldu. Kaçaklar İran dan yola çıkıp üç gün yürümüş, 3 bin 400 rakımlı Yiğit Dağı bölgesini geçerken 7 arkadaşları donarak ölmüş. Başkale de kaymakamlığın spor salonuna yerleştirilen kaçaklardan 24 ü devlet hastanesinde tedavi ediliyor.
Yedi yaşımdan beri (şimdi 57 yaşındayım), bugüne kadar yaşadığım yılların her 8-10 yıllık diliminde bir hicret var. Elhamdülillah, değişik amaçlı bu hicretler hep normal şartlarda gerçekleşti. Hicretlerimin hiçbiri, yukarıdaki minik haberde anılan 227 kişininki gibi zor şartlarda ve 7 arkadaşlarının donarak ölmesi gibi bir felâketle sonuçlanmadı.
Evet; günümüzde, çağımızda, XXI. yüzyılda ve -en acısı- ülkemizde, yabancı uyruklu insanlar işsizlik tufanından kaçarken donarak ölüyorlar!.. Bizim kırk yıldan beri anlatmaya çalıştığımız "sosyal tufanlar" işte böyle bir şey. Bugün yabancılar ölüyor, yarın bizim vatandaşlarımız bir şekilde "işsizlik tufanı" sebebiyle ölebilir...
İşsizlik terör gibi millî güvenlik sorunu
Ankara Ticaret Odası nın (ATO) hazırladığı "İşsizliğin ve Göçün Coğrafyası" raporuna göre, Türkiye de bazı bölgelerde gerçek işsizlik oranı, Türkiye ortalamasının iki katına yaklaşırken, son yıllarda işsizliğin hızla arttığı bu bölgelerin aynı zamanda en fazla göç veren bölgeler olduğu belirlendi. ATO Başkanı Sinan Aygün, "İşsizlik terör gibi millî güvenlik sorunu hâline geldi" değerlendirmesinde bulundu. ATO nun Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yararlanarak hazırladığı "İşsizliğin ve Göçün Coğrafyası" raporunda, 26 istatistiki bölge sınıflamasına göre 2004-2006 yılları arasında sadece 7 bölgede gerçek işsizlik oranının azaldığı, 19 bölgede ise işsizliğin arttığı kaydedildi.
GÜNEYDOĞU DA İŞSİZLİK ORTALAMANIN İKİ KATI/ Raporda 2006 yılı itibariyle Türkiye genelinde resmi işsizlik oranı yüzde 9.9 olduğu hatırlatılarak, "iş bulma ümidi olmadığı için iş aramayanlar ile mevsimlik çalışanlar" da bu orana dahil edildiğinde, gerçek işsizlik oranının yüzde 18.1 i bulduğu belirlendi. 26 istatistiki bölge içinde işsizliğin en yüksek olduğu bölge, yüzde 35.9 ile "Mardin-Batman-Şırnak-Siirt" bölgesinin olduğu belirtilen raporda, işsizliğin en yoğun yaşandığı bölgeler arasında yüzde 34.8 le "Şanlıurfa-Diyarbakır" bölgesi ikinci sırada, yüzde 31.6 ile "Hatay-Kahramanmaraş-Osmaniye" bölgesi üçüncü sırada geliyor. "Zonguldak-Karabük-Bartın"dan sonda Türkiye nin ikinci sırada en fazla göç veren bölgesi olan "Ağrı-Kars-Iğdır-Ardahan"da göçe rağmen işsizlik oranı da artmaya devam ettiği kaydedildi. Türkiye nin yoğun göç baskısı altındaki üç büyük ilden en yüksek işsizlik oranının yüzde 15.9 la Ankara nın, İzmir de yüzde 14.9 ve İstanbul da yüzde 13.7 olduğuna işaret edildi.
Çevre, hava ve su kirleniyor İşsizlik artıyor "Sosyal Tufanlar" geliyor; geldi, aramızda
Bu tufanlara karşı hazırlanması gereken "Adil Ekonomik Düzen Nuhun Gemisi" nerede !..