Yerel seçimlerin adım adım yaklaştığı, sandığın
ağırlığının tüm boyutlarıyla hissedildiği bugünlerde, farklı meşreplerde
araştırma şirketlerinin, farklı farklı anket sonuçlarını gazetelerden
izliyorsunuzdur. Ben şahsen, bu tür anketlerin, seçim öncesinde insanların
algılarını yönlendirmek, zihinlerini çelmek ve bulandırmak, tercihleri zorlamak
için özel olarak masa başında üretildiğine dair bir kuşku içindeyim. A
firmasının yaptığı ankette bir partinin oy oranıyla, B firmasının yaptığı bir
ankette ortaya konulan oy oranı arasında neresinden bakarsanız bakın 10 puan
fark var. Nasıl bulunuyor bu rakamlar Nasıl soruluyor bu sorular Türkiye nin
hangi vilayetinde, nasıl, ne şekilde ve hangi kriterlere göre bu sonuçlara
ulaşılabiliyor
Gazetelere yansıyan tüm anketlerin sonuçlarında, dört
partiden başka bir siyasal partinin esamesi bile okunmuyor. Sanki başka bir
parti yok, sanki yarışlarda sadece dört parti yarışıyor. Öncelikle adını
koyalım, bu bir yerel seçim Siyasi partilerin yarışa soktukları adayların
cismi, cesameti, karizması ve yarışı koparabilecek bir nitelikte olması çok çok
önemli. A vilayetinde iktidardaki parti, iktidar olmasının avantajlarıyla
adayına bir şeyler kazandırabilir, ama B vilayetinde ise bir aday, kendi
partisinin tercih çıtasının üzerinde bir performans sergileyebilir. Sıradan,
adaylar üzerinden yapılmayan anketler, bize göre uyduruk, zihin şartlandırma ve
rıza üretme kağıt müsveddelerinden başka bir şey if ade etmez.
Geçtiğimiz günlerde tematik bir televizyon kanalında
anket firması yetkililerinin konuk olduğu bir tartışma programı seyrettim. Açık
açık iktidar yanlısı olduğunu belli eden firma yetkilisiyle birlikte, açık açık
muhalefet partisinin fikirlerini benimsediği açıkça anlaşılan bir diğer firma
yetkilisi, neredeyse televizyon ekranında kavgaya tutuşacaklardı.
Muhalefet partisi yandaşı olduğu belli olan anket
yetkilisi, Bunca yolsuzluk ve rüşvet operasyonu iddiaları, seçimde hiç mi
tercihleri belirlemeyecek gibisinden bir soru sordu.
Elbette belirleyecek Ama bunun oranı ne olacak İşte
bunu kestirebilmek çok zor
Türk halkı, olan biten her şeyi kanaat önderlerinin,
gazeteci yorumcuların, televizyon babalarının kendilerine sunduğu gibi algılama
noktasında hazırcılığa alıştırılmış bir halktır. Tercihlerini belirlerken,
kesin kararlılık içinde olanlar dışında, çok büyük bölümü birileri tarafından
yönlendirilen bir perspektifi sergiler.
İşte, bu anket sonuçlarının ve reyting canavarı, iri
tirajlı medya gruplarının son dönemdeki kaos ortamına ilişkin yaptıkları
yayınları, bu milleti dönüştürme noktasındaki çabalarını bu çerçevede
çözümlemek gerekir.
Özellikle tematik kanallardaki tartışma programlarını
seyrederken, Bu yayınlarla ne yapılmak isteniyor Nedir milletin çektiği bu
yayınlardan diye sormadan edemiyoruz.
Türkiye, çok zorlu bir süreçten geçiyor 17 Aralık la
başlayan devletin içindeki kavga ortamı, gerek siyaseti, gerekse millet
cephesini çok sert bir şekilde germiş durumda.
30 Mart seçimlerinin bu gergin ortama nasıl bir sonuç
üreteceği gerçekten çok önemli.
Devleti kendisinden ibaret sananlarla, devleti Babasının
çiftliği gibi görenlerin alevlendirdiği kavga ortamı, artık vatandaşı da
canından bezdirdi.
Bu kaos ve kavganın, yerel seçimlerden, sandıkta halkın
iradesinin tecellisinden sonra bitmesini beklemiyoruz.
Bu kavga ortamı, ta derinlerden geliyor Ve bir sandıkla
çözülemez gibi
Siz ne düşünüyorsunuz