Milyonlarca çalışanın gelirini doğrudan ilgilendiren asgari ücret başlığı, kulislerde dönen farklı senaryolarla yeniden alevlendi. İstanbul ile Anadolu şehirleri arasında ücret makasının açılmasını öngören modellere tepki gösteren uzman isim, bu adımın kaş yapayım derken göz çıkaracağı konusunda uyardı. Sistemin mihenk taşlarıyla oynamanın çalışma barışını tamamen karanlığa gömeceği ifade edildi.
SGK SİSTEMLERİ VE YAZILIMLAR ÇÖKER
Türkiye'de sosyal güvenlik sisteminin tek bir merkezden yönetildiği gerçeğinin unutulmaması gerektiği kaydedildi.
Her şehre ayrı bir prim tabanı getirilmesi durumunda mevcut yazılımların tamamen çökeceği vurgulandı. Üç farklı şehirde fabrikası bulunan bir işverenin yapacağı hesaplamaların imkânsız hale geleceği, muhasebe ve insan kaynakları birimlerinde devasa hataların patlak vereceği aktarıldı. Bu durumun daha çok idari para cezası ve yoğun SGK denetimini beraberinde getireceği belirtildi.

YENİ BİR KAVİMLER GÖÇÜ KAPIDA
Modelin hayata geçirilmesi halinde demografik dengelerin altüst olacağı ve büyük bir insan hareketliliğinin başlayacağı dikkat çekti.
Ücretin düşük olduğu bölgelerden herkesin kaçacağı, kalifiye insan kaynağının yüksek ücret vadeden büyükşehirflere akın edeceği ifade edildi. İstanbul'un zaten tıkalı olan trafiği ile kiralarının kontrolden çıkacağı, Anadolu'da ise çalıştıracak tek bir usta dahi bulunamayacağı vurgulandı. Kayıt dışı istihdamda patlama yaşanacağı ve adalet ilkesinin zedeleneceği kaydedildi.

ÇÖZÜM İŞÇİNİN EKMEĞİNİ KÜÇÜLTMEK DEĞİL
Anadolu'ya yatırım çekmenin yolunun çalışanların haklarını törpülemekten geçmediği, devletin elinde çok daha etkili enstrümanlar olduğu belirtildi.
Dişe dokunur SGK teşviklerinin verilmesi, elektrik ve vergi indirimleriyle üretimin desteklenmesi gerektiği aktarıldı. Büyükşehirlerdeki çalışanlara ucuz konut ile ulaşım imkânı sağlanmasının şart olduğuna dikkat çekildi. Asgari ücretin açlık sınırının altında kalmaması ve fırsatçılara göz açtırılmaması gerektiği ifade edildi.





