Genç yetişkin kanser hastalarına yönelik bilimsel çalışma, Uluslararası Onkoloji Hemşireliği Kongresi’nde “Sözel Bildiri Üçüncülük Ödülü”ne layık görüldü

Hippoterapi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Ün: “At bir araç değil, ekip arkadaşımız”

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (AYBÜ) Hippoterapi Uygulama ve Araştırma Merkezi, atların ritmik hareketlerinden ve insan-at etkileşiminden yararlanılan uygulamalarla özel gereksinimli bireylerden kanser hastalarına kadar farklı grupların fiziksel, sosyal ve duygusal gelişimlerini desteklemeye yönelik çalışmalar yürütüyor.

Merkez, hippoterapi alanında bilimsel araştırma, uygulamalı eğitim ve toplumsal katkı çalışmalarını aynı çatı altında buluşturuyor. Çalışmalar bilimsel yaklaşım, güvenlik, etik ilkeler, bireysel farklılıklar ve at refahı esas alınarak gerçekleştiriliyor.

Whatsapp Image 2026 10 04 At 22.13.16 (1)

TÜRKİYE’NİN İLK TAM TEŞEKKÜLLÜ HİPPOTERAPİ MERKEZİ

Atın ritmik hareketinden yararlanılan uygulamalarla denge, postür ve motor becerilerin geliştirilmesi desteklenirken özgüven ve sosyal iletişimin güçlendirilmesi de hedefleniyor.

Yaklaşık 250 metrekarelik kapalı merkez binasının yanı sıra kapalı manej, bin metrekarelik kum uygulama alanı, 3 bin metrekarelik çim alan, padoklar, at bakım ve yıkama alanları ile veteriner hekim çalışma alanı bulunan merkezde uygulama, eğitim ve araştırma faaliyetleri yürütülüyor.

Merkez Müdürü Öğr. Gör. Ali Ekber Ün, merkezin Türkiye’nin ilk tam teşekküllü hippoterapi merkezi olarak görev yaptığını belirterek, “Burada özel gereksinimli bireylerimize, ihtiyaç sahibi bireylerimize ve yaşlılarımıza terapi hizmeti veriyoruz. Çalışmalarımızı bilimsel ve etik değerler çerçevesinde sürdürüyoruz.” dedi.

Hippoterapide kullanılacak atların bilimsel kriterlerle seçildiğini belirten Ün, “Bu tedavi yönteminde at bir araç değil, ekip arkadaşımız. Bu nedenle öncelikle sağlıklı olması, ardından hippoterapiye uygunluğunun belirlenmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Atların sağlık durumlarının yanı sıra fiziksel uygunlukları, davranış özellikleri, dengeli ve ritmik yürüyüşleri ile insanlarla güvenli etkileşim kurabilmeleri de dikkate alınıyor.

20 HASTAYLA BİLİMSEL OLARAK İNCELENDİ

Merkezde onkoloji alanındaki akademisyenlerle iş birliği içinde genç yetişkin kanser hastalarına yönelik bilimsel çalışma da gerçekleştirildi.

20 hastanın katıldığı araştırmada, at destekli aktivitelerin hastaların iyi oluş süreçleri üzerindeki etkileri bilimsel verilerle değerlendirildi.

Ün, “Uygulamanın, sayısal verilerle kanser hastalarına iyi geldiğini tespit ettik.” dedi. Araştırmanın sonuçları, Uluslararası Onkoloji Hemşireliği Kongresi’nde “Sözel Bildiri Üçüncülük Ödülü”ne layık görüldü.

Çalışmalar kanser tedavisine alternatif bir yöntem olarak değil, mevcut tedavi ve rehabilitasyon süreçlerini destekleyen tamamlayıcı uygulamalar olarak değerlendiriliyor.

Merkez, hippoterapinin yaygınlaştırılması amacıyla fizyoterapist, ergoterapist ve dil-konuşma terapistlerinin de yer aldığı farklı disiplinlere yönelik eğitim ve iş birliği faaliyetleri yürütüyor.

ATIN RİTMİ DENGE VE KOORDİNASYONU DESTEKLİYOR

Fizyoterapist Tuğba Kılıçkaya, çalışmaların her bireyin ihtiyacına göre planlandığını belirterek, “Çocuklarımız asıl tedavilerini, fizik tedavilerini almaya devam ediyor. Buraya destekleyici terapi amacıyla geliyorlar. Takiplerini yapan fizyoterapistlerle iletişim hâlinde süreci sürdürüyoruz.” dedi.

Atla etkileşimin sosyal gelişimi de desteklediğini belirten Kılıçkaya, “Atın ne hissettiğini çocuğa anlatıyoruz. Böylece empati duygusunun gelişimini de gözlemliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Fizyoterapist Rümeysa Karayel ise “En önemlisi, özgüven kazandırıyor. Atın üstünde tek başına durabilmesi, bir şeyi yapabiliyor olması çocuğa ‘Ben bunu yapabilirim’ hissi veriyor.” dedi.

AT KORKUSUNDAN “EN SEVDİĞİM HAYVAN”A

Merkezde uygulamalara katılan 9 yaşındaki Nevfel Tuğra Bozkurt, ilk geldiğinde atlardan korktuğunu, zamanla onlarla güçlü bir bağ kurduğunu anlattı. Haftada bir gün merkeze gelen Nevfel Tuğra, “Ayağa kalkıyorum. Atın üstünde emekleme yapıyorum. Sonra basket oynuyorum.” dedi. Atlarla kurduğu bağı ise “Benim en sevdiğim hayvan köpekti, şu an at.” sözleriyle anlattı.

Teyzesi Azranaz Yankaya, “İlk geldiğinde duruşu daha eğikti. Şu an daha dik duruyor. Özgüven açısından da gelişme oldu. Gün geçtikçe daha da etkisini görüyoruz.” dedi.

Dedesi İsmail Yankaya da “Tuğra’nın burada çok mutlu olduğunu gördüm. Sosyal yaşantısında da büyük bir değişiklik oldu. Daha içine kapanıkken özgüven kazandı, kendisini daha güzel ifade etmeye başladı.” ifadelerini kullandı.

ÇOCUKLARDAN YAŞLILARA GENİŞ BİR KESİME ULAŞILIYOR

Merkez; özel gereksinimli bireylerin yanı sıra çocuklar, yaşlılar, kanser hastaları, gazilerin çocukları ve farklı dezavantajlı gruplara yönelik sosyal sorumluluk ve bilimsel çalışma projeleri yürütüyor.

AYBÜ öğrencilerine uygulamalı eğitim ve araştırma ortamı sunan merkez, farklı akademik birimler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla da iş birlikleri gerçekleştiriyor.

ATLARLA İLGİLENMEK NELERE İYİ GELİYOR?

Atlarla ilgilenmek; fiziksel dengeyi güçlendirmeye, stresi azaltmaya, özgüven kazandırmaya ve empati yeteneğini geliştirmeye iyi gelir.

Atlar ve binicilikle kurulan bu özel bağın başlıca faydaları şunlardır:

• Denge ve duruş: Atın ritmik adımları, binicinin pelvis, bel ve gövde kaslarını çalıştırarak denge reflekslerini geliştirir.

• Kas kuvveti: Oturuş ve yönlendirme sırasında karın, sırt, kol ve bacak kasları aktif şekilde güçlenir.

• Koordinasyon: El-göz-vücut koordinasyonunu ve motor becerileri artırır.

Psikolojik ve Duygusal Faydalar

• Stres azaltma: Atların sakinleştirici enerjisi ve onlarla geçirilen vakit zihni boşaltır, kortizol (stres hormonu) seviyesini düşürür.

• Özgüven artışı: Devasa bir hayvanla uyum içinde iletişim kurmak ve onu yönlendirmek kişiye başarı hissi ile özgüven kazandırır.

• Empati ve sorumluluk: Atın bakımını (besleme, temizlik vb.) üstlenmek özellikle çocuklarda sorumluluk bilincini ve duyarlılığı güçlendirir.

• Anı yaşama: Ata binerken veya ilgilenirken tüm dikkatin o ana odaklanması gerekir; bu yönüyle adeta bir meditasyon etkisi yaratır.

Terapi ve Rehabilitasyon (Hippoterapi)

• Atın vücut ısısı ve üç boyutlu hareketleri, özel gereksinimli bireylerde (otizm, serebral palsi, down sendromu veya travma sonrası stres bozukluğu) destekleyici tedavi yöntemi olarak kullanılır.

• TJK bünyesindeki Atla Terapi Merkezleri gibi yetkili kurumlar bu alanda bilimsel ve profesyonel seanslar sunmaktadır.

Kaynak: Haber Merkezi