Sevgililer gününün kutlandığı bugünde maalesef
Müslümanlar da batının aziz Valentino yu anma gününü sevgililer günü
aldatmacası adıyla kutlamaktadırlar. Halbuki bir Müslüman için en sevgili kişi
Resulullah olmadıkça tam iman etmiş olamaz. Bir Müslüman Resulullah ı
anasından, babasından daha çok sevmedikçe tam bir kemale ulaşamaz.
Bizim gerçek sevgilimiz Resulullah tır. Onu sever ona
ittiba ederiz.
Peygamber (SAV) şöyle buyurmaktadır: Sizden biriniz
beni annesinden-babasından, çoluk-çocuğunuzdan ve bütün insanlardan daha çok
sevmedikçe iman etmiş olamaz [Buhari, Sahih, İman, 2/8 (I;9)]
Allah ve Peygamber sevgisi imandandır, belki imanın ta
kendisidir:
Nitekim Hz. Ömer:
Ey Allah ın Rasûlü! Ben sizi canımdan başka her şeyden
daha çok severim dedi Peygamberimiz:
Ey Ömer, canımı kudret elinde tutan Allah a yemin ederim
ki, beni canından daha çok sevmedikçe olgun mü min olamazsın buyurdu.
Peygamberimizi dikkatle dinleyen Hz. Ömer:
Ey Allah ın Resûlü, vallahi ben şimdi sizi canımdan da
daha çok seviyorum deyince Peygamberimiz:
İşte Ya Ömer, şimdi olgun mü min oldun buyurdular.
(Aynî, Umdetü l-Kârî,1/144)
İmanın tadı Allah ı ve Peygamberi sevmekle alınır:
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Üç
özellik vardır; bunlar kimde bulunursa o, imanın tadını tadar: Allah ve
Resûlünü, (bu ikisinden başka) herkesden fazla sevmek. Sevdiğini Allah için
sevmek. Allah kendisini küfür bataklığından kurtardıktan sonra tekrar küfre
dönmeyi, ateşe atılmak gibi çirkin ve tehlikeli görmek. [Buhari, Sahih,
İman,2/9 (I;9)]
De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz,
eşleriniz, hısım akrabanız kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz
ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah tan, Resûlünden ve Allah yolunda
cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin.
Allah fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez. (Tevbe, 9/24)
Peygamber, müminlere kendi canlarından daha yakındır. Eşleri
de onların analarıdır (Ahzab, 33/6)
Bir Müslüman tabi ki sevecekse eşini sevmelidir.
Bugünlerin heyecanına kapılıp da meşru olmayan sevgilere tevessül etmemelidir.
Tüm sevgisini eşine vermelidir. Hz. Ayşe Resulullah a soruyor:
Ey ALLAH ın Resulü (asm), beni seviyor musun
Evet, Ya Aişe, tabi seviyorum!
... Hz. Aişe dahasını da merak ediyordu, acaba nasıl
seviyordu Hemen sordu:
Beni nasıl seviyorsun
Peygamberimiz (asm) sevgi şeklini tanımladı eşine:
Kördüğüm gibi.
Bu cevap Hz. Aişe yi çok sevindirdi, çünkü kördüğüm
açılamazdı.
Açılmayan, bitmeyen sırlı bir sevgi demekti.
Alacağı cevap onu çok mutlu ettiği için, Hz. Aişe sık sık
sorardı:
Ey ALLAH ın Resulü, kördüğüm ne âlemde
Peygamberimiz (asm), Hz. Aişe yi memnun eden cevabı
verirdi her defasında:
İlk günkü gibi
(İbn Hanbel, Müsned, 6: 210.)
Resulullah ı sevmek demek onun sünnetine sarılmak ve onun
sünnetine ittiba etmek demektir. Bu aynı zamanda tevhidin bir gereği, İslam ın
bir gereğidir. Günümüz emperyalistleri yerli işbirlikçileri vasıtasıyla
Muhammed siz (sav) bir İslam yaymaya çalışıyorlar. Bu büyük bir tehlikedir.
Sünnet, Kur an ın dış muhafazasıdır. Sünneti ve Resulullah ı dışlamak, Kur an ı
korumasız bırakmak demektir. Resulullah sız bir İslam, kişilerin heva ve
heveslerine göre İslam ı yorumlamasına meydan verecektir. Yapılmak istenen de
budur. Resulullah ı devre dışı bırakıp kendi söz ve fikirlerini İslam olarak
olarak sunma gayreti içindedirler. Kendi söz ve fikirlerini Kur an ayetlerini
kendi amaçları doğrultusunda yorumlayarak aşılamaya ve bunu Kur an a ittiba
diye pazarlama gayreti içerisindedirler.
Müslümanlar bu tehlikeye karşı dikkatli olmalı ve onlara
karşı birleşmeli, bu yeni saldırıya karşı ilmi anlamda kendimizi örgütlemeli ve
hazırlamalıdırlar. Saldırı büyük mahfillerce iyi organize edilmiş durumdadır.