Avrupa’da Batı Nil virüsü vakalarının görüldüğü ülke sayısı 12’ye yükseldi. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) verilerine göre vakalarda İtalya 311 kişiyle ilk sırada yer alırken, Yunanistan ve İspanya da yüksek vaka sayılarıyla dikkat çekiyor. Avrupa genelinde vaka bildirilen bölge sayısının 99’a ulaşması ve 21 bölgede ilk kez vaka kaydedilmesi, virüsün yayılımını yeniden gündemin önemli sağlık başlıklarından biri haline getirdi.

Sivrisinekler aracılığıyla bulaşan Batı Nil virüsü, enfekte olan kişilerin önemli bir bölümünde belirtiye neden olmuyor. Bununla birlikte bazı kişilerde ateş ve baş ağrısından ciddi nörolojik tablolara kadar değişen sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor.

Avrupa’da Batı Nil Virüsü Alarmı: 12 Ülkede Vaka

ECDC tarafından açıklanan verilere göre Batı Nil virüsü vakaları Avrupa’nın 12 ülkesinde kayıtlara geçti. Açıklanan rakamlarda en yüksek vaka sayısına sahip ülke İtalya oldu.

İtalya’da yılın başından itibaren 311 vaka bildirildi. İtalya’yı 157 vakayla Yunanistan, ardından 63 vakayla İspanya takip etti.

Kuzey Makedonya’da 37, Romanya’da 28, Fransa’da 17 ve Sırbistan’da 6 vaka kaydedildi. Hollanda’da vaka sayısı 2 olarak açıklanırken Arnavutluk, Avusturya, Almanya ve Kosova’da birer vaka tespit edildi.

Batı Nil Virüsü Yeni Bölgelere Ulaşıyor

Açıklanan verilerde yalnızca toplam vaka sayıları değil, virüsün görüldüğü coğrafi alanların genişlemesi de dikkat çekiyor.

Avrupa’da Batı Nil virüsü vakası bildirilen bölge sayısının 99’a ulaştığı, son veriler kapsamında ise 21 bölgede ilk kez vaka tespit edildiği aktarıldı.

Bu tablo, sivrisineklerin aktif olduğu dönemlerde virüsün takibinin ve kişisel korunma önlemlerinin önemini artırıyor.

Batı Nil Virüsü Nasıl Bulaşır?

Batı Nil virüsü, esas olarak enfekte sivrisineklerin insanları ısırması sonucunda bulaşıyor. Virüsün doğal döngüsünde yabani kuşlar önemli rol oynarken, sivrisinekler enfekte kuşlardan aldıkları virüsü insanlara ve diğer bazı memelilere taşıyabiliyor.

Virüs günlük temas, aynı ortamda bulunma, dokunma veya konuşma gibi yollarla doğrudan insandan insana bulaşmıyor. Bununla birlikte kan nakli ve organ nakli gibi çok daha nadir bulaş yolları da tıbbi literatürde yer alıyor.

Batı Nil Virüsü Belirtileri Neler?

Batı Nil virüsüyle enfekte olan insanların büyük bölümünde herhangi bir belirti ortaya çıkmayabiliyor. Belirti gelişen kişilerde ise hastalığın seyri farklılık gösterebiliyor.

En sık bildirilen şikâyetler arasında ateş, baş ağrısı, halsizlik, kas ve vücut ağrıları bulunuyor. Bazı hastalarda cilt döküntüsü ve lenf bezlerinde şişlik gibi belirtiler de görülebiliyor.

Daha seyrek vakalarda enfeksiyon sinir sistemini etkileyerek menenjit veya ensefalit gibi ciddi nörolojik tablolara neden olabiliyor. Şiddetli baş ağrısı, bilinç değişikliği, ense sertliği, kas güçsüzlüğü veya nörolojik belirtiler ortaya çıktığında tıbbi değerlendirme önem taşıyor.

Batı Nil Virüsü Kimler İçin Daha Riskli?

Batı Nil virüsü enfeksiyonlarının önemli bölümü hafif veya belirtisiz seyretse de ileri yaştaki kişiler ve bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde ağır hastalık riski daha yüksek olabiliyor.

Kronik sağlık sorunları bulunan kişilerde de enfeksiyonun seyri açısından daha dikkatli olunması gerekiyor. Bu nedenle risk grubunda bulunanların özellikle sivrisineklerin yoğun olduğu bölgelerde kişisel korunma tedbirlerine dikkat etmesi önem taşıyor.

Batı Nil Virüsünden Nasıl Korunulur?

Batı Nil virüsüne karşı korunmanın temelinde sivrisinek ısırıklarını engellemek bulunuyor. Sivrisineklerin yoğun olduğu saatlerde açık alanlarda daha dikkatli olmak, uygun sivrisinek kovucular kullanmak ve mümkün olduğunda vücudu örten kıyafetleri tercih etmek riski azaltmaya yardımcı olabiliyor.

Ev ve çevresinde sivrisineklerin üreyebileceği durgun su birikintilerinin azaltılması da korunmada önemli bir yöntem olarak öne çıkıyor. Kapı ve pencerelerde sineklik kullanılması da sivrisineklerle teması sınırlandırabiliyor.

İtalya’daki Vaka Sayısı Dikkat Çekti

Avrupa genelindeki rakamlar incelendiğinde 311 vakayla İtalya’nın açık ara ilk sırada bulunması dikkat çekiyor. Yunanistan’daki 157 vaka da virüsün özellikle kıtanın güneyindeki yayılımını yakından takip etmeyi gerekli hale getiriyor.

ECDC verilerinin ortaya koyduğu bir diğer önemli gelişme ise vaka görülen ülkelerin yanı sıra ilk kez vaka bildiren bölgelerin ortaya çıkmaya devam etmesi. Sivrisinek kaynaklı enfeksiyonlarda mevsimsel ve çevresel koşullar belirleyici olduğundan, güncel sağlık otoritelerinin açıklamalarının takip edilmesi önem taşıyor.

Muhabir: Haber Servisi