Son günlerde ortaya çıkan bir takım operasyonlar sanki belli güçlerin bilek güreşine dönüşmüş  ve sanki birileri bir başkalarına üstünlük sağlamanın çabası içinde görünüyorlar. Bu iş yapılırken de tam bir kural tanımamazlık sergileniyor. Bir başka ifade ile taraflar birbirlerine faullü yumruk atıyorlar. Aslında bir takım kurumlar ve kişiler normal zemininden kayıp illegalite ile içiçe olmaya başlarlarsa o andan itibaren bazı kuralların yok sayılması, rafa kaldırılması aslında olağandır. Önemli olan devlet yönetiminde illegalitenin kökünün kazınmasıdır. Bu yapılamaz, illegalitet işleyen mekanizmanın adeta doğal bir uzantısı haline gelir/getirilirse işin içinden çıkmak mümkün olmaz. İster istemez bir takım kişi ya da kurumlar kendilerine yakın buldukları safta yer alacaklar ve yer aldıkları safın kural tanımamazlığı artık onları fazlaca ilgilendirmeyecektir. Sözgelimi bir takım medya sahip ve mensupları kendilerine göre bir saf seçerler ve seçtikleri safın ne kadar illegaliteye kaydığına dikkat etmek bir yana o illegaliteye destek vermeye başlarlarsa ister istemez karşı hamleler de gündeme gelecektir.

İşin doğası budur. Bunun için istenir ki ülkede kanunlar hakim olsun, herkese eşit uygulansın. Sadece kanun hakimiyeti ile yetinilmesin, ülkemiz bir hukuk devleti olsun. Yani Anayasa da tanımını bulan sistem işlesin. Ne var ki, bizde tarifler genellikle Anayasa ve yasalarda kalmış ya da toplumun her ferdine eşit uygulanmamış, zamana ve şartlara göre sistem toplumun bir kesimini okşarken bir başka kesimini dövmekten çekinmemiştir. Attığı dayağı da bir takım kurumları ve değerleri koruma adına yaptığını savunmuştur.

Halbuki, toplumun tüm kesimleri farklı düşünce ve inanca sahip olsalar da hak ve adalet ölçüsü söz konusu olduğunda aynı davranışı sergileyip aynı refleksi verebilseler sanıyorum bugün şikayetçi olduğumuz konuların hiç biri gündeme gelmezdi.

Dün olduğu gibi bugünlerde de bir takım kişiler ellerindeki bazı bilgileri oraya buraya taşımakta, medyada yer almasını sağlamaya çalışmaktadırlar. Bunu yapamazlarsa internet vasıtasıyla bazı kişileri yıpratmaya, köşeye sıkıştırmaya çalışmaktadırlar. Bize göre bu tür davranışlar kimin adına ve kimlerin aleyhine yapılırsa yapılsın kanun tanımamazlıktan öte bir anlam ifade etmez.

Söz gelimi bazı kişilerin banka hesaplarına korsan yollardan girip dökümünü çıkarmak ve bunları medyaya servis yapmak en hafif tabiri ile illegaliteden medet ummak anlamına gelir. Kaldı ki, bazı kişileri köşeye sıkıştırmak adına servis yapılan mal varlığını içeren bunlarında doğru olup olmadıkları belli değil- listelerin yayınlanmaya çalışılması kaçak döğüş, faullü yumruk atmak anlamına gelir. Bence insanların servetlerinin miktarından çok, bunun nasıl elde edildiği önemlidir. Bir meslekdaşımıza aileden kalmış bir mal varlığı varsa bunu o kişiyi vurmak adına kullanmak çirkinin de ötesinde bir yaklaşımdır. Demek istediğim o ki, insanların servetlerinin miktarı önemli değildir. Bu servetin nasıl elde edildiği önemlidir. Kaldı ki, bunun da kamuoyuna açıklanması için ne sebeple olursa olsun mevcut hukuki yasaklar ayaklar altına alınamaz. Alınıyorsa bir illegalite söz konusudur. Bu ise hiçbir sebeple alkışlanamaz. Alkışlayanlar bilsinler ki birgün o alkışladıkları hareket kendilerini de vurabilir.