Türk Cumhuriyetlerini biz hemen her dönem kendimizden bildik, hala da kendimizden biliyoruz…

Bu inancımızda bir kırılma yok elbette…

Ama bazı hususlar var ki, anlamakta idrak etmekte zorlanıyoruz elbette.

Bunlardan birisi, bazı Türk Cumhuriyetlerinin Güney Kıbrıs’la ilgili attıkları adım!

Türk Cumhuriyetleri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımamakta ısrar ederken Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile ilgili nasıl bir adım attı?

Nisan 2025'te gerçekleşen gelişmelerle birlikte bazı Türk Cumhuriyetleri, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) diplomatik temsilcilik açma ve büyükelçi atama kararı aldı.

Güney Kıbrıs'a Büyükelçi Atayan / Temsilcilik Kuran Ülkeler

* Kazakistan

* Özbekistan

* Türkmenistan (Gözlemci üye)

* Bu adımlar, Nisan 2025'teki AB - Orta Asya Zirvesi öncesinde ve sırasında gündeme geldi.

* İlgili Türk Cumhuriyetlerinin dış politikada Avrupa Birliği ile olan ilişkilerini ve ekonomik/stratejik çıkarlarını önceleyerek bu kararları aldıkları ifade edilmekte…

* Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve ülkemizden çeşitli isimler, bu hamlelerin Kuzey Kıbrıs'a ve Türkiye'nin Kıbrıs politikasına yönelik olumsuz ve sembolik adımlar olduğunu belirterek tepki gösterdi.

AZERBAYCAN SİYONİST İSRAİL’E AKARYAKIT GÖNDERDİ

Bir başka gelişme, “gardaş” olarak telakki ettiğimiz Azerbaycan’ın özellikle Gazze Soykırımı devam ederken soykırımcı İsrail’e akaryakıt göndermeye devam etmesi…

Türkiye üzerinden giden bu akaryakıt vanaları bu süreçte kapatılmadı!

Azerbaycan'dan İsrail'e petrol sevkiyatı, Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Boru Hattı üzerinden Türkiye'nin Ceyhan limanından uluslararası aracı şirketler ve tankerler aracılığıyla sürdürülmekte…

Azerbaycan'da çıkarılan petrol, BTC boru hattıyla Adana'nın Ceyhan limanındaki terminallere ulaştırılmakta. Ceyhan'a gelen petrol, buradaki serbest piyasa koşullarında parayı ödeyen uluslararası alıcılara satılmakta.

Kpler ve Vortexa gibi uluslararası enerji analitiği verilerine göre, resmi gümrük kayıtlarında varış noktası farklı gösterilse veya tankerler yolda konum takip sistemlerini (AIS) kapatsa da Ceyhan'dan kalkan bazı tankerler yüklerini İsrail limanlarına (Aşkelon vb.) boşaltmakta…

Araştırmalar ve haber ajansı raporları, Vitol, Trafigura ve Glencore gibi küresel aracı ticaret şirketlerinin bu sevkiyatlarda rol oynadığını göstermekte…

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile SOCAR Türkiye, Ceyhan'dan İsrail'e doğrudan petrol sevkiyatı yapıldığı iddialarını "tamamen asılsız" olarak nitelendirerek yalanladı.

Açıklamalarda, BOTAŞ International A.Ş.'nin ve Türkiye'nin boru hattı üzerinden yapılan alım-satım işlemlerine veya nihai varış noktalarına müdahale yetkisinin veya kontrolünün bulunmadığı vurgulandı.

Muhalefet partileri, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve iklim aktivistleri ise Türkiye üzerinden İsrail'e petrol akışının devam ettiğini savunarak duruma tepki göstermekte…

Nitekim, iktidar partisi Meclis Gurup Başkan Vekili, varil başına belli bir ücret karşılığında Türkiye üzerinden İsrail’e akaryakıt sevkiyatı yapıldığını TBMM Genel Kurulu’nda açıkladı.

VE SON GELİŞME!

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, partisinin 8. kurultayında Türkiye’ye söylediği iddia edilen şu cümleler:

* “Kimsenin yardımına veya himayesine ihtiyacımız yok. Yardıma ihtiyacımız olduğunda kimse bize yardım etmedi. Silahlarımız dahil sahip olduğumuz her şeyi, son mermisine kadar dünya piyasası fiyatlarından parayla satın aldık.”

Tartışılan husus şu;

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev bu sözleri Türkiye için mi söyledi?

Bu cümleler, “Aliyev Türkiye’yi hedef gösteriyor” diye algılandı.

Özellikle Azerbaycan medyasında Aliyev’in “kimse yanımızda olmadı” derken AB ülkeleri ve Rusya’yı, silah konusunda da Rusya’yı işaret ettiği yazıyor.

BU CÜMLELER TÜRKİYE'YE Mİ GARDAŞ

Doğrudan Türkiye’yi hedef gösterdiğini yazanlar da var.

Aslında bu tartışma, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2024 yılında Gazze saldırıları sebebiyle İsrail’e yönelik; ‘Karabağ’a nasıl girdiysek, Libya’ya nasıl girdiysek, aynısını yaparız’ açıklamasının ardından başladı…

Azerbaycan resmi gazetesi, bu açıklama sonrası zaferin Aliyev’e ait olduğunu, SİHA’ların parasını verdiklerini anlatan metinler yayınladı.

Oysa Aliyev, daha önce birçok kez Türkiye’nin rolünün savaşta oyun değiştirdiğini söylemişti…

Tüm bu gelişmelerden sonra bir kez daha soralım;

* BU CÜMLELER TÜRKİYE'YE Mİ GARDAŞ!

* HER AĞZIMIZI AÇTIĞIMIZDA “İKİ DEVLET BİR MİLLET” DEDİK!

* PEKİ, AMA BU CÜMLELER DE NEYİN NESİ!

Kaynak: Rıza Yayladangel