Parkta tanıştığım Elazığlı Mehmet Efendi bir gün esprili
bir hal içinde dedi ki, Bizim memlekette bir esnaf varmış adam her gün
dükkânını açar akşam olunca dükkânını kapatırken de, Bugün de yine zarar
ettik dermiş.
Komşu esnaflar bir gün kendi aralarında sözleşmişler ve
demişler ki, Yahu şu adam her gün zarar ettim diyor yarın dükkânı açmayalım da
iyi satış yapsın, bol kazansın.
Aradan bir gün geçmiş esnaflar dükkânı kapatırlarken
Bugün de yine zarar ettik diyen esnaf yine aynı sözü tekrarlamış. Bunun
üzerine diğer esnaflar adama, Biz dükkânımızı bir gün kapattık sen hâlâ Bugün
de yine zarar ettik diyorsun deyince adam da demiş ki, Bir takvim yaprağı
gibi ömürden bir gün daha geçti, biz ömürden zarar ettik demiş.
Her yeni şey ortaya çıktığı andan itibaren eskimeye
başlar. Doğan çocuk büyür, adam olur yaşlanır ve ecel gelince de ömür sona
erer. Eşyalarda öyledir. Parlaklığını zaman içinde kaybeder. Ancak her şey
zamanı gelince değerini yitirir, kaybeder ve tarih olur. Değerini kaybetmemek
için iyi çalışmak gerekir. Çalışmakla beraber düzgün ve doğru bir hayat yaşamak
gerekir. Hem dünya hem de ahireti düşünerek yaşamak gerekir. Her gün zarar
etmemek için bu dünyada kalıcı eserler bırakmak gerekir. Bugün ve yarın için en
ölmez şey amel defterinin açık kalmasını sağlamaktır.
Dünya meşgalesi insana bazı şeyleri unutturuyor. Hırs,
ihtiras, fazla kazanma arzusu ve benliği tatmin edememe durumu çok şeyler
kaybettirir.
Tevazu elden bırakılmamalıdır.
Kavgasız huzur içinde bir hayat sürmelidir.
Toplum hayatının gittikçe yozlaşması insani ilişkileri
önemli boyutta etkilemektedir. Küresel gelişmeler, insanların dünyaya bakış
açıları bu yozlaşmayı biraz daha hızlandırmaktadır. Bu bozulmalar aile içinde
de kendine yer bulmaktadır. Aile içinde kopan iletişim yeni problemlerin
oluşmasına sebebiyet vermektedir. Ailedeki hâkimiyetsizlik çevreye ve topluma
da sirayet etmektedir.
Ailedeki bozulmalar özelde kendi içinden kaynaklanan
sorunların yanı sıra dış etkenlerin de önemli bir payı da vardır.
Her çevrede görünmeyen misyonerler vardır.
Misyonerlerin ille de fundamantalist Yahudiler veya
Hıristiyanların olması da şart değildir. Kökü yabancı ve filhakika zehirli
fikirlere açık birçok insan vardır.
Her insan istediği gibi düşünebilir. Düşünce özgürlüğü, insan
hak ve hukuku açısından, öyle düşünmeleri de gayet normaldir. Önemli olan bu
düşünceler sebebiyle kendileri gibi düşünmeyenlerin hak ve hukukuna halel
getirilmemesidir. Toplumsal huzurun bozulmamasıdır. Bu bakımdan bakıldığında
siyasi, ideolojik, ekonomik farklılıklardan dolayı kamplaşmalar ve sonuçta
dayatmalar oluşmaktadır. Böylesi durumlarda hükümet ve sivil toplum örgütleri
kanaat önderleri inisiyatifi ele almaları gerekmektedir. Ancak bu durum da
devenin durumuna benzemektedir. Deveye sormuşlar neren eğri diye nerem doğru ki
demiş!...
Gezi olaylarında inisiyatifi kaçıran taraflar; küresel
organizasyona bilerek ve bilmeyerek hizmet ettikleri görüldü.
Kerkük te, Urumçi de sessiz kalanlar Mısır da sessiz
kalmamaya çalıştı!
Ölçü Hz. Ömer (Ra.) in adalet ölçüsü olması gerekmez
miydi
Hz. Ömer (R.a) adil, merhametli yanlış yapmaktan korkan
büyük bir devlet adamı.
Dağda kurt kuzuyu kapsa bunun hesabı benden sorulur diyen
bir mübarek insan
Hz. Ömer (r.a) halife olduktan sonra bir gün çobanlık
yaptığı havaliden geçmiş, orada gözleri yaşararak şunları söylemiştir; Ya
Rabb, ne büyüksün! Hayatımda öyle bir zaman geçti ki, buralarda deve güder,
bitap kalarak biraz dinlenmek istediğim zaman babam beni döverdi. Bugün ise en
yüksek makamı deruhte etmiş bulunuyorum. Ve Allah tan gayrisine baş eğmiyorum.
Bütün Müslümanları bir görmek, adaletli olmak ve
dertleriyle dertlenmek
Bütün mesele budur. Fakat Müslümanların safları bitiştik
değil dağınıktır. En önemlisi de İslami bir bilincin olmayışıdır. Bu nedenlerle
de İslami bir birliktelik olunamamaktadır. Dünyanın her yerinde Müslümanların
kanı akmakta ve gözyaşlarına boğulmaktadırlar.
Mısır ile Suriye adeta bir birleriyle yarış
halindedirler.
Suriye silahını acımasızca kendi insanlarına çevirmiştir.
Mısır kan gölüne dönmektedir. Diğer yandan başta ABD ve İsrail olmak üzere
sömürgeci çok uluslu ülkeler ellerini ovuşturmaktadırlar.
Bizlerin durumu ise esnafın durumuyla ayniyle vakidir:
Bugün de yine zarar ettik
Sonumuzu Allah hak getire!..