12 Nisan 2026 tarihli güncel bilgilere göre, işyerindeki fiziksel zorlanmaların bedelini hem işveren hem de devlet karşılıyor. Mesai saatleri içinde oluşan fıtıklar için tazminat ve sürekli maaş bağlanması gibi haklar artık mümkün.
ŞARTLAR ARANMADAN DEVREYE GİREN HAKLAR
Normal bir emeklilik sürecinde aranan prim günü sayısı, sigortalılık süresi veya yaş haddi gibi kriterler, meslek hastalığı söz konusu olduğunda rafa kalkıyor. Bel fıtığının mesleki bir deformasyon olduğu raporla sabitlendiği an, sosyal güvenlik şemsiyesi en geniş haliyle açılıyor. Bu kapsamda sigortalıya bağlanan "sürekli iş göremezlik geliri", kişinin çalışma hayatına devam edip etmemesinden bağımsız olarak ödeniyor. Böylece çalışan, hem sağlığından olmanın getirdiği kaybı telafi ediyor hem de ekonomik bir ek gelire kavuşuyor.
DOĞRU RAPORLAMA VE RESMİ BAŞVURU SÜRECİ
Hak kaybına uğramamak için sağlık raporunun niteliği büyük önem arz ediyor. Meslek Hastalıkları Hastaneleri gibi uzmanlaşmış kurumlar üzerinden yürütülen süreçlerde, çalışanın iş tanımı ile hastalığı arasındaki illiyet bağı inceleniyor.
Uzmanlar, hastane polikliniklerinde verilen bilgilerin dosyanın geleceğini belirlediğini hatırlatarak, yapılan işin ağırlığının ve süresinin net bir şekilde ifade edilmesini tavsiye ediyor.
İŞVERENE TAZMİNAT DAVASI YOLU AÇIK
• Meslek hastalığı tanısı alan çalışanlar, devlet ödeneklerinin yanı sıra işverenlerinden de tazminat talep edebilirler.
• İşverenler, iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uymadıkları ve ergonomik çalışma ortamı sağlamadıkları durumlarda sorumlu tutulurlar.
• İş hukuku uzmanları, bu tür tazminat davalarının çalışan lehine sonuçlanma olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.
• Çalışanlar, hem SGK’dan sürekli gelir hem de işverenden tazminat alabilirler.





