Bugün size Başkentteki en çetin koalisyon pazarlığını “çok üst düzey bir kaynağıma” dayanarak açıklıyorum. Öyle ki diğer pazarlıklar hep teferruat kalır. Olay şöyle. Bayram öncesi hayatımda ilk defa CHP Genel Merkezi’ne gittim. Çok üst düzey bir yetkili karşıladı. Bendeniz girerken, Sayın Başbakan Davutoğlu ve ekibi de çıkıyordu. CHP en üst düzey protokol alarmındaydı. Yandaşı, yoldaşı, havuzu, merkeziyle bütün medya adeta seferber olmuştu. Bu arada herkes önceden kaynaklarına ulaşıp, Kılıçdaroğlu ile Davutoğlu’nun koalisyon pazarlıklarını öğrenmeye çalışıyordu.
Ne edip edip meslektaşlarımı atlatmayı başardım. CHP Genel Merkezi’nin en yetkilisi ile irtibata geçtim. Bütün odalara, gizli-açık toplantılara, makamlara, MYK’ya destursuzca girip çıkan kaynağımla sessiz sedasız buluştuk. Kameraların kıskanç bakışları arasından süzülüp, bir kenarda koalisyon pazarlıklarını sordum. CHP’nin Baykal yadigârı “Her sırra vakıf” kedisi Şero’ya!
Kendinden emin, eyvallahsız bir hali vardı. Dedim ki Şero; “Ne konuştu Kılıçdaroğlu ile Davutoğlu içeride, hangi bakanlık olmazsa olmaz sizin için ” Dedi “Valla, ne Çevre Bakanının kirpisi, ne Tarım Bakanlığı’nın İngiliz Atları, ne de Maliye Bakanının ikizleri… Benim, aklım fikrim Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki Nabi Avcı’nın Pamuk’unda. Yeter artık bunca muhalefet, bak şahsen de parti olarak da çok yaşlandık. Milli Eğitim Bakanlığı’na taşınmak istiyorum artık. İlla da Milli Eğitim...”
CHP’li Şero, AK Parti’li Pamuk’un Milli Eğitim’de 4+4’ü çıkarıp, bir dört sene kalacak olmasına da “Çok içerlemiş.” “İkinci +4’e ne gerek var. Kesintisiz 8 sene CHP olarak biz kalacağız. Bundan taviz vermeyiz” dedi bana... Şero’ya göre, CHP ile koalisyon görüşmelerinde en çetin pazarlık Milli Eğitimmiş!
Peşinen söyleyeyim. AK Parti ve Davutoğlu için, CHP’li Şero’yu Milli Eğitim’den vazgeçirmek hayli zor olacak.
KOALİSYON ve SEÇİM, TÜRK’ÜN MANŞ TÜNELİ GİBİ…
Avrupa ile İngiltere arasında Manş Tüneli yapılacaktır. Denizin dibinden 52 km. İhaleye çıkılır. Üç ülkeden yüklenici firma katılır. Fransız ve Japon’a “Nasıl yapacaksın ” diye sorulur. “Aynı anda iki taraftan delmeye başlarız. Denizin ortasında bakarız” derler. Fransız, “En fazla 1 metre”, Japon “En fazla yarım metre sapma olabilir. Onu da orada birbirine kavuştururuz” der.
Türk müteahhit Karadenizlidir. Kendinden emin şekilde açıklar projesini: “Aynı anda iki taraftan delerim. Denizin ortasında kavuştu kavuştu. Kavuşmazsa iki tane tüneliniz olur!”
7 Haziran’dan beri tartışıyoruz, koalisyon hükümeti mi, azınlık mı, çoğunluk mu, blok mu, erken seçim mi diye. Herkes merak ediyor.
Bize göre devletin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, özellikle de AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun tavrı tam da Karadenizli Manş Tüneli müteahhidi gibi. “Koalisyon kurulur, başarılı olursa ülke kazanır. Başarısız olur veya kurulmaz da kriz olursa, seçime gider biz kazanırız” havasındalar.
KİRPİ BESLEYEN BAKAN KİM!
Yalan dünyada kalıcı olan ne var ki. Yenisi gelmeye hazırlanan mevcut hükümetimiz de gidiyor işte. Ama kabinede her bakanın ayrı bir tutkusu var. Kimisi atlara, kimisi kedilere, kimisi puro ve motora… Olmaz olmaz demeyin, evinde kirpi besleyen, ölen kuşlarını törenle gömen bakanımız bile var! Örneğin Kültür Bakanı Ömer Çelik, “üç tutkusundan” biri olan motosiklete binmeyi çok seviyor. Mehdi Eker ise bakanlığın arkasındaki botanik bahçede İngiliz atlarına binip, stres atıyor. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, bugünlerde Anayasa Mahkemesi’nin dershane stresini kedisi Pamuk’u severek gideriyor. Meclis kulisinde anlatmıştı. Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce de tam 6 ay kirpi beslemiş. Hem de balkonda. “Çocuklar çok sevdi, zamanla çok alıştık birbirimize” diyor. Yaralı bulmuşlar hayvanı. Bakmışlar ki, “Özgürlüğünü engelliyorlar”, sonunda kendi ortamına bırakmışlar bu en dikenli hayvanı. “Esas kuşumuz ölünce, evde tam bir matem havası esti günlerce, törenle gömdük!” diyor İdris Bey. İdris Bey, göreve devam eder mi, ederse ne kadar başarır bilemiyorum. Umarım Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 12 yılda daha bir rant-beton yığını haline gelen kente dur diyecek bahçeli evleri, yaşanabilir şehirleri inşa ettirir artık TOKİ’ye. Kuşların kanatları 5-30 katlı cehennem sıcağı beton ve demir ucubelere çarpıp kırılmasın diye. Belki “Modern Kentin İnsanına” biraz sevgi ve merhamet gelir böylece!
MAMAK BELEDİYESİ, GÜVERCİNLERİ NEDEN SEVMEZ
Bayramda, Mamak Akdere’deki halamızı ziyaret ettik. Eskiden bir ev, ağaçlı yeşil bir bahçeden oluşan Mamak’ın semtlerinde şimdi toprak ve yeşil görmek mümkün değil. Balkondan baktım! Birbirine 5 metre mesafede, dip dibe beton apartmanlar ve kiremit çatıların biteviye manzarası ne de iç karartıcı! Hırs ve zevksizlik iç içe.
“Biz hayvan seviyoruz ama güvercin sevmiyoruz” dedi Süleyman Abi. Meğerse zavallı bir güvercin apartman boşluğuna düşmüş. Aramışlar Mamak Belediye İtfaiyesi’ni. “Tamam, inşallah” demişler. Ne gelen olmuş, ne giden! Hayvancağız, bir hafta boyunca çırpına çırpına can vermiş. “Kedi deseydik, gelirlerdi” diye de ekledi. Gecekondu diyarı Mamak’ta, şimdi vadinin yamaçlarına yemyeşil parklar, şırıl şırıl şelaleler yapılmış. Yel değirmenleri vs. ne güzel. Tamam da, bir, iki dönümlük alana 20 kat ucube dikerken, hiç mi vicdanlar sızlamıyor. Güvercinler hiç uçamasın, hep betona çarpsın diye mi!
TEMSİLCİLER GEÇİDİ
Adeta gelenek olmuştu! Bazı gazete ve televizyonların temsilcileri Meclis şeref holünde sıraya dizilirlerdi. AK Parti Grup konuşmasına gelen, geçmişte Başbakan Tayyip Erdoğan’ı, 11 aydır da Başbakan Davutoğlu’nu karşılarlardı. Objektiflere çok daha net yansıyan bu manzaraya bazı foto muhabirleri de ifrit olurdu.
7 Haziran’dan beri takip ediyorum. ‘Baştan hizaya gel” durumu biraz gevşemiş. Merkez medya meslektaşlarımızı CHP’li Hükümet heyecanı sarmış. Ne de olsa kuvvet, güç tek elde değil artık! Bakalım bu sevinçleri, CHP’li koalisyonla taçlanacak mı