Almanya Federal İstihbarat Servisi’nin (BND) 1998-2005 yılları arasındaki başkanı August Hanning, devlet sırlarını yabancı bir ülkeye aktarmak ve casusluk yapmak suçlamasıyla tutuklandı.
Soruşturma kapsamında Hanning’in yanı sıra eski özel kalem müdürü Manfred D. hakkında da tutuklama kararı verilirken, skandalın perde arkasından çıkan İsrail bağlantısı ve binlerce gizli belge Almanya gündemine bomba gibi düştü.

- BND'DE ÇİFTE TUTUKLAMA: VATANA İHANET SUÇLAMASI!
Almanya’da güvenlik ve istihbarat bürokrasisini derinden sarsan soruşturmada, BND’nin eski tepesindeki isim olan August Hanning "vatana ihanete teşebbüs" ve "casusluk" iddialarıyla gözaltına alınarak tutuklandı.
Soruşturmanın genişletilmesiyle birlikte, Hanning’in görevde olduğu dönemde sağ kolu olarak bilinen eski Özel Kalem Müdürü Manfred D. de tutuklanarak cezaevine gönderildi.

- 2 BİN GİZLİ BELGE YABANCI SERVİSLERE SIZDIRILDI!
İddianamedeki detaylara göre; Hanning’in BND’deki görevinin sona ermesinden beş yıl sonra, 2010 yılında Manfred D. ile organize bir yapı kurduğu tespit edildi.
Manfred D.’nin yıllar boyunca kurum içerisinden temin ettiği 2 binden fazla gizli belgeyi Hanning’e aktardığı belirlendi.
Sızdırılan belgeler arasında sadece Alman devletine ait kritik bilgiler değil, Almanya’nın müttefiki olan diğer ülke istihbarat birimleriyle yürüttüğü ortak operasyonlara dair gizli verilerin de yer aldığı ifade ediliyor.
Hanning’in bu belgeleri kimliği henüz resmen açıklanmayan yabancı bir istihbarat görevlisine ilettiği saptandı.

- SKANDALI ÇOCUK KAÇIRMA GİRİŞİMİ!
Devasa casusluk ağının ortaya çıkarılma süreci ise film senaryolarını aratmayan bir olayla başladı.
Hanning’in, eski eşinin yanında ve Danimarka’da bulunan iki çocuğunu yasadışı yollarla almak için hamle yaptığı öğrenildi.
İddialara göre Hanning, İsrail İç Güvenlik Teşkilatı Shin Bet’in eski başkanı Yaakov Peri ile temas kurarak çocukları Danimarka’dan kaçırmak üzere İsrailli özel bir ekip kurulmasını istedi.
Olayla ilgili yürütülen adli soruşturmada elde edilen dijital deliller ve belgeler, Alman istihbarat tarihinin en büyük casusluk skandallarından birini gün yüzüne çıkardı.




