Anadolu izlenimlerime devam ediyorum.
Gördüğüm şudur; ana yollardan köylere bağlanan yollar kısmen de olsa çalışır durumda.
Ancak köyler arasındaki bazı yollarda tesviye (düzeltme) şart. Küçük derelerden gelen seller, çakıllar, yolları bozmuş.
Hatırlıyorum; eskiden YSE adında bir teşkilat vardı. Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı bir kuruluştu. Açılımı şuydu; Yol Su Elektrik.
Her bahar aylarında köyler arasında ulaşımı temin eden bu yollara greyderler, dozerler, kepçeler gelir, bozulan kısımları düzeltirdi.
***
YSE'nin görev ve sorumlulukları hayli ayrıntılı idi;
* "Devlet ve il yolları ağı dışında kalan köyler ve bağlı yerleşim birimlerinin köy yolu ağını tespit etmek, bu yollarla köy içi yollarını ve bu yollar üzerindeki sanat yapılarını yapmak, mevcutlarını geliştirmek,
* Kalkınma plan ve programlarında yer alan ilke ve politikalara uygun bir şekilde, toprak ve su kaynaklarının verimli kullanılması,
korunması ve geliştirilmesini sağlamak,
* Baraj, havaalanı, fabrika ve savunma ile ilgili tesislerin yapımı, tarih ve tabiat kıymetlerinin korunması gibi amaçlarla yapılacak kamulaştırmalar nedeniyle, geçim imkânlarını kısmen veya tamamen kaybedecek nüfus ile göçmen ve göçebeleri, bulunduğu yerde geliştirilmesi mümkün olmayan orman içi köyleri, mahalle, kom, mezra gibi dağınık yerleşme yerlerini yeni bir yerleşme yerinde toplamak, tarım içi ve tarım dışı sahalarda iskân etmek,
* Köy ve bağlı yerleşim birimlerinin yol, su ve kanalizasyon tesisleri ile askerî garnizonların içme ve kullanma suyu tesislerini yapmak,
* Tarım alanlarının gayesine uygun
kullanımını sağlamak, devlet sulama şebekelerinde arazi tesviyesi, tarla başı kanalları, tarla grup yolları ve tarla içi drenaj tesislerini yapmak,
* Kasaba ve köylerin imar planlarını hazırlamak, kendi evini yapana tip proje ve gerekli kredileri vermek,
* Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki arazinin tespit, tayin ve hazine adına tescil işlemlerini yapmakla görevli kılınmıştır."
YSE, 13 Ocak 2005 tarihli 5286 Sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Kaldırılması Kanunu'nun çıkmasının ardından kapatıldı, kapısına kilit vuruldu.
Köylerin boşalmasını hızlandıran bu düzenlemeye TBMM'de parmak kaldıranlar, şimdilerde, bir parça da olsa nedamet
duyuyorlar mıdır, acaba!
***
Küçük bir not daha; eskiden köyler arasındaki yollar daha aktif idi. Araçlar vızır vızır çalışırdı.
Şimdi mesela, gittim, gördüm;
Altın madeni faciasının yaşandığı İliç'in, özellikle Kuruçay bölgesindeki bazı köy yolları bakıma muhtaç halde. Bazı köyler arasındaki yolların bozuk olduğunu müşahede ettim. Küçük bir el atma ile o yollar eski hale gelebilir. Neden olmasın!
***
Şu soruyla bağlayalım bu bölümü; köylerin boşaltıldığı, uçsuz bucaksız toprakların sahipsiz kaldığı, köylünün yumurtasını bile üç harfli marketlerden satın aldığı böyle bir dönemde, YSE gibi bir kurum asıl şimdi gerekli değil midir?
Sizce...
DİVRİĞİ BELEDİYE BAŞKANI CİHAN DENİZ AKBAŞ, MEHMET ABİMİZİN DERTLERİNİ DİNLER Mİ?
Anadolu izlenimleri kapsamında;
Divriği'den Mehmet Aydın anlattı;
"Çok pahalı bir GSM şirketi var. Benzeri şirketler de Türk halkını resmen sömürüyorlar. Adeta kapitülasyon dönemini yaşıyor gibiyiz. Adalet Bakanlığına şikâyet ettim bu pahalılığı. Bunun neresinde adalet var diye! Adalet Bakanlığı, dilekçemi Ticaret Bakanlığı’na göndermiş. Bu bakanlığı aradım, bana dediler ki; "Böyle bir dilekçeniz mevcut değil..."
***
Devam ediyor Mehmet Aydın;
"Divriği"de çöpler toplanmıyor!
Yakında hastalıklar baş gösterecek Divriği'de.
Belediye başkanı bizimle muhatap olmuyor.
Hükümet binası yapılacak para yok. Tarım ilçe binasının yıkılıp yeniden yapılması lazım, yıkmak için de para yok!
Heeey beni duyan var mı acaba?"
***
Divriği Belediye Başkanı Cihan Deniz Akbaş'tan ricamdır; Mehmet Aydın abimize bir kahve çay ikram ederek dertlerini dinlese... Düşüncelerini paylaşsa... Bakalım neler söylüyor.
Öyle ya, bir belediye başkanı, o yörenin "şehr-i emini' dır. Yani o bölgenin en
güvenilir, emin olunan şahsiyetidir. Cihan Deniz Akbaş'a şimdiden teşekkürler...
MÜLAKAT UYGULAMASI KALDIRILMALIDIR!
Okullar, 2024-2025 eğitim öğretim yılına başlarken, bu alanda genel sorunlar nelerdir? Bir göz atmakta yarar var;
* Eğitim çalışanlarının alım gücü artırılmalıdır.
* 20 bin öğretmen atama sürecindeki belirsizlik bir an önce giderilmelidir.
* Mülakat uygulaması kaldırılmadır.
* Öğretmen açığı sorununa çözüm bulunmalıdır.
* Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik son bulmalı, kadrolu istihdam esas alınmalıdır.
* Yer değişikliği talepleri karşılanmalıdır.
* Mağduriyet giderilerek, kalıcı bir kariyer sistemi kurulmalıdır.
* Eksiklikler giderilmeli, Öğretmenlik Meslek Kanunu, adını hak eden bir içeriğe kavuşturulmalıdır.
* İstihdamda güçlük çekilen bölgelerde cezbedici yöntemler hayata geçirilmelidir.
* Eğitim yöneticiliği liyakat ve kariyer ekseninde profesyonel bir meslek olarak yapılandırılmalıdır.
* Eğitim çalışanlarına yönelik şiddete karşı caydırıcı önlemler alınmalıdır.
* Öğretim yılına hazırlık ödeneği tüm eğitim çalışanlarına ödenmelidir.
* Görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavları yapılmalıdır.
* Hizmetli ve memurların hakları iyileştirilmelidir.
* Şube müdürlerinin sorunları çözülmelidir.
* İşgücü Uygulama Programı, güvencesiz yapısı ve düşük gelir getirisiyle okulların temizlik sorununa çözüm olamaz.
* Okullara doğrudan ödenek tahsis edilmelidir.
* Okul kantinlerinde boykot ürünlerinin satışına izin verilmemelidir.
* Depremin neden olduğu sorunlar tamamen giderilmelidir.
(Ali Kaya, Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı)
ŞUURLU EĞİTİM NASIL OLMALI?
Okullar açıldı...
Milyonlarca öğrenci, yeni bir eğitim öğretim dönemine başladı.
Peki ama eğitim nasıl olmalı?
İyiye güzele doğruya yönlendiren, hak ve hakikat merkezli, ahlak ve maneviyat öncelikli bir eğitim…
Şuurlu bir eğitim, MÜSLÜMANCA bir eğitim nasıl olacak?
İşte bu sorunun cevabı Maaile Dergisi’nin Eylül 2024 sayısında…
***
Ayrıca çok çarpıcı dosyalar bu sayıda da göz dolduruyor, Maaile'de...
Kaçırmayın...
***
Not: Millî Gazete’nin okurlarına sunduğu Maaile Dergisi, sadece abonelere gönderiliyor. (Tlf: 0212 697 10 00)
---

