Suriye deki iç savaşta siyasi çözüm bağlamında önemli bir

dönüm noktası olarak karşımıza çıkan Cenevre sürecinde yeni bir aşama daha

kaydedildi. Peki, şimdi ne olacak

Açıkçası kafalar fazlasıyla karışık, özellikle de ortaya

çıkan bulanık tablo itibarıyla. En azından düne kadar netleşmeye başlayan

taraflar-duruşlar noktasında yaşanan bir takım kısmi değişiklikler, sürecin

geleceğiyle ilgili soru işaretlerine yol açmış durumda.

Burada, yayınlanan katliam fotoğrafları, verilen tepkiler

ve İran ın Cenevre-2 ye davetinde ve konferans esnasında yaşananlar oldukça

önemli bir yere sahip. Öyle ki, insan kendine sormadan edemiyor; yoksa, ortada

bir danışıklı dövüş mü var Taraflar, sonucu en başından belirlenmiş bir oyunda

figüran yerine mi konuluyor

O zaman tekrar soralım: Cenevre-2 de neler oldu Ortaya

nasıl bir sonuç çıktı Süreç nereye doğru gidecek Kazananlar ve kaybedenler

kimler Yeni Suriye nasıl bir Suriye olacak Ya Esad

Sonucu başından belli olan konferans...

Konferansa bu kadar çok sayıda katılımcının iştiraki bile

bu hususta başlı başına bir tartışma nedeni olarak karşımıza çıkıyor. Nitekim,

22 Ocak ta başlatılan konferansta ilk ayağı oluşturan Montrö ye 39 ülkenin

katılması Cenevre-2 den somut bir netice çıkmayacağının bir işareti olarak

değerlendirilmekte gecikmemişti.

Ayrıca, ABD Dışişleri Bakanı Kerry nin şu konuşması da

sürecin çetrefilli geçeceğinin somut bir işaret olarak yorumlanmaktaydı:

Savaşları sona erdirmek için yapılan müzakereler çok çetrefillidir. Bazen çok

uzun zaman alır.

Fakat, konferans öncesi gerçekleştirilen katliam

fotoğrafları operasyonu ve İran ın sürece dahil edilmemesi, bu iç savaşın bir

an önce sona erdirilmesi noktasında bir ortak mutabakata işaret etmekteydi ki,

burada Kerry nin sözleri sadece şablon bir ifade olarak karşımıza

çıkmaktaydı.

Bunun dışında, katılan aktörlerin niceliğinden çok

niteliği noktasında durulan hassasiyet de dikkati çeken bir başka hususu

oluşturuyordu. Bu da bizi bir kez daha ABD-Rusya ikilisinin perde arkasındaki

oyununa ve İran ın niçin davet edilmediği noktasına götürüyor.

İran etkisiz eleman mı

Şöyle ki; Cenevre-2 öncesi 16 Ocak ta Moskova da İranlı

mevkidaşı Zarif ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında

konuşan Lavrov, İran, Suriye krizinin çözümüne katkıda bulunmalı. İran ın

Cenevre-2 ye mutlaka katılması gerektiğini düşünüyoruz demekte ve İran dışında

ayrıca şu kırmızı çizgileri de ortaya koymaktaydı: 1. Suriye krizi barışçıl

yollardan çözülmeli; 2. Suriye egemen ve toprak bütünlüğü korunan bir ülke

olarak kalmalı.

Burada dikkati çeken husus, barışçıl yollardan çözümü

kırmızı bir çizgi olarak ortaya koyan Rusya nın Esad noktasında net bir tutum

takınmamasıydı. Zaten, İran ile ayrıştığı nokta da burasıydı.

Nitekim, aynı basın toplantısında Zarif, ülkesinin

Suriye de politik çözümünü desteklediğini hatırlatarak, Cenevre-2 için

katılımcı ülkelere uygulanmayan herhangi bir ön koşulu kabul etmeyeceklerini

söylemekte ve Suriye nin geleceğini ülke halkının belirlemesi gerektiğinin

altını çizmekte, üstü örtülü de olsa Esad ın da bu seçimlere katılması

gerektiğine vurgu yapmaktaydı. Sonuç mu

İran ın Cenevre-2 ye mutlaka katılması gerektiğini ifade

eden Lavrov, İran a önce gönderilen, sonrasında ise geri çekilen davetin yanlış

bir karar olduğunu, ancak çok da büyük sıkıntılara yol açmayacağını; hatalı

ama bir felaket anlamına gelmez sözleriyle ifade etti. Yani, kırmızı çizgisini

çiğnedi...

Dolayısıyla, Cenevre-2, Cenevre-1 ile Suriye deki iç

savaşın siyasi yöntemlerle çözümü noktasında ortak bir mutabakata varan

ABD-Rusya ikilisinin Esad sız çözümü tüm dünyaya dikte ettirdiği, Yeni Suriye

üzerinden Yeni Ortadoğu ve yeni bir dünyayı inşa noktasında anlaştıklarını

gösteriyor.

İran a gelince, iki ana aktör dışındakileri suçluyor.

Mevcut şartlar altında da zaten yapabileceği çok bir şey yok. En azından

Rusya yı karşısına almak istemez. Aksi takdirde tüm kazanımlarını kaybeder!

Bu çözümde Esad gidecek, fakat rejim kalacak...

ABD-Rusya ikilisinin diğer mutabık kaldığı noktalara

gelince: 1. Suriye deki tüm terör örgütleri tasfiye edilecek; 2. Bunun için

mevcut rejim kullanılacak; 3. Sonrasında ise Yeni Suriye inşa edilecek.

Tabi burada yeni sorular karşımıza çıkıyor: Yeni

Suriye nin temel kriterleri olarak ortaya konulan; özgür , demokratik ve

laik bir Suriye eski rejimle nasıl inşa edilecek İnşa edilecekse, niçin bu

savaş yaşandı İnşa edilemeyecekse, o zaman neden böyle bir ara çözüm yoluna

başvuruluyor

Cevapları aslında oldukça pragmatik nedenlere dayanan

sorular bunlar. Nasıl mı Bunun için bir sonraki yazıyı bekleyeceğiz...