Sahabe-i kiramdan Sa d b. Ebî Vakkas (R.A.) diyor ki: "Ben anneme iyilik, hürmet ve itaat eden bir evlattım. Ben Müslüman olunca, anam bana:
- Ey Sa d!.. Bu yaptığın ne iştir Ya bu dinini terkedersin ya da ben ölünceye kadar yemem, içmem ve gölgelenmem. Sen de benim yüzümden, ey anasının katili!.. diye ayıplanırsın, dedi. Ben de:
- Ey anacığım! Böyle yapma, iyi bilki ben bu dinimi bırakmam, dedim. O da iki gün ve iki gece (dediği gibi) yemeden durdu. (Bu halini) görünce:
- VALLAHİ! Ey ana!.. İyi bilki, senin yüz tane canın olsa ve bunlar birer birer çıksa, ben bu dinimi yine bırakmam. Artık istersen ye, istersen yeme, dedim. Annem benim bu azmimi görünce, yemek yedi: Bunun üzerine yukarıdaki ayet-i kerime (Ankebût sûresi: 8) nazil oldu." (Nisaburi, Esbabü n-nüzül, Sh: 196, Ayni, Umdetü l-Kari:22/81, A.b.Hanbel, Müsned, 1/186)
Binaenaleyh, ana-babaya itaat etmeyi genel anlamda anlamayacağız. ALLAH Teâlâ ya isyan olan konularda onlara itaat etme. Ama onlar müşrik de olsa gönlünü almaya gayret edeceğiz. Hatta fıkıh kitaplarında şöyle ifade etmişler. Ana ve baba:
- Oğlum beni kiliseye götür derse götürmez. Baba-anne Hıristiyan-Yahudi vs. ise de oğlum beni puthaneme götür derse götürmekle mükellef değil. Ancak sürüne sürüne gitmiş anne veya baba, kilisenin önünden haber göndermiş, çocuğum gelsin beni götürsün demişse oraya gidip sırtına alıp getirecek. Oraya günah işlemeye götürmek yok. Ama oradan getirmek var. Ölçü bu.. Üff demeyeceğiz. Puthanesine gitmişse geri getirme işleminde de ona yardımcı olacağız. Yeni nesilde biz görüyoruz bunu. Yeni nesil Müslüman. Sapasağlam yetişiyor hamdolsun. Dini inanç ve yaşantı hususunda babası ve annesi ile anlaşamıyorlar. Aynı içki sofrasına, üniversitede okuyan bir çocuk, üniversitede İslâm ı tanıyınca, sofraya oturmamaya başlayınca aralarında ikilik meydana gelivermiş. Burada babasıyla içki sofrasına oturmamaya yine devam edecektir. Ama bunlar beni içki sofrasına oturmaya zorluyorlar diye alakayı da kesmeyecektir. Onun için ileride Müslüman olmasına da sebep olabilir. Nasip nedir bilinmez. Bizim üzerimize düşen evlatlık görevini yerine getirmektir.
Meseleyi özetlersek: "Ana-babaya iyilik edin" emri şu hususları emretmektedir:
1- Ana babanın meşru ve mümkün olan arzu ve isteklerini yerine getirin.
2- Onlara hakaret ve hürmetsizlik etmeyin.
3- Onları üzecek ve sıkıntıya sevkedecek söz ve davranışları terkedin.
4- Size muhtaç iseler ihiyaçlarını vaktinde ve minnetsiz temin edin.
5- Ziyaretlerini ihmal etmeyin ve geciktirmeyin.
6- Onlara karşı söz ve davranışınızda edep, hürmet ve merhamet ölçülerine ters düşmeyin.
7- Anne babanın yakınlarına da onların hatırına ilgi ve sevgi gösterin.
8- Ölmüşlerse dua ve hayırlarınızı eksik etmeyin.
9- Kaba ve katı davranışlarınızdan dolayı özür dileyin.
10- Onların bazı yersiz ve yanlış söz ve davranışlarına sabredin.