Mü minlerin birlik ve beraberlik içinde, bir İmam-ı

Kebir e biat ve itaat etmiş olarak tek bir ümmet oluşturmaları farzdır.

Tefrika, her tür ırkçılık, tepişme, çekişme, düşmanlık haramdır.

Müslümanların birbirleri hakkında gıybet etmeleri

haramdır, büyük günahtır.

Mü minlerin birbirlerinin özel hayatlarını, gizli günah

ve ayıplarını araştırmaları ve fâş etmeleri günah ve haramdır.

Allah mü minleri kardeş kılmıştır, bu kardeşliği bozmak

haramdır.

Önce Türkiye ye bakalım, sonra bütün İslam âlemine.

Müslümanlar ne kadar parçalanmış ve kopuk vaziyetteler... Nice İslam ülkesinde

Müslümanlar birbirlerinin kanlarını döküyor. Müslümanın müslümana ettiği zulmü

ve düşmanlığı harbî kâfirler yapmıyor.

Müslümanlara birlik, beraberlik, kardeşlik, ümmet,

imamet, itaat ve biat konusunda genel, yoğun, yaygın ve etkili bir nasihat

seferberliği başlatılmalıdır.

Bu nasihatler sadece kuru lafla, tesirsiz edebiyatla

değil, çok etkili şekilde yapılmalıdır.

Kâfirler, münafıklar, kriptolar Türkiye deki Müslümanlar

arası birlik, beraberlik ve kardeşliği yıkmak için ümmeti hadsiz hesapsız

İslamcılık cereyanına ayırmışlardır Müslümanların arasına sızan casuslar,

ajanlar, provokatörler, istihbaratçılar, yönlendiriciler kardeşi kardeşe düşman

etmişlerdir.

Müslümanların bir takım dernekler, cemaatler oluşturup

hizmet etmeleri elbette güzel şeydir ama bunların birbirleriyle çekişmeleri çok

kötüdür.

Ümmet birliği olmaması, tek bir İmama biat ve itaat

edilmeksizin ortalığın birbirlerinden kopuk bir sürü cemaat ve grupla dolması

çok tehlikeli bir gelişmedir.

Bir takım Müslümanların CIA ile, MOSSAD la,

Siyonistlerle, ABD ve AB ile, kâfir ve münafıklarla ittifak ettiklerini, onları

dost ve velî edindiklerini duyuyoruz. Bu ne büyük bir felakettir.

Müslümanlara nasihat edilmesi, Müslümanlar için genel bir

hizmet ve faaliyet plan ve programı yapılması, iyiliğin emredilmesi, kötülüğün

yasaklanması ancak imamet ve ümmet teşkilatıyla mümkündür.

Bugün milyonlarca Müslüman imamet nedir, biat ve itaat

nedir, bunları bilmiyor. Bu milyonlarca Müslümanı kimler ve nasıl irşad edip

uyandıracaktır.

Bazen camilerde Cuma hutbelerinde birlikten bahsediliyor.

Ümmet olmadan, imamet olmadan nasıl birlik olabilir

Eskiden böyle yazılar yazılamıyordu. Şimdi yazılabiliyor.

Yüzde yüz olmasa bile memlekete din hürriyeti geldi. Lakin Müslümanlar imamet,

ümmet, birlik için çalışmıyor.

Türkiye Müslümanları başlarına nasıl bir İmam seçecekler,

kimi seçecekler

Yirmi beş büyük cemaat ve tarikat lideri veya hocası bir

yerde bir araya gelseler, bu konuyu müzakere etseler, çok iyi isabetli olmaz

mı Bu bir araya gelme niçin gerçekleşmiyor

Haçlı Seferleri esnasında Orta Doğu Müslümanları

paramparça idi. Bir sürü devlet, devletçik, prenslik, emirlik Sonunda Haçlı

çapulcular onların hepsini silip süpürdüler ve Kudüs ü aldılar. Şehirdeki bütün

Müslümanları ve Yahudileri vahşice, gaddarca, hunharca kılıçtan geçirdiler.

Müslümanlar birlik olsaydı bu facia yaşanmayacaktı.

Bugün İslamiyet in bütün şehirleri ve kaleleri içten

fethedilmiş vaziyettedir.

Ümmet birliği ve hilafet kurumu yoktur Şeriat elden

gitmiştir Din iman büyük tehlike karşısındadır, milyonlarca Müslümanın bu kötü

durumdan haberi bile yoktur

Türkiye Müslümanlarının büyük bir kısmı gülünç

fetişizmlerle meşgul oluyor: Uzun cami minareleri Minarelerde bol şerefeler

125 desibel şiddetinde bağıran hoparlörler Cami kaloriferleri Yerden ısıtma

Cami avlularında paralı WC ler Bunlar fetişizm değildir de nedir ..

Umre seferleri dinî olmaktan çıkmış; turizm, statü haline

gelmiştir.

Müslümanları aldatmak ne kadar kolay. Milyonlarca Müslüman

okullarda gerçekten din dersi verildiğini sanıyor.

Beş yüz küsur İmam-Hatip mektebi var, hiçbirinde beş

vakit namaz mecburi değil ve cemaatle kılınmıyor. Peygamberimiz (Salât ve selam

olsun ona) Birbirinizi sevmedikçe mü min olamazsınız buyuruyor; biz

Müslümanlar birbirimizi seviyor muyuz

Müslümanlar arasında olumlu meşreb farklılıkları olması

çok tabiidir ama farklılıklardan dolayı Müslümanların birbiriyle çekişip

tepişmesi çok anormaldir, çok ayıptır, çok utanç vericidir.

Niçin Risale-i Nur talebeleri yirmi otuz şubeye ayrılmış

vaziyetteler Bediüzzaman Hazretleri sağ olsaydı böyle bir şeyden hoşnut ve

razı olur muydu

İslamî kesimde yüzlerce tarikat, şube, grup dergisi

çıkıyor. Bir Müslümanın bunların hepsini satın alıp okumaya ve koleksiyonlarını

muhafaza etmeye ne parası, ne vakti, ne mekânı yeter. Müslümanların niçin ayda

bir milyon bayi satışı olan (taşıma suyla abone değil) güçlü bir dergileri yok

Müslümanlar niçin öğrencilerinin beş vakit namazı okul

camiinde okul imamının ardında hep birlikte cemaatle kılacağı gerçek İslam

mektepleri açmıyorlar

Ümmet birliği olmayınca, kopukluk giderilip, güçler bir

araya getirilmeyince, işte başörtüsü konusunda bile zillet ve esaret içinde

sürünüyoruz. Müslüman kızımız hukuk fakültesini bitirmiş, fakat başı örtülü

olduğu için avukatlık ruhsatı alamıyor, duruşmalara giremiyor. Müslümanlar

egemen azınlıkların maskarası olmuş vaziyette.

Bazı Müslüman gençlere kendilerinden yaşça büyük olan

zatlara hürmet etmeleri gerektiğini kim öğretecek

Birlik ve beraberlik olmayınca emr-i maruf ve nehy-i

münker farizası da gereği ve yeteri kadar yapılamıyor.

Her yıl İslamî hizmet ve faaliyetler için milyarlarca

dolar yardım parası toplanıyor ama bunlar yerli yerinde sarf edilebiliyor mu

Yurtdışından Türkiye ye sözde din hizmeti yapmak üzere

büyük miktarda petro-dolarlar geliyor. Bu paralar ne oluyor Hangi bozuk

mezhepler için harcanıyor

İstanbul da sabah namazlarında camilere gidiyorsunuz.

Eyüp Sultan, Çarşamba İsmailağa Camii ve daha bir iki cami dışında binlerce

cami, üç beş ihtiyar dışında cemaatsiz Bizim mangalda kül bırakmayan

İslamcılar, dindar gençler neredeler Bilhassa sabah namazlarında, diğer

vakitlerde camiler nasıl doldurulacaktır Camilere cemaat çekecek icazetli,

âlim, arif, fâdıl, ziyalı karizmatik, imamlar nasıl yetiştirilecektir

Tarikatleri kontrol eden, denetleyen Meclis-i Meşayih i

kimler kurup çalıştıracaktır

Milyonlarca Müslümana ilmihal bilgileri nasıl

öğretilecektir

Şeriata aykırı bir tesettür modası çıkartan türedilerin

zararları nasıl telafi edilecek; İslam kadın ve kızları gerçek şer î tesettüre

nasıl büründürülecektir

İş iktisat, ticaret, sanayi işlerine islami bir ahlak ve

disiplin kazandırmak için Ahilik teşkilatı, fütüvvet ahlakı nasıl hâkim

kılınacaktır

İleride hizmet edebilecek istidatlı ve kabiliyetli,

yüksek zekâlı, yüksek ahlak ve karakterli gençlerimize nasıl paralel ve

alternatif İslam eğitimi verilecektir

Cuma ezanı okunduğu vakit Müslüman esnafın,

dükkâncıların, lokantacıların, pastahane sahiplerinin işyerlerini kapatıp

camilere gitmeleri nasıl sağlanacaktır

Tek cümleyle: Biz Müslümanlar kendimizi, hayatımızı,

çalışmalarımızı, şekil ve şemailimizi, kılık ve kıyafetimizi, yazımızı,

serpuşlarımızı İslam a nasıl uyduracağız

Yukarıdaki konuları ortaya atmış ve dikkatlerinize sunmuş

bulunuyorum. İtirazı olanlar varsa lütfen, küfür ve hakaret etmeden olumlu

şekilde tenkit ve itiraz etsinler.

Ah bir düşünebilsek, müzakere edebilsek, çareler ve

çözümler arayıp bulsak ve bunları hayata geçirebilsek.

16.03.2013