Danıştay üyelerine yapılan menfur saldırıyı bütün Türkiye kınıyor. İktidar ve muhalefet partileri olayı lanetliyor. Medya ve aydınlarımız da aynı duyarlılık içinde: Herkes, bu olayın Türkiye nin huzurunu baltalamaya yönelik karanlık bir girişim olduğunda hemfikir.

Türk milleti, karanlık eylemlerle ilk kez karşılaşmıyor. Bu tecrübe sayesinde, eylemlerin toplumu kamplaştırmaya yönelik provokasyonlar olduğunu çok iyi biliyor.

Hain saldırıyı kınamak ve bu vesileyle memleketimizin değerlerine sahip çıkmak elbette alkışlanacak bir tavır. Ama üzülerek belirtmek gerekiyor ki, bazı çevreler, bu vahşi saldırıyı bir rejim sorunu haline getirerek, ülkeyi kaosa sürüklemeye ya da bu gerilimden rant elde etmeye çalışıyor.

Siyasi ve demokratik mücadelenin zemini bellidir ve hiç kimsenin bu meşru yolların dışına çıkma hakkı yoktur. Memlekete sahip çıkma adına takınılan sağduyudan uzak tutumların, ülkemize en az bu saldırı kadar zarar vereceğini unutmamak gerekiyor.

Kim tarafından ve hangi amaçla yapılmış olursa olsun, bu vahşi eylemi, ülkemizin istikrarını baltalamaya yönelik çabaların bir parçası olarak görüyoruz. Son günlerde yaşanan bazı olaylar gösteriyor ki, karanlık güçler yeni provokasyonlar peşindedir. Birlik ve dirliğimize kasteden her türlü karanlık eylemi sağduyu ile karşılamak zorundayız. Ancak ilk tepkilerden anlaşılıyor ki, bazı zümreler, bu hain saldırıyı vesile kılarak ideolojik kamplar oluşturmak istiyor. Yakın tarihi bu tarz provokatif olaylarla dolu olan Türk milletinin bu köhne tuzağa bir kez daha düşmeyeceğine yürekten inanıyoruz. Sosyal barışı hedef alan bu karanlık girişimleri boşa çıkarma noktasında, herkesi daha duyarlı olmaya davet ediyoruz. Hain çevrelerce tezgâhlanan provokasyonlardan rant elde etme teşebbüslerini esefle karşılıyoruz. Böyle zor günlerde siyaset, medya ve yargı gibi kurumların çok daha sağduyulu olması gerekiyor.

Allah böyle acılar vermesin. Hepimizi derinden üzen, birçok kaygıları ve tereddütleri gündeme getiren böyle hain saldırıların son bulmasını ve milletimizden gereken cevabı almasını diliyorum. Olayın en kısa zamanda aydınlığa çıkarılacağına inanıyorum.

Birçok kişi genelde din hakkında ve özelde İslam hakkında yanlışlığa düşer. İslam ın çoğulculuk, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve politik katılım gibi modern değerlere uygun olamadığını düşünür. Bu suretle İslam ı birçok güncel problemden dolayı suçlama eğilimi mevcuttur. Bazı insanlar, çatışma bölgelerine bakarak şiddet ve istikrarsızlıktan dolayı İslam ı suçlar. Bu görüş İslam ve Müslümanlar hakkında saptırılmış bir düşüncedir. Kitle iletişim araçlarına baktığımızda İslam ın şiddet yanlısı, radikal, baskıcı ve köktenci olarak tanımlandığını görürüz. Buna paralel olarak, Batı alemindeki politikacılar ve kamuoyunda İslam ı ve Müslümanları bir güvenlik sorunu olarak görme eğilimi de giderek artmaktadır. Onlar münferit olaylarla meşgul olmayı ve İslam ın temel öğretilerini ve prensiplerini gözden kaçırmayı tercih etmekte; Müslümanların sanata, bilime, kültüre ve uygarlığa yapmış olduğu önemli katkıları görmezlikten gelmeyi yeğlemektedirler.