Bu noktada devreye giren Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, enflasyonun yüksek seyrettiği şu günlerde klasik banka kredilerinin tüketici için taşınması çok ağır bir yüke dönüştüğünün altını çiziyor.
Geleneksel Kredilere Alternatif: Katılım Modeli
Konut veya taşıt sahibi olmak için borçlanmayı göze alanlara kritik bir çağrıda bulunan Memiş, yüksek faiz oranlarıyla dikkat çeken klasik bankacılık ürünlerinden uzak durulmasını tavsiye ediyor. Uzman isim, bunun yerine "katılım sistemi" olarak adlandırılan alternatif finansman modellerinin tercih edilmesinin tüketici lehine olacağını savunuyor. Klasik kredilerin alım gücünü derinden sarstığını belirten Memiş'e göre, katılım bankacılığı çok daha şeffaf bir ödeme planı sunarken, yatırımcıyı uzun vadeli borç sarmalından da büyük ölçüde koruyor.

Yüzde 10'luk Maliyet Avantajı
Faiz oranlarındaki önlenemez yükselişin katılım sistemini çok daha cazip bir hale getirdiğini ifade eden analist, iki sistem arasındaki uçuruma dikkat çekiyor. Katılım modelinde ortaya çıkabilecek ekstra masraflar hesaba katıldığında bile toplam maliyetin yüzde 10 seviyelerinde kaldığını belirten Memiş, klasik bankaların uyguladığı güncel faizlerin bu oranın çok daha üzerinde seyrettiğini hatırlatıyor. Aradaki bu devasa maliyet farkı, özellikle ev ve araba gibi yüksek bütçeli alımlarda vatandaşın cebinden çıkacak toplam parayı ciddi oranda aşağı çekiyor.
Finansal Okuryazarlık Şart
İslam Memiş'in yaptığı bu uyarılar sadece bir ürün pazarlaması değil, aslında geniş çaplı bir finansal farkındalık çağrısı niteliği taşıyor. Uzmanın çizdiği tablodan çıkarılabilecek temel dersler şunlar:
-
Alternatifleri Arayın: Borçlanma maliyetlerinin zirve yaptığı bu zorlu ekonomik dönemde varlık edinebilmek için en uygun finansman yolunu bulmak artık bir stratejik zorunluluktur.




