Başörtüsü sorunu hala devam ediyor. Üniversitelerde başörtülü öğrenciler hala okullarına başörtüsü ile giremiyor. Üniversitelerde başörtüsü gibi bir sorunun olmadığı, başörtüsü yasağının keyfi bir uygulama olduğu ve bununla ilgili bir kanun ve yasa olmadığı yetkili merciler tarafından defalarca açıklanması ve üniversiteler bu konuda defalarca uyarıldığı halde, başörtüsü sorunu üniversite yöneticilerinin keyfi uygulamalarıyla hala sürüyor. Öğrencilerin konuya ilişkin üniversite yönetmeliklerine defalarca başvuru yapmasına rağmen, herkes topu birbirine atıyor. Öğretim görevlileri dekanlara, dekanlar ise rektörlüğe.
Kendisini muhafazakar olarak tanımlayan bir iktidarın olmasına rağmen, eşleri başörtülü olan Cumhurbaşkanı ve Başbakan‘ın olmasına rağmen, başörtüsü sorununun hükümet tarafından neden çözülemediği merak konusu. Üniversiteli öğrenciler ise başörtüsü sorununun, seçimlerin yaklaştığı dönemlerde ortaya atılan ve adeta seçim kampanyası haline getirildiği kanaatinde.
Başörtüsü sorununun çözülemediği ve yasağın belirgin bir şekilde görüldüğü üniversitelerden biri de Trakya Ünivesitesi.
Motosikletli Görevliler sürekli takipte
Zihinsel bir yasaktan ibaret olan başörtüsü yasağı uygulaması ile Üniversite Hocaları ve dekanları öğrencilerle birlikte sınanmakta ve sistemin çarpıklığı bir kez daha gün yüzüne çıkmaktadır. Öncelikle Üniversitenin Balkan Kampüsü‘nde Üniversite sınırları motosikletli güvenlik görevlileri ile adım adım takip edilmekte ve sınırı aşan öğrenciler saygısız ve suçlayıcı bir tutumla uyarılmakta.YÖK‘ün başörtüsü açıklamasının hafifleşen güvenlik faaliyetleriyle bugün bina tuvaletlerine kadar ancak girilmekte. Neden derslere hala girilemediği konusunda da Öğrencilerin gerekli bir açıklama için başvurduğu ders hocaları bölüm başkanlarına, Onlarsa dekanlara, Dekanlarsa yine hocalara sevk etmektedir. Net bir açıklama niteliğinde hiç bir makamda ki hiç bir üniversite çalışanı "Yasaktır" ya da "Serbesttir" dememektedir.Bu konuda konuşmaktan kaçınan Dekanlar ve rektörünse açıklamaları merakla beklenmekte. Trakya Üniversite‘sinde farklı bölümlerde okuyan ve bu yasal olmayan yasağa maruz kalan öğrencilerin yasak hakkında ki görüşleri şöyle;
-Trakya üniversitesi 2. sınıf öğrencisiyim, üniversitemde gayet laiki(!)ve demokratik(!)bir şekilde uygulanmakta olan başörtü yasağını şiddetle protesto ediyorum. Düne kadar sadece lavabolara kadar iznine müsaade ederek üstü kapatılan çirkinliğin, bugün bu yüzü de kalmamıştır. Eğitimciler, okullar inşa eden, üniversiteli gençlerimiz, geleceğimiz diye şahane hitabetlerde bulunan çok eğitim sever (!) büyüklerimize şunu söylemek istiyorum, sınıfta ortalaması tavan yapmış bir başörtülü öğrenci olarak, eğitim hakkıma en büyük kelepçeyi takan ve devam ederse eğitim hayatımı başka yerde sürdüreceğim gerçeğini, hangi üstü kapalı bahane ile örteceksiniz? Başörtüye şal diyerek, şala da soğuktan korunma süsünü vermemiz bizden istenerek mi? Artık bu çirkin koku çekilmez bir hal aldı, kapağı Kapatılsın lütfen!
- Ben Trakya Üniversitesi mühendislik mimarlık fakültesinde okumaktayım. Türkiye‘de son zamanlarda çıkan üniversitelerde başörtüsünün serbestliği kararından sonra henüz üniversite öğrencileri olarak nasiplenmiş değiliz! Türkiye‘deki Trakya Üniversitesi hariç diğer üniversitelere giriş serbest olmasına rağmen bizim fakültemizde okulun kapısından dahi geçmek söz konusu değil! Okulun girişindeki güvenlik görevlileri bizleri hemen durdurmakta ve içeriye o şekilde giremeyeceğimizi söylemekteler. Bu durum bizleri çok üzmekte! bir an önce sağlıklı bir karara varılmasını istiyoruz. - Bir çok üniversiteye başörtü ile girilebilmesine rağmen hala neyi beklediklerini anlamak mümkün mü? Neredeyse her gün kapıda yahut okulda neyle karşılayacağımız endişesi ile yürümek veya arkadan birisinin senin durduracağını ve uyarıda bulunacağı paranoyası içinde okuyoruz. Okumak denirse eğer buna! Hoca-dekan -güvenlik-rektör dörtgeninde sıkışmış durumda, geçebileceğimiz çitlerin içinde yürürken tellere takılmamak için oryantal olmak lazım! Bu hakkımızın iade edilmesini bekliyoruz ve artik azmış durumda bu isin keyfiyetini sürdüren sayın(!) kişilere sesimizdir bu. Hocalarla gelgit yaşamaya olayın akısını durdurarak bizleri birbirimize düşüren kendini yüksekte görenlere müdahale edilmesi dileğiyle.
- Trakya Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümü 2.sınıf öğrencisiyiz. İstanbul Üniversitesi‘nde yaşanan olaylar doğrultusunda Türkiye‘nin birçok üniversitesinde başörtü ile kampüse, derslere girilmeye başlandı. Bizler artık bu konuda konuşur olduk. Biz de derslere artık örtümüzle girmek istiyorduk. Önceleri rektörlükten bir yazı geleceğini umduk. Bir hareketlilik olmadığını görünce fakülte dekanımızla bu konuyu konuşmak istedik. Yaklaşık 4 hafta boyunca her gün kendisinin yanına gittik fakat ulaşamadık. Hep randevumuz ertelendi. Vazgeçtik... Bu sırada ara tatile girmiş bulunduk. Tatilde tanıştığım bir arkadaşım beni Mazlum-Der‘in özgür üniversite grubuna yönlendirdi. Gruba mail attık ve Av. Fatma Benli ile tanıştık. Kendisi bizi yasal haklarımız konusunda oldukça bilgilendirdi.
Üniversite öğrencilerinden biri süreci şöyle anlattı:
İkinci dönem, 21 Şubat 2011 tarihinde Trakya Üniversitesi Ayşe Kadın Yerleşkesi kampusuna örtümüzle girmek istedik ve bunun için arkadaşlarımızla görüştük. Kendimizi içeri alınmayacağımıza o kadar inandırmışız ki -ya da inandırılmışız mı demeliyim bilmiyorum- dilekçeleri tutanağı hazırlayıp gittik. Güvenlikten hiçbir şey olmamış gibi geçmeye çalıştık fakat engellendik. Bunun üzerine güvenlik görevlisine bizim kılık kıyafetimize karışmak gibi bir yetkisinin olmadığını, sadece okulun öğrencisi olup olmadığımızı kontrol edebileceğini söyledik. Rektörlükten herhangi bir yazı gelmediğini, bizi örtümüzle içeri alamayacağını söyledi.
Biz de güvenlik görevlilerini İç İşleri Bakanlığı, Valiliğin atadığını ve rektöre bağlı olmadıklarını söyledik. Bu şekilde geçen konuşmalar sonrasında kampusa örtümüzle girebildik. Bizden hemen sonra kampusa girmek isteyen örtülü arkadaşlardan isim aldıklarını öğrendik. Fakat ertesi gün ne kimseden isim aldılar, ne de herhangi bir uyarıda bulundular. Bu süreçte bazı fakültelerde hocalarından destek alıp derslere örtülü giren arkadaşlarımız oldu. Fakat biz fakültenin kapısında örtümüzü açmak zorunda bırakıldık. Neden olarak herhangi bir yazı gelmediği müddetçe fakülte binasına giremeyeceğimiz söylendi. Bu süreçte derslere şapkayla girmeye başladık.
28 Şubat 2011‘de yani kampusa örtümüzle girebildiğimiz 6. günde ise ikinci öğretim arkadaşlar yeniden güvenlik görevlisi engeline takılmışlar. Yazı geldiği ve bu şekilde giremeyecekleri söylenmiş. Biz bu haberi aldığımızda açıkçası bizimle dalga geçtiklerini, 28 Şubat olduğundan böyle davranabileceklerini düşündük. Ancak 1mart 2011‘de biz de kampus kapısından aynı sebeple geri çevrildik. Kimden yazı geldiğini ısrarla söylemediler. Biz de tutanak tutarak şikâyet dilekçelerimizi gerekli mercilere göndereceğimizi söyleyerek işlemlere başladık. Bonemizi çıkarıp, şalı dolayarak, soğuktan korunuyor izlenimi vererek kampusa girebileceğimizi söylediler.
Biz de örtümüzün üzerine şapka takarak kampusa girdik. Edirne‘ye geleli sadece 1 hafta oldu fakat aylardır buradaymışız ve her gün bu sıkıntılarla uğraşıyormuşuz gibi geliyor. Yasağın kalkmış olduğu 6 günde her gün okula giderken acaba bugün kimin kötü bakışına maruz kalırız, kimden uyarı alırız, kime nasıl cevap veririz, nasıl davranmamız gerekir diye düşünmekten uyku tutmadı. Her gün eve gelip yasaları ezberlercesine okuduk. Fakat 28 Şubat günü özgürlüğümüzün 6. gününde tekrar kampusa alınmadığımızı öğrendik." - Trakya Üniversitesi Sağlık bilimleri fakültesi örgencisiyim. Ülkemizde yıllardır süregelen haksızca dayatma olan başörtü yasağının son günlerde çözüme kavuşur görünmesinden faydalanamayan bizler hakkimizi savunmaya kalktık fakat karşımızda muhatap bulamıyoruz. Çok acayiptir ki güvenlik ile muhatap oluyoruz. Doğru düzgün bir açıklama yapamayan görevliler ‘emir kuluyuz‘ deyip konuyu üst mercilere iletmekteler bu çocuk oyuncağına çevrilmiş durumdan bir an önce kurtulmak istiyoruz..
-Trakya Üniversitesi Mütercim Tercümanlık bölümünde okumakta yada okumaya çalışmaktayım. Sistemsel bunalım içerisinde başımızı okul kapısından çıkarıp zorla nefes alan eğitim mağdurluğu bize yaşatılan. Aydınlanmamış aydınların kendi karanlığında boğulmaktayız. Bu derebeylik sistemine ancak birlikle karşı koyabiliriz. En önemlisi kardeşlerimizin desteğidir. Bu yasak İslam‘a konmuş bir yasaktır. Unutulmamalıdır ki bu yasağı uygulayıcılar kadar bu uygulamayı öylece seyreden tüm Müslümanlardan biz de davacı olacağız. Lütfen davayı sahiplenelim, sarılalım.
-Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi‘nde öğrenim görme çabası içerisindeyim. Bugün bu çalkantılar yaşanırken 4 yıl önceki yasağı kaldırma girişimi esnasında SAYIN BÖLÜM BAŞKANIMIZIN kendine olan nedeni belirsiz aşırı güveni ile ve bir sultan edasıyla, BAŞORTUSU GİBİ BİR DURUM SÖZ KONUSU OLAMAZ, KİMSE UĞRAŞMASIN ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ" söylemleri ile sözlü bir baskıya uygulamaları geldi gözlerimin önüne. Unutmadan 90‘lı yıllarda uygulanan ikna odaları da tarihe falan sıkışmışta değil. Sayın Medeni ve Çağdaş Akademisyenlerimiz birebir Günümüzde bunu uygulamakta Psikolojik bir harp ilan etmektedir. Bu durumun çözümü ise esasında basit ve uygulanabilirdir. Çözüm Birlik olmaktadır. Bende Tüm Müslümanları bu konuda duyarlılığa davet ediyorum.





