Milyonlarca çalışanın gözü kulağı ceplerine girecek zam haberindeyken, Ankara kulislerinde yeniden ısıtılan o eski senaryo tansiyonu bir anda fırlattı. İş dünyasından zaman zaman yükselen "metropol ve Anadolu şehirleri için farklı asgari ücret uygulansın" önerisi, geçim derdiyle boğuşan vatandaşın aklında büyük soru işaretleri yarattı. İlk bakışta kulağa mantıklı gibi sunulan bu ayrımın ardında yatan o büyük tehlike ise uzmanların radarına takıldı.

Sgk Başuzmanı İsa Karakaş'tan Bomba Iddia Asgari Ücret 42 Bin Tl'yi Aşacak (4)-1

GEÇMİŞTEKİ O KAOS YENİDEN Mİ GELİYOR?

Türkiye'nin 1951 ile 1967 yılları arasında şehir komisyonları, ardından 6 ve 4 bölgeli sistemlerle bu acı tecrübeyi bizzat yaşadığı kaydedildi.

O dönemki uygulamanın devasa işçi isyanlarına, büyük grevlere ve kilitlenen mahkeme salonlarına yol açtığına dikkat çekildi. Bu kriz ortamına merhum Bülent Ecevit hükümetinin son noktayı koyduğu ve 1989 yılından bu yana tek bir ulusal asgari ücret sisteminin tavizsiz uygulandığı ifade edildi.

Sgk Başuzmanı İsa Karakaş'tan Bomba Iddia Asgari Ücret 42 Bin Tl'yi Aşacak (3)-1

MUTFAKTAKİ YANGIN HER YERDE AYNI!

2026 yılı itibarıyla işçinin cebine giren 28.075,50 TL'lik aylık asgari ücretin, 4 kişilik bir ailenin mutfak masrafının ancak yüzde 78'ini karşılayabildiği vurgulandı. Bu yakıcı enflasyon gerçeğinin sadece İstanbul gibi metropollerde değil, Şanlıurfa'dan Anadolu'nun en ücra köşesine kadar her ilde geçerliliğini koruduğu aktarıldı. SGK Başuzmanı İsa Karakaş'ın, bu demode fikri çalışma hayatı için "tatlı bir zehir" şeklinde tanımlaması tehlikenin boyutunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Zam bekleyen emekliye kötü haber! SGK Uzmanı İsa Karakaş duyurdu

TÜM SİSTEMİN 'KİLİT TAŞI' YERİNDEN OYNAR

Asgari ücretin sadece çalışanın aldığı maaş değil, devletin ana hesaplama mezurası olduğu gerçeği bir kez daha hatırlatıldı.

Bölgesel bir sisteme geçilmesi halinde; SGK primlerinden Genel Sağlık Sigortası (GSS) ödemelerine, askerlik ve doğum borçlanmalarından SGK idari para cezalarına, işsizlik ve rapor paralarına (analık, iş kazası vb.) kadar her kalemin şehirden şehre farklılaşacağı aktarıldı. Karakaş'ın işaret ettiği en karanlık tablonun ise kıdem tazminatı tavanları ile ileride bağlanacak emekli maaşları arasında oluşacak devasa uçurumlar olduğu ve yepyeni bir emeklilik kaosu doğuracağı kaydedildi.

Kaynak: Haber Merkezi