Rusya tekrar olağanüstü bir döneme girdi. Barışın,
dostluğun sembolü olan olimpiyatlar, öyle görünüyor ki Rusya ya bir güvenlik
sorunu olarak dönmüş durumda. Rusya en azından oyunların sona ereceği 22
Mart a kadar diken üstünde olacak...
Yeni Rusya nın uluslararası platforma yumuşak güç
anlamı nda muhteşem dönüşünün bir göstergesi olarak lanse edilmeye çalışılan
ve bu kapsamda Devlet Başkanı Putin in hususen ilgilendiği Soçi Olimpiyatları
daha başlamadan terör ile anılmaya başlandı.
Gelişmeler, Rusya nın her ne pahasına olursa olsun bu
olimpiyatları en güvenli bir şekilde gerçekleştirme peşinde olduğunu
gösteriyor. Nitekim, Putin in Soçi de güvenlik önlemlerinin olağanüstü
artırılmasını öngören ve yürürlüğe giren emri çerçevesinde Kuzey Kafkasya
bölgesinde Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti nden Abhazya ya uzanan alan kapalı bir
bölge haline getirildi.
Oysa bundan bir kaç hafta öncesine kadar Rusya nın
gündeminde böyle bir şey yoktu. Olmuş olsaydı, Rusya buna talip ol(a)maz, talip
olsa bile olimpiyat seçici komitesi buna onay vermezdi. Dolayısıyla, 7 Şubat ta
başlayacak olan olimpiyatlar, birçok açıdan sembolik ama derin mesajları da
beraberinde getiriyor. Bu mesajlar, SSCB sendromunu üzerinden atmaya çalışan
Rusya açısından olduğu kadar, onun dünya politikasına keskin dönüş yapmasından
rahatsızlık duyan ülkeler ve gruplara kadar uzanıyor. Tepkiler, sadece
Rusya nın dönüşü ya da Yeni Rusya süreci ile sınırlı değil elbette...
Niçin Soçi
Kuşkusuz, Soçi nin seçilmesi bir tesadüf değil. Bu
kapsamda Rusya nın en temel mesajı, yakın çevre politikasında önceliğini
oluşturan ve en zayıf noktalarından biri olarak kabul edilen Kafkasya da
otoritesini tekrar pekiştirdiği ve bundan sonra eski Sovyet alanında boy
göstereceği şeklinde karşımıza çıkıyor.
Kafkasya, bu bağlamda Rusya nın Baltıklar-Karadeniz
hattını Orta Asya ile birleştiren ve Güneye doğru politikası nda stratejik bir
geçiş noktasını oluşturan hayati bir alan olarak ön plana çıkıyor. Aynı
zamanda, Rusya nın kalbine en ölümcül darbelerin vurulabileceği bir bölge
olarak da... Dolayısıyla, bölge Rusya nın sadece imparatorluk hedefleri
açısından değil, bekası açısından da büyük bir önem arz ediyor.
Soçi nin de burada hiç kuşkusuz oldukça özel bir anlamı
var. Bu kapsamda, Soçi 2014 Olimpiyatlarına Karşı Durmak için 14 Sebep
başlığını taşıyan bir bildiride yer alan şu ifadeler oldukça dikkat çekici:
2014 Soçi Olimpiyatları, Çerkes Soykırımı nın 150. yıldönümü olacak. Soçi yi
Ruslar için bu denli kutlu bir yılda Kış Olimpiyatları alanı olarak seçmek,
Rusya İmparatorluğu nun Çerkes Halkı na yaptığı zulmün ve sistematik
katliamının daimi merasiminin temsilidir. Soykırım kurbanlarının toplu
mezarları üzerine Olimpik Köy inşası, yapılan bu vahşeti fiilen belleklerden
silme çabasını sembolize etmektedir!
Dolayısıyla, Çarlık Rusyası na kadar uzanan Rus
emperyalizmine duyulan bir tepki durumu da karşımıza çıkıyor.
Rusya ya Suriye faturası mı
Fakat asıl tepki ya da tehdit bu değil. Tepki ve
tehdidin kaynağı çok daha farklı. Bu da Rusya nın son dönem dış politikasında
yatıyor. Özellikle ABD ve AB yi karşısına alan Ukrayna, Ermenistan, Gürcistan
ve şu an için kısmen de olsa Azerbaycan politikaları ile Ortadoğu da Suriye merkezli
izlediği sert siyaset burada ön plana çıkıyor.
Suriye de izlediği politika, ortaya koyduğu kararlılık ve
caydırıcılık durumu, başta Suudi Arabistan olmak üzere, Körfez Ülkeleri nin
tepkisine yol açmış durumda. Bu kapsamda Suudi Arabistan ın son altı ay içinde
Rusya ya yönelik iki çıkışı oldukça dikkat çekici.
İlki, Ağustosun son günlerinde basında yer alan gizli bir
anlaşma önerisi. Telegraph gazetesinde yer alan bu iddiaya göre, Suudi Prens
Bandar bin Sultan Rusya ya petrol önerisi karşılığında Suriye ye olan desteğini
çekme önerisinde bulundu.
Bir diğer gelişme ise, Prens Bandar ın Aralık ayının
başında gerçekleştirdiği Moskova ziyaretinde yaşandı. Bu ziyarette yıllarca
Washington da Suudi Arabistan Büyükelçisi olarak görev yapan ve Bush ailesinin
yakın dostu olarak da tanınan Bandar bin Sultan, Moskova ya Ortadoğu da
ABD nin yerini al önerisini götürdü.
Sonuç mu
Her ikisinde de Putin kapıyı gösterdi ve ne tesadüftür
ki, bu tekliflerden bir süre sonra Volgograd ta 34 kişinin ölümüne yol açan iki
ayrı terör saldırısı gerçekleşti. Dağıstan da da patlamalar oldu ve el Kaide
ben buradayım dedi. Rus İstihbaratı FSB de, patlamaların arkasında Suudiler
var dedi.
Sonrası ise, yukarıda yazımın başında değindiğim
olağanüstü güvenlik tedbirleri ve ABD den Soçi de güvenliği sağlama
noktasında destek çağrısı. Bir de Putin in intikam yemini var, onu da bu arada
atlamayalım...