TÜRKİYEMİZİN durumu hepimizce biliniyor. Hükümet “güç zehirlenmesi” yaşadığı için kendisinden başka kimseyi dinlemiyor. Başlangıçta özelleştirme, yabancılara normalin üzerinde toprak satışı gibi yöntemlerle yalancı bir bahar yaşatsa da, elde avuçta bir şey kalmayınca vatandaşa yüklendi. Astronomik vergiler, neredeyse her gün gelen zamlar halkın belini büktü. Hükümetten beslenen bir avuç rantiyeci ve birden fazla maaş alan bürokratlar dışında hayatından memnun olan kimse yok.
Hükümet, en azından 15 Temmuz, orman yangınları, kriz ve sınır ötesi operasyonlar konusunda siyasi liderleri bilgilendirseydi; hem iç barışı tehdit eden kavga ve polemikler yaşanmaz, hem de, “Akıl akıldan üstündür” atasözümüz gereği yeni çözümlerin kapısı aralanmış olurdu. Hükümetin bencil tutumu yüzünden muhalefet yeni arayışlara girdi. 6 parti bir araya gelerek Türkiye’nin problemlerini seslendirip çözüme ulaştırmak için “altılı masa” oluşturdular.
“Altılı masa” 29 Mayıs günü 7 saat süren “4. Liderler Zirvesi”ni gerçekleştirdi. “Temel İlkeler ve Hedefler” başlıklı bir deklarasyon yayınladılar. Vatandaşın oyunun zayi olmaması, seçimin adil, serbest, şeffaf ve güvenlik içinde yapılması, Stratejik Planlama Teşkilatı’nın kurulması, kuvvetler ayrılığı ilkesine uyularak “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem”e geçilmesi, ayrımcılığın giderilmesi, adaletin tesisi, din ve vicdan özgürlüğü, bağımsız yargı, toplumsal barış gibi konularda mutabık kaldılar.
Siyasi partilerin Türkiye’nin meselelerini “birlikte” müzakere etmesinin önünün açılması, halkımızın beklediği özlenen bir başlangıç oldu.
ORTAK AKIL NE OLDU?
“Ortak akıl” vaadi ile iktidara gelenler, kimseyi dinlemez oldular. Erbakan Hoca, onlara, 2002’de güvenoyu aldıkları ilk gün, “Hükümet Programı” üzerinden “ağabey”lik yaptı. Dinlemediler. Yanlışlıklarını, ESAM Konferansları ve Altınoluk’ta cuma sonraları gündem değerlendirmesi yaparak hatırlattı. Bu konuşmaların bir cümlesi bile TRT ve yandaş medyada yer almadı. Erbakan’ın gücünü sömürmeye gelince, “Erbakan’ın yolundayız” diyorlardı.
Öngörüleri sağlam olan Erbakan Hoca, yıllar önce, bugünleri görmüş gibi, YouTube’da da yayınlanan konuşmasında hükümeti uyarmıştı:
“Bu böyle gitmez. Kaynak bulamıyor. Bu borcun, faizin, açığın sonu yok. Ya ne olacak? Allah vermesin, ülkede büyük bir kaos oluşacak. Ödeyemiyoruz, diye moratoryum ilan edecekler veya iflas ettik, diyecekler. Bu gidişatın sonu başka bir şey değildir. Vatandaşa diyorum ki: Bak kardeşim! Hikâye konuşmuyoruz. Seni konuşuyoruz, vatanı, milleti, yavrunu, torununu konuşuyoruz. Bu milletin güçlü olması lazım. Yeni Bir Dünya’yı ancak bu millet kurar.”
AKP kurucuları içinden de hükümete nice uyarılar yapıldı. Partiden ayrılanların söylediklerini hatırlayın! Daha iki gün önce, AKP’nin kurucularından Kemal Albayrak, “Uzlaştırıcı bir yönetim gelmeli” diyerek şunları söyledi: “Ülke yönetilemiyor. Kaosa zemin hazırlanıyor. İktidar çıkmaz sokakta. Yazık, ülkeyi yaşanmaz yaptılar.” (02.06.2022)
AKP, muhalefetsiz bir iktidar düşledi. Kendisine oy vermeyenlere demediğini bırakmadı. Dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen sınırsız yetkilerine güvendi. Otokratik bir “başkanlık sistemi” oluştu.
6’LI MASA UMUT OLDU
Bereket ki, Türkiye’nin sorunlarını “birlikte” müzakere eden bir “altılı masa” var. Birbirlerine karşı oldukça saygılı davranıyorlar. Emin adımlarla ilerliyorlar. Her geçen gün milletin güvenini kazanıyorlar. Kavga değil, çözüm üretiyorlar. Siyasi hizmet yapmak isteyen bütün kardeşlerim de aynı yolu izlemeli. Türkiye, kavga ve polemikten bıktı. Pek çok sorunumuzu ancak “birlikte” çözebiliriz.
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “6’lı masanın 4. Toplantısı”ndan çıkınca, “Vatandaşlarımızın kaygı ile değil, umutla yaşadığı bir Türkiye için çalışıyoruz” müjdesini verdi. (30.05.2022)
Tecrübeli gazeteci Fikret Bila, “Yaptığı sorgulayıcı ataklarla gündemi muhalefet belirliyor. İktidar ise uzun süreden beri savunma pozisyonunda” diyerek, 6’lı masayı değerlendirdi:
“İktidarın bütün çabalarına rağmen 6’lı masa dağılmadığı gibi, giderek kurumsallaşıyor. Ortak çalışmalar sürüyor. Toplumun önüne ortak bir program konulması için yoğun bir çaba var. Türkiye’nin temel sorunlarına yaklaşımda 6 parti arkasında görüş birliği var.” (27.05.2022)
Bazıları, bu kadar iyi niyet ve güzelliği göremeyip “öküz altında buzağı aramak” yöntemi ile yakıştırmalar yapıyor, kara propagandaya bulaşarak çirkin benzetmeler ve küçümseyici tavırlar ortaya koyuyorlar. Ellerinde “zehir tenekesi” ile dolaşıyorlar. Onların da ıslahı için çalışalım. Bu ülkenin insanı ile kavgaya girmeyelim. “Kötü söz kişinin sıfatıdır” sözünün gereği, kendi sıfatlarını seslendirenlere ne diyebiliriz ki! Altılı masa Türkiye’nin alternatifsiz olmadığını göstermiştir.