28 Şubat sonrası kurulan hükümetler toplumu hızla
yabancılaştırdı. Avrupa müktesebatı diyerek Meclis en fazla mesaisini AB uyum
yasaları çıkarmak için yaptı. Bu, koskoca bir milletin genleriyle oynamak
demekti. Millî Görüş ten geldikleri referansı sebebiyle halkın büyük ümitlerle
iktidar yaptığı AKP de, AB ye teslimiyeti artarak devam ettirdi.
AKP halktan 3 dönem yetki istedi, üç sene de
kendilerinden bir şey istenmemesini söyledi.
Medya ve sermaye de devreye girdi; halk bu sözlere ikna
edildi. 2002 de AKP tek başına iktidar oldu.
Daha başlangıçta nice hatalar yapıldı. Türkiye nin üsleri
ABD ye açılıp Irak üzerine 4.990 sorti yaptırıldı. Komşumuz ve din kardeşimiz
bir İslam ülkesinin vurulması sağlandı. 2004 te zina suç kapsamından çıkarıldı.
Ahlâk tahribatının önü, sonuna kadar açıldı.
Referansları hoyratça kullanan bu yıkım ekibi yanlış
yaptıkça halk, dur bakalım, ne olacak diyerek bu işin nereye varacağını
merak ediyordu. Halk, üç dönem yetki, üç sene bir şey istememe taleplerine
inandı. Fakat yıkım ve çürüme hız kesmeden devam etti.
AKP, bu yıkımı hızlandıran TV dizilerine göz yumdu. Tarih
anlayışımızı alt üst etti. Manevi değerlerimiz tahrif edildi.
Geçtiğimiz günlerde Türkiye deki TV dizileri ile ilgili
olarak İran da yapılan bir araştırmanın sonuçları yayınlandı. Bu raporda
Türkiye deki dizilerin halkın kültür, örf ve geleneklerini hedef aldığı;
dizilerdeki ortak noktaların gayrı meşru ilişkiler, insan öldürme ve eş aldatma
üzerine kurulduğu ifade ediliyordu.
Geleceğimiz Tehlikede
AB nin direktiflerine emir eri gibi teslim olan bir
hükümet var Türkiye de. Abdullah Gül ve R. Tayyip Erdoğan Papa heykeli altında
AB Anayasasını onaylayan imzalarıyla bu teslimiyeti devletin zirvesine
taşıdılar.
Toplumun genleriyle oynadılar. Aile yapımızdan işe
başladılar. Daha önce evlilikler kanunlarda bir kadın, bir erkek arasındaki
akit şeklinde tarif edilirken; AKP zihniyeti bunu iki kişi arasındaki akit
şeklinde düzenledi. Bu kanunla erkek erkeğe, kadın kadına evliliklerin önü
açılıyordu. AKP nin, sapkın ilişkilerin resmileştirildiği LGBTİ toplantısına
temsilci göndermesinin sebebi budur.
Ne anlatıyorum, anlıyor musunuz Yapılanlar yerlerin ve
göklerin lanetini üzerimize çekecek ölçüde büyük bir yıkımın habercisidir.
Zina suç kapsamından çıkarıldıktan sonra evlilikler
azaldı; boşanmalar zirve yaptı; nice aile parçalandı.
AKP, domuzu kasaplık hayvan statüsü kazandırdıktan sonra
yerli ve yabancı tüccarlar Türkiye yi domuz çiftlikleriyle doldurmaya başladı.
Papa, aşırı ilgi ve övgülerle Türkiye ye davet edildi; o
da hemen akabinde AP ye Türkiye nin Ermeni soykırımı yaptığı kararı aldırdı;
dünya koro halinde bu yalanı söylemeye başladı.
Türkiye 13 yıllık AKP iktidarında yeri ve göğü dolduracak
ölçüde rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla çalkalandı. AKP liler Meclis
Komisyonu nda bu operasyonun zanlısı 4 bakanı akladılar. Başbakan eski
Yardımcısı Abdüllatif Şener, AKP döneminde, Cumhuriyet döneminin en büyük
yolsuzluğu yapıldığı gerekçesiyle istifa ederken; Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç
Ankara nın parsel parsel satıldığını, akçeli işlerle meşgul olunduğunu, bir
gün kralın çıplak olduğu nun anlaşılacağını söyleyerek kirli işlerin üstünü
açtı.
Hepimiz İmtihandayız
Milletimize karşı sorumluluk şuuruyla bir şeyler yazmaya
çalışan aciz bir yazar olarak, bu yazıyı geleceğe bir belge kalması niyetiyle
yazıyorum. Bir kelimelik yanlışım varsa, düzeltilsin.
77 milyonluk bir ülke olarak hepimiz imtihandan
geçiyoruz. 13 senedir yapılanları birlikte şahit olduk. Bize, yolları
gösterdiler, fakat yolsuzlukları örttüler.
Bu gidişin vebalini taşıyamayız: Merhametin yok, diyelim
kendine, / Merhamet etmez misin evladına. Ekonomi Bakanı 13 yıl fason
çalıştık, millî ekonomiye geçemedik itirafında bulundu.
Yargının zirvesinin hukukun vesayet altında oluşu ndan
yakındığı bir dönemde Fatih Sultan Mehmet in şu sözlerini hatırlatıyorum: Aklı
öldürürsen, ahlâk da ölür. Akıl ve ahlâk öldüğünde millet bölünür. Kadı yı
satın aldığın gün adalet ölür. Adaleti öldürdüğün gün, devlet de ölür.
Bir kapı en fazla 3 kere çalınır. Millet 3 genel seçimde
AKP nin kapısını çaldı. Olup biteni gördü.
Demokrasilerde tepkinin yeri seçim sandığıdır. Seçim
sandığı önümüze geldi. Ülkenin geleceğine sahip çıkmak kendi elimizde!
Nasıl mı Asrın lideri Erbakan Hoca nın şu sözlerine
kulak vererek: Önce ahlâk ve maneviyat bayrağı nerde ise onun altına koş. Adil
Düzen bayrağı nerede ise onun altına koş. Bugünkü dünya ifsat dünyasıdır. Islah
dünyasını kurmak için oyumuzu Saadet Partisi ne vereceğiz.