Türkiye’de kendileri için istedikleri ayrıcalıkların kırıntısını dahi Yunanistan’daki Türk azınlığa çok gören Rumlar, Lozan Antlaşması’na uygun olarak, Rum din adamlarının Rum Cemaat Vakıfları’nın yönetimlerine seçilmesine izin vermeyen Türkiye’nin bu uygulamasını Avrupa’ya şikayet etti. Şikayetçi Rum papazlara, AİHM’den de destek geldi. Aynı Rumlar Batı Trakya’da yıllardır Türklerin, “kendi hayır kurumlarını, dini ve sosyal müesseselerini kurma, yönetme ve denetleme” hakkına dahi izin vermiyor hem de Lozan’a rağmen. AİHM Rumların Lozan’ı hiçe sayarak Türk vakıflarına karşı uyguladığı gasp girişimine ses çıkarmazken, Türkiye’deki Rumların Lozan’a rağmen ayrıcalıklı isteklerine destek veriyor.
DİN ADAMI DEĞİL TÜRKİYE DÜŞMANI TERÖRİSTLER
Türkiye Lozan Antlaşması’na uygun olarak, Rum din adamlarının Rum Cemaat Vakıfları’nın yönetimlerine seçilmesine izin vermiyor, çünkü Rum papazlar, din adamı olmanın ötesinde Türkiye’nin milli ve manevi bütünlüğünü hedef alan aktörlerin başında geliyor. Kıbrıs’ta Makarios, Türkiye’de Bartholomeos bunun en açık kanıtı. Fener Rum Patrikhanesi bünyesindeki Zoğrafyon Lisesi, Beşiktaş Panayia Rum Kilisesi Vakfı ve Yedikule Aya Konstantinos ve Eleni Kilisesi Vakfı yönetimlerine seçilen ancak din adamı oldukları gerekçesiyle Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından isimleri silinen Rum apazlar, Türkiye’yi Avrupa’ya şikayet ederek, mahkemeye başvurdular. 15 yıldır süren dava geçtiğimiz günlerde Rum papazların lehine sonuçlandı. Mahkeme, Rum papazların, Rum Cemaat Vakıfları (Vakıf) yönetimlerine seçilmesini destekleyen bir karara imza attı.
YUNANİSTAN’DAKİ TÜRKLER TÜRKİYE’DEKİ RUMLARDAN DAHA KÖTÜ DURUMDA
Lozan Barış Antlaşması’nın azınlıklara tanıdığı “kendi hayır kurumlarını, dini ve sosyal müesseselerini kurma, yönetme ve denetleme” hakkı, Rumlar tarafından onlarca yıldır ayaklar altına alınmaktadır. Batı Trakya’da Gümülcine, İskeçe ve Dedeağaç’taki Türk Azınlık Vakıfları, cemaatin özgür iradesi ve demokratik seçimlerle değil, Atina’nın yukarıdan aşağıya dikte ettiği “tayinli kurullar” aracılığıyla yönetiliyor. Rumlar Türkiye istedikleri hakları, Yunanistan’daki Türk azınlığa çok görüyor. AİHM’de Türkiye’de Rumların yararına karar verirken, Yunanistan’daki Türklerin gasp edilen hakları için ses çıkarmıyor.
TÜRKİYE LOZAN’I UYGULUYOR RUMLAR LOZAN’I ÇİĞNEYİP ATIYOR
Lozan Antlaşması ve 1920 tarihli 2345 Sayılı Kanun açıkça Batı Trakya’daki vakıfların azınlık tarafından seçilen heyetlerce yönetilmesini öngörürken, 1967 cuntasıyla başlatılan ve sonrasında “Tayinli Yönetimler” (Epitropes) sistemiyle kalıcı hale getirilen hak gasbı sürüyor. Batı Trakya’da Gümülcine, İskeçe ve Dedeağaç’taki Türk Azınlık Vakıfları, cemaatin özgür iradesi ve demokratik seçimlerle değil, Rumların yukarıdan aşağıya dikte ettiği “tayinli kurullar” aracılığıyla yönetiliyor.