Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 2016 yılındaki ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada Adli Tıp Kurumu raporu tamamlandı. Mezarı açılarak alınan örneklerin de incelendiği raporda, Denizolgun'un yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. Zehirlenme ve fiziksel müdahale iddialarına ilişkin tıbbi bulgular da değerlendirilirken Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması devam ediyor.
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin soruşturmada hazırlanan yeni Adli Tıp raporu, 5 Kasım 2026'da kamuoyuna yansıdı. İstanbul Beykoz'daki evinde 7 Eylül 2016 tarihinde ölü bulunan Denizolgun'un mezarı, ölümüne ilişkin iddiaların araştırılması amacıyla 19 Ağustos 2026'da açılmıştı. Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu, otopsi bulguları ile mezardan alınan örnekleri birlikte değerlendirdi. İnceleme sonucunda ölümün yüksek tansiyona bağlı beyin kanamasından kaynaklandığı yönünde oy birliğiyle görüş bildirildi.
Arif Ahmet Denizolgun'un ölüm sebebi Adli Tıp raporunda açıklandı
Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 2 Kasım 2026 tarihli raporunda, Arif Ahmet Denizolgun'un yüksek tansiyon ve kalp-damar hastalığı bulunduğu belirtildi. Otopsi ve histopatolojik incelemelerde, yüksek tansiyona bağlı beyin kanamasını destekleyen bulgular tespit edildi.
Kurul, ölümün travmatik olmayan beyin kanaması sonucunda gerçekleştiği yönünde oy birliğine vardı. Denizolgun'un 2016 yılında yapılan ilk otopsisinde de ölüm nedeni beyin kanaması olarak değerlendirilmişti.
Yeni rapor kapsamında önceki otopsi kayıtları, olay yeri belgeleri ve mezardan alınan örnekler yeniden incelendi.
Arif Ahmet Denizolgun'un mezarı neden açıldı?
Denizolgun'un ölümünün ardından gündeme gelen şüpheli ölüm iddiaları üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütüldü.
Soruşturma kapsamında 19 Ağustos 2026 tarihinde fethi kabir işlemi gerçekleştirildi. Denizolgun'un mezarından alınan kemik, doku ve toprak örnekleri Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
Örnekler üzerinde toksikolojik ve diğer adli tıbbi analizler yapıldı. Daha önce düzenlenen otopsi raporları da yeni incelemeye dahil edildi.
Zehirlenme iddiaları için yapılan incelemede ağır metaller değerlendirildi
Adli Tıp Kurumunun raporunda, Denizolgun'un dokularında çeşitli ağır metaller tespit edildiği ancak bunların normal düzeylerde bulunduğu belirtildi.
İncelenen örneklerde aranan diğer toksik maddelere de rastlanmadı. Kurul, elde edilen sonuçlar doğrultusunda zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığını bildirdi.
Denizolgun'un ölümünde fiziksel müdahale ihtimali de araştırıldı. Ağız ve burnun kapatılması, boyna baskı uygulanması veya göğse bastırılması sonucu ölüm meydana geldiğine ilişkin tıbbi bulgu tespit edilmedi.
Otopsi raporundaki morluklar ve boyun kıkırığındaki kırık incelendi
Adli Tıp raporunda, Denizolgun'un göğüs bölgesinde belirlenen morluklara da yer verildi. Bu izlerin ölümden önceki 3 ila 14 günlük süreçte oluştuğu ve ölüme neden olabilecek nitelikte olmadığı değerlendirildi.
Mezardan çıkarılan örneklerde boyun kıkırdağında kırık bulunduğu belirtildi. Kurul, söz konusu kırığın mezara gömme ve mezardan çıkarma işlemleri sırasında meydana geldiği görüşüne vardı.
Yapılan değerlendirmede, travmatik bir etki sonucunda ölüm gerçekleştiğini gösteren tıbbi delile rastlanmadığı kaydedildi.
Arif Ahmet Denizolgun soruşturmasında Başsavcılığın incelemesi sürüyor
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 5 Kasım 2026 tarihinde yaptığı açıklamada Adli Tıp Kurumunun değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı.
Başsavcılık, soruşturmanın tanık beyanları, olay yeri tutanakları, otopsi raporları ve diğer deliller doğrultusunda sürdürüldüğünü bildirdi.
Adli Tıp raporunda ölüm nedeni yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması olarak değerlendirilirken Başsavcılığın dosyadaki bazı tespitlerin açıklığa kavuşturulması için ek rapor talep edeceği de bildirildi.





