Toplumu kendi gündeminden uzaklaştırma uğruna Narin cinayeti, medyada kendini hiç ilgilendirmeyen bir kesim tarafından bütün gayretiyle gündemde tutulup, milletin asıl gündemi olan geçim sıkıntısı, pahalılık ve sağlık problemlerini unutturarak başka bir dünyadaymış ya da rüya âleminden uyanmak istemediği bir ütopyayı yaşar hale getirilmiş. Toplumun kendi sorunlarına sahip çıkması ve bunu gündem etmesi gerekirken, ne yazık ki bu konuda sessiz, duyarsız ve alakasız olmayı tercih eder hale gelmişler.
Memleketim olan Erzurum’da 3 ay geçirdim. Bulunduğum ilçede yollar bozuk, asfalt olmaması bir yana çakırlar, çukurlar araçların amortisörlerini bozacak derecede; yolcuyu da epeyce bir rahatsız eder durumda olmasına rağmen şoföre soruyoruz: “Bu yolların hali ne böyle, belediye başkanı ile görüşmüyor musunuz?” Maalesef şoförden ses yok. Mahalleye doğal gaz gelmiş, kenarda kalan 10 haneye gelince “neymiş efendim ora proje dâhilinde değilmiş”. Yine mahalle sakinlerinden ses yok. Kaymakam vatandaşla görüşmüyor, dert dinlemiyor. Bunun karşısında da vatandaş yine maalesef duyarsız. Yüzlerine söyledik. Şimdi de söylüyoruz. Hani bir söz vardı ya: “Allah dağına göre kar verir.” Bu millet demek ki Allah’tan bunu istiyor. Yine veciz bir sözdür. “Kula bela gelmez hak yazmayınca. Hak bela yazmaz kul azmayınca...” Evet, insanın başına ne gelirse, kendi yaptıklarının karşılığıdır denebilir ama aynı zamanda yapmadıklarının da karşılığıdır. Yine toplum arasında gidişatı beğenmeyenler “tamam ama kim gelecek, alternatifi yok” diyerek bir gaflet içine dalıyor ve akıl tutulması yaşıyorlar. Hâlbuki bu cihandan kimler geldi geçti de alternatifi olmadı. Âlemlerin Efendisi Resul-ü Kibriya aleyhisselatü vesselam efendimiz ahirete irtihal etti de İslam bitti mi? Hayır, daha hızlı yayıldı, gelişti. Diğer bir taraftan Atatürk, Cumhuriyet’i kurdu. Ölünce Cumhuriyet elden gitti mi? Yok. Demek ki, yeri doldurulamayan hiçbir beşer yoktur.
Kaldı ki, ülkelerin yönetim sistemlerinde hak, hukuk, adalet, eşitlik ilkelerini en iyi şekilde özümseyen “adil düzen” gibi bir sistem var. Geçmişte 1 yıl gibi kısa ve yarım bir iktidarla 54. Hükümet’te muazzam bir başarının öyküsünü o zaman yaşayanlar unutamadılar ve zaten unutmak da mümkün değil.
Ey vatandaş uyan! Atalet, gaflet, basiretsizlik sana hiç yakışmıyor. İktidarın vatandaşı, yoksulu ezme; yandaşı kayırma politikalarını artık gör. Sen göz yumduğun müddetçe kira zamları, enflasyon kıskacı, geçim sıkıntısının ağırlığı altında ezilip preslenmeye mahkûmsun. Hâlbuki bulunduğun bu durumdan kurtulması çok da zor olmasa gerek. Sadece akıl ve iradenizi doğru kullanmaya bağlı bir şey. Bu da seçim zamanı sandıkta tecelli ediyor. Evet, Allah herkesi gaflet uykusundan uyandırsın, âmin, vesselam...