Cansuyu ve İHH gibi çok sayıda yardım kuruluşları ABD’nin

emriyle terör listesine alındı. Geçtiğimiz Perşembe günü TBMM’de kabul edilip

yasalaşan “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi” kanunu güzide yardım

kuruluşlarımızın elini kolunu bağladı.

Bu yasa ne anlama geliyor

BM’nin “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki

Sözleşmesi”ne dayanarak hazırlanan kanun maddeleri, “Teröre fon sağlıyor”

gerekçesi ile istedikleri herkesin malvarlığına hiçbir soruşturmaya gerek

duymadan el koyabilmesine imkan sağlayacak. Ayrıca ilgili suçu işlediği iddia

edilenlere terör örgütü üyeliği muamelesi yapılacak.

Bu düzenleme ile birçok STK’yı, belediyeyi, derneği,

şirketi ve kişiyi “terör örgütü propagandasına” destek olduğu gerekçesiyle

suçlayıp hiçbir soruşturmaya gerek duymadan mal varlıklarını dondurma hakkı

kazanacak. Yine tasarının kabul edilen maddelerine göre yabancı devletlere

yapılacak “mal varlığını dondurma” talebini yargı kurumları dışında başka bir

ara kurum yapacak. Adına “değerlendirme komisyonu”adı verilen bu kurum yabancı

devletlerin bu konudaki taleplerini de karara bağlama yetkisine sahip.

Konuyu görüşmek üzere bazı STK temsilcileri İstanbul/Fatih

Reşadiye Otel’de bir araya gelip bir basın toplantısı yaptılar. Aralarında

Akabe Vakfı, AKDAV, Araştırma ve Kültür Vakfı, Anadolu Platformu, ASDER, Deniz

Feneri Derneği, Fatih Akıncıları, Garip-Der, Hikmet Vakfı, İHH, İMKANDER, İnsan

ve Medeniyet Hareketi, MAZLUMDER, Özgür-Der, Sadakataşı Derneği, TGTV,

Uluslararası Hukukçular Birliği, Yardımeli Derneği… gibi vakıf ve derneklerin

de bulunduğu Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri Terörizmin Finansmanın

Önlenmesi Kanun Tasarısı’nın olumsuz sonuçlar doğuracağını, çıkarılan kanunun

“bir akıl tutulması” olduğunu söylediler. Ortak basın açıklamasındaki şu

cümleler dikkat çekiciydi:

“Bu yasa 11 Eylül ve 28 Şubat’ı aratmayacak bir yasadır”

“Bu yasa, Allah’ın bize verdiği temel hak ve

hürriyetlerin özüne dokunmadır”

“Bizler yardım kuruluşları olarak gittiğimiz bölgelere

yardım götürmekle kalmıyor orada egemen güçlerin yarattığı krizleri, ihlalleri

raporlar hazırlayıp kamuoyuna sunuyoruz. Egemen güçler bundan rahatsız

oldular…”

“Bu yasa, küresel hegemonik güçlerin yine küresel güçler

tarafından mağdur bırakılan toplumlara yardım eden, küresel şefkat hareketi

gerçekleştiren çalışmalara darbesi olacaktır”.

“Bu yasa çıkmamalıydı. Kimse biz uzun zaman daha

buradayız nasıl olsa diye düşünmemeli. Umarız bu hatadan dönülür”

Sivil toplum kuruluşlarının bundan sonraki tavırlarının

ne olacağını doğrusu merak ediyoruz. AK Parti’ye açtıkları sonsuz krediyi

sonlandırmadıkları müddetçe yukarıda aktardığımız bu haklı tesbitler sadece

yazılı metinde kalmaya devam edecektir.

Bundan böyle ABD’nin terörist dediği HAMAS ve benzeri

Filistinli direnişçiler artık AK Parti hükümeti nezdinde de terörist kabul

edilecek; mazlumlara yardım eden kişi ve kurumlar da terörist muamelesi

görecek.