Herkesin dilinde mizah olmuş bu söz!
Alo Fatih!..
Alo Fatih!..
Sözün gerisi yarı fırça yarı talimat devam ediyor.
Bu Fatih, bizim Fatih!
Yani eski arkadaşımız, kardeşimiz, dostumuz, Emin Saraç
Hocamızın mahdumu Mehmet Fatih Saraç!
Çizgi film üreten mütevazı bir işyeri vardı.
Hatırladığımız kadarıyla mali müşaviri idik. Belki az kazanıyordu ama hem
davasına katkı sağlıyor, hem de helalinden kazanıyordu. Mutlu bir yaşantısı
vardı. Babası ve hepimizin hocası Muhterem Emin Saraç ın öğütlerine uyuyorduk.
Bu öğütler hep, Milli Görüş yolunda bulunmayı işaret eden, Erbakan Hocamızın
nasıl değerli bir İslami lider olduğu, İslam âleminin kurtuluşunun ancak bu
liderle olabileceği istikametinde idi. Fatih de, biz de Emin Saraç Hocamızın
sözlerinden çıkmamaya özen gösterirdik. Bu durum Reis in Belediye Başkanlığı
döneminin ortalarına kadar devam etti.
Reis in etrafındaki halka değişmeye başladığında Fatih
Saraç ın daha yakınlara sokulur olduğunu gözlemliyorduk. Arap sermayesinin
süpermarket yoluyla Türkiye ye girme hazırlığında olduğu dönemlerdi. İşte,
Reis e en feci yanlışlıkları yaptıran Cüneyt Zapsu ismi, bu yolla
yaklaşabilmişti. Sonradan Amerika da Bu adamı deliğe süpürmeyin diye abuk
sabuk sözler edip, başta Reis in ve bütün milletin onurunu zedeleyen adam!
Başka isimler de vardı tabii ki. Reis in etrafında oluşan bu yeni halkanın 28
Şubat sürecinde ayrıştırıcı roller oynayan kişilerden oluştuğunu hatırlatmak
isteriz...
Önemli bir ayrıntı şudur ki, M. Fatih Saraç bu ayrılık
sürecinde babası Emin Saraç Hocamız ile ters düşmüş gözüküyordu. Çünkü hocamız
bu dönemde de Erbakan hocamızın etrafında yol gösterici rolünü devam
ettiriyordu. Son yıllarda Emin Saraç Hocamızın zihni bir tereddüt geçirmekte
olduğunu duymamıza kadar bu böyle devam etti.
Seneler sonra bugünlerde Mehmet Fatih Saraç, hiç hoş
olmayan bir tarzda gündeme geldi. Gördük ki Sayın Başbakan onu, bir yandaş
medya grubunun başına oturtmuş. İkide bir arayıp, emir, fırça, nasihat karışımı
talimatlar veriyor. Gözlerimize kulaklarımıza inanamadık, aynı türden fırça
karışımı talimatları danışmanlar da veriyor. Sanırız bakanlar, müsteşarlar ve
parti büyükleri de aynı şekilde arayıp talimatlar veriyorlardır.
Eski arkadaşım Fatih Saraç ın karşılıklı konuşmalardaki
tutumu gerçekten içimizi sızlattı. Eziliyor, büzülüyor, ıkınıyor, sıkılıyor.
Emrine verdikleri eski kaşar solcu, renksiz ve üslupları hiç de kendisine uygun
olmayan kişilere de söz geçirememenin ezikliği kendisini perişan ediyor.
Yukarıya karşı ezik ve mahcup, aşağıya karşı aciz ve çaresiz bir Fatih Saraç
görüyoruz.
Bu ve benzeri medya gruplarının, Sayın Başbakan
tarafından, milletimizin derdine deva olan Erbakan Hocamızın havuz sistemine
benzemeyen havuz sistemleri yoluyla nasıl yandaş hale getirildikleri de
gündemin flaş konuları arasında.
Fatih Saraç ın bu sıkıntılı durumunu gördüğümüz ve
hassasiyetlerini çok iyi bildiğimiz için, içinde bulunduğu durumun daha ileri
safhalarında tüyü bitmemiş yetim boyutunu ve öbür dünya boyutunu düşündükçe
sıkıntıdan gözlerine asla uyku girmediğini de tahmin edebiliyoruz. Bu kritik
noktada eski arkadaşımızın yeniden bir nefis muhasebesi yapacağını
düşünmekteyiz. Yapacak ki, her iki dünyayı ilgilendiren yönleriyle 15-20 sene
önceki yaşantısı mı, şu andaki her yönüyle sıkıntılı yaşantısı mı daha İslamidir
Yaptığı büyük hataların farkına varmış mıdır, varmamış mıdır Eski arkadaşım,
dostum, kardeşim bu muhasebeyi mutlaka yapacaktır diyerek, kardeşlik görevimizi
yapmak istiyoruz.
Ama sanırım evladının dünya ve ahiret olarak bu kadar
sıkıntılı bir duruma düştüğünü, dünyadaki Müslümanların içine düşürüldüğü
tarihin en acı durumları, lider olması gereken ülkemizin düşürüldüğü
uluslararası çaresizliği, içerideki ümmetin şuursuzca ayrıştırılmaya
çalışıldığını, ekonomimizin kısa süre içinde yüzde 40 lara varan çöküntüsünü
gören Emin Saraç Hocamızın zihni karışıklıkları netleşmiş olmalıdır.
Bu yönüyle olsun, bu olayın, içinde bir hayır
barındırmakta olduğunu düşünmek istiyoruz.
AKILLI ADAM
Zarardan dönmüş ise biri,
Anlayın o adam akıllı!..
Olmuşsa nefsinin esiri,
Batar gider adamakıllı!..