Başbakan Erdoğan ülkemizin dış ülkelerdeki temsilcileri olan

büyükelçilerimize hitaben yaptığı konuşmada bulundukları ülkenin Dışişleri

Bakanı ile “ailece görüşme yapmalarının” önemini vurguluyor ve “Dışişleri

Bakanı ile telefon görüşmesi yapabiliyorsanız mesele tamamdır” diyor!

Ülkemizi temsil eden büyükelçilerimizin bulundukları

ülkelerin Dışişleri Bakanı ile böylesine samimi olmaları elbette ülkemiz

açısından güzel ve yararlı olabilir!

Telefona sarıldığı zaman karşısında bulunduğu ülkenin

Dışişleri Bakanı’nı bulabilen bir büyükelçi elbette pek çok sorunun

halledilmesinde başarılı olacak demektir!

Ancak kafamızı karıştıran ufacık bir sorun var!

Büyükelçilerin bulundukları ülkelerin Dışişleri Bakanı ile

“ailece görüşüyor” olması her zaman beklenen yararı sağlar mı

Malum, önümüzde kötü örnekler var!

Bir zamanlar Başbakan Erdoğan ile Suriye Devlet Başkanı Esad

da ailece görüşüyorlardı!

Bu görüşmelerden medyaya yansıyan fotoğraflara bakacak

olsanız Erdoğan-Esad ikilisinin yedikleri içtikleri ayrı gitmiyor yargısına

bile rahatlıkla varabilirdiniz!

Sonra ne oldu

“Ailece görüşüyor olma” bir işe yaradı mı

Bizce bir işe yaramadı!

Bırakın bir işe yaramayı “Babam bile olsa yollarımız

ayrılır” noktasına gelindi!

Demek ki neymiş

Ailece görüşüyor olmak her zaman işe yaramıyormuş!

Dışişleri mensupları “ailece görüşme” ile yetinmeyip daha

sağlam ve daha yararlı diplomatik faaliyetleri de ihmal etmemeliler!

Bir de “ailece görüşme” yapabilecekleri kişileri iyi tahlil

etmeliler ve herkesi dost bellememeliler!

Yüzlerine gülen herkesi, yanlarındaymış gibi görünen her

siyasiyi dost sanmamalarında yarar olduğu açık değil mi

Biz ülkemizi dış ülkelerde temsil eden büyükelçilere hitap

eden Başbakan Erdoğan’ın daha temkinli konuşmasını umardık!

Bizzat kendi başından böylesine kötü bir deneyim geçmişken

“ailece görüşmeyi” böylesine öne çıkarmasını bir taktik hatası olarak

gördüğümüzü ifade etmeliyiz!

Başbakan Erdoğan büyükelçilerimize hitap ederken, “Aile

görüşüyor olsanız bile aman dostunuzu düşmanınızı iyi seçin, feraset sahibi

olun” tavsiyesinde bulunsa daha isabetli olmaz mıydı

Elbette olurdu!

Ailece görüşmeler elbette önemlidir!

Telefona sarılınca karşısında Dışişleri Bakanı’nı bulmaları

elbette önemlidir. Ama bunlardan daha önemlisi dostu düşmanı iyi ayırt edebilmek

yani feraset sahibi olmak değil midir