Ankara kulislerini ve kamuoyunu uzun süredir meşgul eden suç örgütü soruşturmasında sular durulmuyor. Savcılık, dosyanın kapağını bu kez 'dijital izler' için araladı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen süreçte, örgüt şemasını çözecek yeni detaylara ulaşıldı.

DİJİTAL ARŞİVDEN DELİLLER ÇIKTI

Soruşturma birimlerinin örgüt üyelerine ait dijital materyaller üzerinde yaptığı incelemeler, operasyonun ikinci perdesini açtı. Materyallerin didik didik edilmesiyle elde edilen "yeni deliller", Ankara İl Jandarma Komutanlığı ekiplerini harekete geçirdi. Belirlenen adreslere düzenlenen eş zamanlı operasyonda kritik isimler gözaltına alındı.

3 İSİM TUTUKLANDI

Operasyonun hedefindeki isimler dikkat çekiciydi. Baskınlarda Ayhan Bora Kaplan’ın avukatı Tarık Teoman, emekli polis memuru Önder P., halen görevde olan polis memuru Resul A. ve Erhan B. yakalanarak jandarmaya götürüldü.

Jandarmadaki sorgu işlemlerinin tamamlanmasının ardından şüpheliler Ankara Adliyesi'ne sevk edildi. Hakim karşısına çıkan şüphelilerden avukat Tarık Teoman, emekli polis Önder P. ve Erhan B. tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Şüphelilerden Önder P. nöbetçi mahkemede verdiği ifadede, "Ayhan Bora Kaplan isimli şahsın adreslerini basan ilk polis memurlarındanım. Bu insanlarla 7 sene boyunca hep mücadele etmişimdir. Arkasından koşturduğum insanlarla adımın birlikte anılması yanlıştır. Şimdiye kadar hiçbir sabıkam ve idari cezam yoktur. MASAK raporlarımdan herhangi bir şey çıkmamıştır. Serdar S. isimli şahıs, 2 sene sonra telefonunu göndermiş. Serdar isimli şahısla aramızdaki yazışmalar gerçek değildir. Tüm bu içerikler kurgudan ibarettir. Bu adamlarla mücadele ederken böyle bir örgüte üye olmam mümkün değildir. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmamı talep ediyorum." dedi.

'CEZA AVUKATLIĞI DIŞINDA HİÇBİR ŞEY YAPMADIM'

Kaplan'ın avukatı Tarık Teoman da atılı suçlamayı kabul etmediğini ifade ederek, "Ben Ankara Barosu'na bağlı 20 yıllık avukatım. Sevk maddesine bakılırsa örgüte hiyerarşik bağlantım bulunmadığı açıktır. Örgüte yardım etmem ve örgütün içerisinde olmam mümkün değildir. 2 kişi arasında yapılan görüşmelerde benim haberimin olup olmadığı soruldu. Ben ceza avukatlığı dışında hiçbir şey yapmadım. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmamı talep ediyorum." diye konuştu.

Şüpheli Erhan B. de örgüte dair kimseyi tanımadığını ve kimseye yardım etmediğini söyleyerek, "Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmamı talep ediyorum.” ifadesini kullandı.

Şüphelilerden Önder P. nöbetçi mahkemede verdiği ifadede, "Ayhan Bora Kaplan isimli şahsın adreslerini basan ilk polis memurlarındanım. Bu insanlarla 7 sene boyunca hep mücadele etmişimdir. Arkasından koşturduğum insanlarla adımın birlikte anılması yanlıştır. Şimdiye kadar hiçbir sabıkam ve idari cezam yoktur. MASAK raporlarımdan herhangi bir şey çıkmamıştır. Serdar S. isimli şahıs, 2 sene sonra telefonunu göndermiş. Serdar isimli şahısla aramızdaki yazışmalar gerçek değildir. Tüm bu içerikler kurgudan ibarettir. Bu adamlarla mücadele ederken böyle bir örgüte üye olmam mümkün değildir. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmamı talep ediyorum." dedi.

'CEZA AVUKATLIĞI DIŞINDA HİÇBİR ŞEY YAPMADIM'

Kaplan'ın avukatı Tarık Teoman da atılı suçlamayı kabul etmediğini ifade ederek, "Ben Ankara Barosu'na bağlı 20 yıllık avukatım. Sevk maddesine bakılırsa örgüte hiyerarşik bağlantım bulunmadığı açıktır. Örgüte yardım etmem ve örgütün içerisinde olmam mümkün değildir. 2 kişi arasında yapılan görüşmelerde benim haberimin olup olmadığı soruldu. Ben ceza avukatlığı dışında hiçbir şey yapmadım. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmamı talep ediyorum." diye konuştu.

Şüpheli Erhan B. de örgüte dair kimseyi tanımadığını ve kimseye yardım etmediğini söyleyerek, "Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmamı talep ediyorum.” ifadesini kullandı.

Muhabir: Emre Gürbüz