Kimler arasında olursa olsun tartışma ve suçlamalarda bir
ölçünün olması gerekmez mi Düne kadar kol kola birlikte yürüyenlerin bugün
geldikleri noktaya bakınca AK Parti-Hizmet Hareketi arasında devam eden
çatışmayı hiçbir ölçüye uydurmak mümkün değil. Çünkü taraflar birbirlerine
yönelik öylesine bir öfkeye kapılmışlar ki, ne ağızlarından çıkanı kontrol
etmeye ihtiyaç duyuyorlar ne de 12 yıl birlikte oluşlarını düşünüyorlar, onun
hatırını sayıyorlar. Dışarıdan gelişmeleri izlemek zorunda kalanlar, Arkadaş
Mademki birbirinizi böylesine geriye dönük tanıyor, elinizde bunca yıldır var
olan bilgiler sebebiyle bugün birbirinizi itham edebiliyorsanız niçin bugüne
kadar birlikte yürüdünüz diye insan sormadan edemiyor. Bir tarafın ihanet
şebekesi olarak, diğer tarafın rüşvet ve yolsuzlukla suçladığı kimselerin nasıl
olup da böylesine içli dışlı olabildiklerini izah etmeleri gerekmez mi Hangi
çıkar ve menfaat birbirinize 12 yıl katlanmanızı sağladı
Bu tartışmada başından beri taraf olmamaya dikkat
ediyorum. Hizmet hareketi mensupları piyasaya her gün bir belge ve kaset
sürerken iktidar yanlısı gazetelerde nereden ve kimlerden kendilerine
ulaştırıldığını açıklamadıkları belgeler ve ses kayıtları yayınlıyorlar.
Öylesine ithamlarda bulunuyorlar ki, iki tarafla da bir ilişkim olmamasına
rağmen bu suçlamalardan üzüntü ve rahatsızlık duyuyorum.
Başbakan Erdoğan ın tüm konuşmalarında hizmet hareketi ve
başındaki kişiyi hedef alması, buna karşılık hizmet hareketi yandaşlarının da
canhıraş bir şekilde bu saldırıyı karşılama çabaları ve karşı saldırılarının
sebebi olsa olsa uzun yıllar süren sevdanın birden bire nefrete dönüşmesi
olarak izah edilebilir diye düşünüyorum. Eğer böyle değil de iki taraf
birbirlerinin gerçek yüzünü yıllar önceden biliyor olmalarına rağmen bir takım
çıkarlar uğruna birbirlerine katlanmış iseler o zamanda ciddi bir anlayış
zaafından söz etmek gerekiyor.
İktidar yanlısı bir gazetede Çarşamba günü birinci
sayfada sürmanşetten Başbakan Erdoğan ın ağzından, Sizi 28 Şubat ihanetinden
tanıyoruz başlığı altında verilen haber doğru ise Başbakan Erdoğan ın bugün
Haşhaşilere benzettiği kimselerle 12 yıldır onların geçmişte sergiledikleri
ihaneti(!) bilerek kol kola yürüdüklerini göstermez mi Yani, siyasette
başarılı olmak, iktidarda kalabilmek için hainlerle bile birlikte olmaya cevaz
veren bir anlayıştan söz etmek yanlış olur mu Bir takım grupların gerçek
yüzlerini bilmeden onlarla birlikte olmanın bir izahı olabilir. Ama, bir yandan
hizmet hareketinin halkın seçtiklerinin yanında değil de darbecilerin safında
yer aldığını ve bunun ihanet olduğunu düşünecek hem de 12 yıl birlikte yürümek
de bir sakınca görmeyeceksiniz şahsen böyle bir anlayışı anlayamıyorum,
anlamakta istemiyorum.
Bu arada hizmet hareketinin Hasan Sabbah ın fedailerini
çağrıştıracak bir şekilde Haşhaşiler olarak nitelendirilmesi de sanıyorum
öfkeye kapılarak eleştiride ölçüyü kaçırmak olarak nitelendirilebilir. Çünkü
Hasan Sabbah ın afyon yutturup kendinden geçirdiği adamlarını bir takım
suikastlara yönlendirmesi söz konusudur. Bu bakımdan benzetme doğru değildir.
Kaldı ki, her hareketin içinde lidere samimi olarak bağlı olanlar olduğu gibi
bunların yanında bir takım çıkar hesapları ile bulunanlar da olabilir. Lider
etrafında bir ideal uğruna duranlar her şartta saflarını korurlar. Zoru görünce
saf değiştirmezler. Bir takım çıkarlar uğruna lider etrafında dolananlar biraz
sıkışında hemen saf değiştirebilirler. Hizmet hareketinin tavanındakileri
bilemem ama tabanda pek çok insan bir ideal uğruna hareket ettiklerine
inanıyorum. Lidere bir ideal uğruna bağlı olanları Hasan Sabbah ın haşhaş ile
uyuşturulmuş fedailerine benzetmek eleştiride ipin ucunun kaçması değil
midir .. Kısacası iki tarafta ölçüyü kaçırmış durumda. Bu sebeple tartışmadan
ülkenin sadece zarar göreceğini düşünüyorum. Ülkesini seven ve düşünenlerin
ölçülü olmaları zorunluluğu vardır.