Otomobil sahipleri arasında nesilden nesile aktarılan bazı kalıplaşmış bilgiler, aslında ne sürüş konforuna katkı sağlıyor ne de yakıt tasarrufu yaptırıyor. Aksine, modern teknolojiyle donatılmış yeni nesil motorlarda bu eski usul yöntemleri uygulamak, hem aracın performansını düşürüyor hem de bakım maliyetlerini katlıyor. Slashgear gibi platformlarda yayımlanan araştırmalar, sürücülerin bir türlü vazgeçemediği bu yanlışların temelinde, Porsche veya Lamborghini gibi markaların pist odaklı tercihlerinin günlük kullanımla karıştırılmasının yattığını gösteriyor. İşte sanayi ustalarının ve teknoloji laboratuvarlarının "artık yapmayın" dediği o kritik hatalar.

MOTORU ISITMAK İÇİN DAKİKALARCA BEKLEMEYİN

Hava sıcaklığı sıfırın altına düştüğünde sürücülerin ilk yaptığı iş, kontağı çevirip aracın başında beklemek oluyor. Eski model araçlarda yağın akışkanlık kazanması için bu bir zorunluluk olsa da, günümüzdeki yakıt enjeksiyonlu motorlarda durum tamamen değişti. Modern yağlayıcılar sisteme saniyeler içinde yayılıyor. Motorunuzun tamamen yağlanması için yaklaşık 30 saniye yeterli görülüyor. Uzmanlar, dakikalarca rölantide beklemek yerine, aracı düşük devirde hareket ettirerek ısıtmanın çok daha verimli olduğunu vurguluyor.

3 BİN KİLOMETREDE BİR YAĞ DEĞİŞİMİ TARİHE KARIŞTI

Hala pek çok sürücü, her 3 bin kilometrede bir yağ değiştirme kuralına sadık kalsa da, sentetik yağ teknolojisi bu sınırı çoktan aştı. Yeni nesil otomobillerin kullanım kılavuzlarında, yağ değişim aralıklarının 10 bin mil (yaklaşık 16 bin kilometre) seviyelerine kadar çıktığı kaydedildi. Motor tipi ve üretici tavsiyeleri dikkate alınmadan yapılan sık değişimler, sadece çevre kirliliğine ve gereksiz maliyete yol açıyor.

BOŞA ALMAK TASARRUF DEĞİL YAKIT İSRAFI YAPTIRIYOR

Artan akaryakıt maliyetleri nedeniyle başvurulan yokuş aşağı vitesi boşa alma yöntemi, modern motor kontrol modüllerini (ECU) devre dışı bırakıyor. Araç vitesteyken yokuş aşağı inerken sistem yakıt beslemesini tamamen keserken; vitesi boşa almak, motorun stop etmemesi için rölantide yakıt yakmaya devam etmesine neden oluyor. Ayrıca premium benzin kullanımının her araçta performans artışı sağlamadığı, modern motorların kontrol sistemleri sayesinde normal benzinle de vuruntuyu önleyebildiği ifade edildi. Antifrizin ise sadece kışın değil, motoru aşırı ısınmadan ve korozyondan korumak için dört mevsim kullanılması gerektiği hatırlatıldı.

Yangın riski konusunda ise İsveç’ten gelen veriler, elektrikli araçların sanılanın aksine içten yanmalı motorlara göre çok daha az alev aldığını gösterdi. Ancak elektrikli bir aracın söndürülmesi için gereken su miktarının, normal bir araca göre çok daha yüksek olduğu kaydedildi.

Kaynak: Haber Merkezi