Bursa dan Edirne ye niçin gidilir Bu iki eski anaç payitaht arasında yapılmış veya yapılacak olan seyahatin izahı mümkün mü Mümkünse bu izah için kullanacağınız kelimeleri birbiriyle bağlarken hissedeceğiniz kalp ağrılarına ne diyeceksiniz
Ey okuyucu, seyahat et sıhhat bul hükmüne boyun eğip hayatımın geçen hafta sonuna denk düşen günlerini Edirne seyahatine ayırdım. Seyahatin sağladığı iddia olunan sıhhati buldum mu Ziyadesiyle verdi Allah, hamdolsun
*
Bursa dan Edirne ye Bu iki şehri birbirine bağlayan tarihî, kültürel, dinî, velhasıl külliyen hayatî unsurları bir tarafa bırakıyorum. Zira, bu bağları birbiriyle kaynaştırıp pekiştiren, halkına bir hizmet olarak takdim eden bir müesseseye getirmem gerekiyor sözü. Bir belde belediyesine, Bursa nın güzide kasabası Hasanağa nın yerel yönetimine
Tarihî Bursa nın tarihî beldelerinden olan Hasanağa da 70 lerden bu yana süregelen Belediyecilik hizmetleri zirve noktalarda cereyan ediyor şu son yıllarda. Şehrin sürekli büyüyen batı cephesinde yer alan yaklaşık 10 bin nüfuslu belde, bugünlerde bir yandan belediyecilik hizmetlerinin mükemmel görüntülerine sahip olmanın mutluluğunu tadarken, öte yandan birkaç ay sonra dönüşeceği muhtarlık halinin kederini yaşıyor. Ben ise, belde muhitinde mutluluk ile keder arasında gelgitlerin yaşandığı şu günlerde, beldeye renk veren yerel yönetimin halkına yönelik çaplı faaliyetlerinden söz etmenin çelişkili duyguları içindeyim
Hangisiyle başlayayım 6. sayısına ulaşmış olan, biçim ve içeriğiyle pek çok büyük Belediyeyi kıskandıran Hasanağa Gündem dergisinin iftiharla çıkarılışını mı yazayım Yoksa, mevsimine göre düzenlenen ve sonuncusuna bizim de katıldığımız seyahatleri mi Dikkat edin, sıradan ve rutin görevlerden değil, Bursa da dahil, pek çok Büyükşehir Belediyesi nce bile gerçekleştirilmesi akledilemeyen faaliyetlerden söz ediyorum.
Seyahatler Tarihi ve kültürel geziler: İstanbul, Edirne, Konya, Çanakkale Sağlık seyahatleri: Kütahya Emet, Balıkesir Erdek İşte Hasanağa Belediyesi nin belde sakinlerini keyiflendiren gezileri
Burada şu tespiti yapalım: Bu ve benzeri hamleleri gerçekleştiren bir belediyenin, yakın bir zamanda muhtarlık statüsü ile onurlandırılacak olması (!) iktidar partisinin, hadi tuhaf bir ifade kullanalım, "kendi kendini intihar etmesi" olarak adlandırılabilir
*
Edirne seyahati izlenimlerime geldi sıra. Tarihin ve tabiatın bu hüzünlü şehrinden neler kaydettim defterime Hangilerini paylaşabilirim sizinle
Bugün bir Balkan Savaşları Müzesi konumuna dönüştürülen Hıdırlık Tepesi nin ve buradaki Osmanlı tabyalarının tarihe olan ibretlik şahitliğini mi dillendirmeliyim
Lozan Konferansı nı egemen ulusal camiada zafere dönüştüren (!) Karaağaç bölgesinin masum çehresinden yahut Meriç üzerinde taht kurmuş Abdülmecid Köprüsü nün nazlı duruşundan mı söz etmeliyim
Sultan İkinci Bayezid Külliyesi nin restore edilmekte geç kalınmış olan ana unsuru muhteşem caminin mazlum durumu ile aynı külliyenin Medrese-i Etibbası na (Yeni adına bakın: Sağlık Müzesi!) Trakya Üniversitesi nce uygulanan ticari muameleden kaynaklanan mazlumluğu arasında nasıl bir bağ kurabilirim Peki, İkinci Bayezid Külliyesi nin bu parçalanmışlığı yanında Tunca ile Meriç in birleştiği bir arazi ortamında onarımı bekleyen Kasımpaşa Camii nin perişanlığını nasıl anlatırım
Ama bir başka durum var ki, bu bütün bu saydıklarıma rahmet okutur cinsten: Şehitlikte şehitlerin ruhuna Fatiha okumak, okutmak yerine "Dağ başını duman almış" naralarını attıran yahut külliyenin merkez yapısı olarak cami yerine inatla şifahaneyi işaret eden (uyardığınız halde inadından vazgeçmeyen) rehberlerle çalışmış olmanız... İşte asıl facia
İşte bu facia anında:
"Edrine şehri mi bu yâ gülşen-i mevâ mıdır
Anda kasr-i padişâhî cennet-i âlâ mıdır" diyen şairi hatırlıyor, bir nebze rahatlıyorum.
Bir de, Ulu Camii nin sadeliği ile Selimiye nin ihtişamı arasında yaşadığım muhteşem gelgitler beni teskin ediyor.
Bu teskin oluşun anlatımını başka bir yazıya bırakıyorum.