Dinlediğim kadarıyla hanımefendi, saçının en ucundan ayak tırnağının en ucuna kadar bütün hücreleri “Disiplin, disiplin, disiplin” diye atar.

Görmedim ama birkaç tane internet öğrencisinden onun yaptığı hayırlı hizmetleri dinledim.

Kendi ekmeğini helal yoldan kazanmaya çalışırken her günün birkaç saatini de İslam’a ve İslam kültürünü öğrenme ve öğretmeye çalışıyor.

İnternet öğrencilerinden bir erkekle bir öğrencisini bugün yeniden dinledim.

Ücret almadan, öğretmeye başlamadan önce ona kişi müracaat ediyor.

İnternet üzerinden görüntülü olarak sana sorular sorup, senin kültürünü, disiplinini, ciddiliğini ölçüyor, daha sonra kabul edildiğini bildiriyor.

Kabul edilmişsen, verdiği saat ve dakikada hazır olacaksın ve dersini yapmış olacaksın.

Verdiği saat ve dakikada katılmayanın mazereti makbul ise onu silmiyor ama üç defa aynı mazeretle karşısına çıkanı telefonundan siliyor.

Dersleri yapma konusunda da aynı disiplin geçerli.

Ama o zaman öğrenci bulamaz…

Öğrenciler, kabul edilmek için sıra bekliyorlar.

Altın, kimsenin ayağına gitmiyor.

Altın madeni, petrol, gümüş, elmas, inci, yakut gibi madenler, yerin veya denizin derinliklerinde olmaları ve yerlerinde sabit durmaları nedeniyle açgözlü insanlar, onları elde emek için hücum ediyorlar ve yolda birbirlerini öldürüyorlar, “Hepsi benim olsun” diye.

İman, amel/eylen, sevgi, disiplin, güzel ahlak, dostluk, yardımlaşma, karakter… Bütün bunların hepsinin kendine göre çekiciliği vardır.

Bu özelliklerle donanmış her Müslüman’ın iki dünyası da güzel olur inşallah.

Hanımefendinin birinci hedefi, Kur’an-i Kerim’i okumasını öğretmek.

İkinci hedefi, Sevgili Peygamberimizi öğretmek.

Üçüncü hedefi, Türk edebiyatını öğretmek.

Bu üç konuda belirli yerler okunacak ve manasıyla ezberlenecek.

Kur’an-i Kerim’in okumasını öğrendikten sonra namaz süreleri, Yasin, Fetih süresi, Mülk/Tebareke süresi, nebe/Amme süresi manasıyla beraber ezberlenecek.

Mehmet Akif Ersoy, Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç, İsmet Özel’den öğrenci istediği bir veya birkaç şiiri ezberleyecek.

Sevgili Peygamberimizin hayatını anlatan her hangi bir siret kitabını okuyacak, on sayfada o kitabı özetleyecek ve hanımefendiye gönderecek.

Hanımefendinin gönderdiği bir edebi metinden, ne anladığını üç sayfa halinde yazıp gönderecek.

Aradan iki sene geçtikten sonra o öğrenciler arasından seçeceği beş öğrenciyi haftada bir gün işyerine davet edip orada o metni bir de kendisinin nasıl anladığını anlattıktan sonra her birinin neden ayrı şeyler anladığını onlara anlatacak.

O aynı metinden anladıklarının ayrılığının sebebinin her birinin kültür, çevre, yaş, tecrübe gibi farklardan kaynaklandığını yazdıklarından örnekler vererek anlatıyor.

İbadet, yardımlaşma, anne-babaya, komşulara, büyüklere, küçüklere, çevreye nasıl davranılacağına dikkat çekiyor.

Yazdıklarından ve görüntülü görüşmelerinden anladığı eksikleri yüzlerine vurmadan o yanlışların doğrusunu uygun bir dille anlatıyor.

Duruş, oturuş, gülüş, söz ve öz arasında iş birliği olmasına hepsinin İslam edebine uygun olmasına dikkatlerini çekiyor.

İmam hatip okullarında ve ilahiyat fakültelerinde hadis derslerinde Hazreti Aişe anamız (Allah ondan arzı olsun) dan iki binin üzerinde hadis rivayet edildiğini biliriz.

Bu kadar. İleri geri düşünmeyiz.

O annemizin bu hadislerin kaybolmaması, kendisinin vefatıyla toprağa girmemesi için ne gayretler gösterdiğini hatırımızdan geçirmeyiz.

Bahsettiğim hanımefendi, bütün bunları yapmaya nasıl zaman buluyor?

Bizim günlük dedikodu ve akşam televizyonda bildiğimiz şeyleri bize her akşam satan, hepimizin kafa yapısına göre konuşmacıları bir araya getiren ve o konuşanları beğenenlerle beğenmeyenlerin tartışmalarını yaparak israf ettikleri zaman kadar, zaman harcamıyor bu hanımefendi; kendi işini de düzenli olarak devam ettiriyor.

Hanımefendinin derneği, cemiyeti, vakfı, hacı emmisi de yok.

“Tevvekkeltü alellah, el-rızku alellah, Hasbünellah” deyip yıllardır yoluna devam ediyor.

Eee... Ben de diyorum.

Ben, bunları derken, “Ben yatıyorum, Allah’ım görevini ihmal etme” der gibi diyorum.

“Kim o hanımefendi?

Ne yapacaksın, ona da bir kulp mu takacaksın?

İşini yap.

Allah Celle Celalüh, yaptığımız zikirlerimizin de günahlarını afvetsin. Amin.