Haz ve ben çağında adayış ruhu geliştirmek zor.  Bir yönü aşk öteki yönü feda olan adayışı

nasıl anlamalı Tek varlığı olan canı verebilme aşkı. Canından çok

esirgediğini, ulvi bir gaye uğruna feda etmenin adı; adayış. 

Anam babam sana feda olsun ya Rasûlallâh nidalarıyla

yankılandı bir dönem Mekke ve Medine. Adayış ruhunun ön safında yer alan

sahabeler adayış kahramanı oldular. Bu fedakârca seslenişin arkasından her

şeylerini bu yolda feda ettiler. Dönemin kıymetleri bugünkü gibi evlat değil

anne babaydı. Allah Resulüne hitap ederken gösterilen bu inceliğin ardından her

şey feda ediliyordu.

Adayış bazen çıkar eksenli bir dünyada elinizdekini

gönülden vermenin adıdır. Sevdiğiniz şeyi verirken içinize oturmalı, nefsinizi

ağlata ağlata elinizden çıkarmalısınız. Ebubekir malının tamamını, Ömer

yarısını verirken size sıra geldiğinde duraklarsınız. Zorunuza gider vermek.

Belki verirken gözünüz arkasında kalmalı ki yaptığınız iş dişe dokunsun.

Diriliş yolu budur. Bu yolda dağıtmak, paylaşmak ve eksiltmek var. Toplayan,

yığan ve çarpan, pagan kültürün ötesinde.

Ben kültürünün hedonistçe her imkânı önünüze yığdığı

bir dünyada adayışa ulaşmak zor. Yükselmek için yüklerinizi bırakmak gerekir.

Modern insan var olmak için çok şey yüklendi. Kariyer gibi fantezilerle kendini

var etmek isteyen anlayış karşısında, adayışı yani yokluğu tercihe nasıl bir

yol bulunabilir. Verdikçe artan, paylaştıkça çoğalan bir anlayışın mensupları

olduğumuz halde durduğumuz yer netameli. Açılan sofraya sahabelerin

bıraktıkları hurmalarla bir orduyu doyurana teslimiyette sorun var. Bereket sır

değil, elle tutulur ve gözlenebilir olduğu halde uygulamada kaygı var. Bereket,

bir illüzyon ya da tılsımı olmayan hakikattir. Buna rağmen yitirme endişesiyle

varlık algımız afakta dolaşıyor.

Adayanlar tarih yazdılar. Sımsıkı tutanların esamisi okunmuyor. Bugüne baktığımızda adayış ruhu,

günümüzün zayıf, kırılgan insanından uzakta. Adama bilinci kariyer yolunda sıralananlar arasında yer almıyor.  Adayış ruhu yitirilmeye yüz tutarken

ramazanın incelikleri arasında adayışa bir yol bulabiliriz. Güç

yetirebileceğiniz adayışlar vardır. İnfak etmek, bir garibin hayatına dokunmak,

sıkıntılı birine diğerkâm olmak. Oruç tutmak.

Tuttuğumuz oruç tokluğu, ruhun manasına satmaktır. Aç

bekleyerek benliğimizi inşa ederiz. Ramazan kalplere konuk olurken adayış gibi

manalar üzerinde düşünmeli. Tokluğu terk eder gibi çoğaltmayı, suya

kanmaksınız, iç dinamiklere bir yol açmalı.

Ruhun çoraklaştığı bir dünyada yitik kıymetlerimizi

yeniden anmalıyız. Erdem duyguları   Kaf

dağının ardındaki vadilere terk edilmemeli. Tarihi yazanların feda öykülerini

bugünde anmalı.

Adayanların ardından

Bangladeşli Nizami geçen ay şehit edildi. Ramazan a

rağmen canlar vermeye devam ediyoruz. O dokunaklı mektubunun bir yerinde şöyle

sesleniyordu: Bazen vuslatına yürümen gerekiyor. Seni evinde bulsun istediğin

buluşma için önce evinden ayrılman gerekebiliyor. Sonu görünmeyen bir yolu

merakla yürümen gerekiyor. Yol bitip de deniz başlayınca acı acı yutkunmak

serbest suya atlamadan önce. Bir kıyıya varıyor elbet denizin sonu. Kıyıya ya

canlı varıyorsun ya da cansız vuruyorsun.

Benim evim sizin hesaplarınızdan daha anlamlıydı.

Hırsınızdan büyüktü odalarımız. Niye yaktınız çocuklarımızın gözlerimizin

önünde büyüyecekleri resimleri Mutlu musunuz şimdi diyemiyorsun

Bazen evinde de buluyor seni. Dumanlar yükselmeye

başlıyor birden. Zaten taş binada oturmasına izin verilmeyenlerin çabuk tutuşan

evlerine ateş sıçrıyor. Bütün seslerin gökyüzünde toplandığını düşünürseniz

günü her saati bir ah asılır Arakan dan o gökyüzüne. Çocuklar ölür. Çıplak

ayakları ve toza bulanmış yüzlerine bakmayın. Tertemiz gider onlar. Kadınlar

ölür. Adamlar ölür. Yanarak ölür, kahırla ölürler. Cennet meyvesi pahalıdır.

Kalp, asıl sahibine dönene kadar acır insan. Sonrası umman, kevser, Peygamber

(S.A.V.)!

Müslümanlar etle tırnak gibi midir gerçekten Sökülüyor

tırnaklarımız. Etiniz acımıyor mu diyemezler

Adamak, gönüllü imtihandır

İnsan parçalı bir varlıktır. O hep tamamlamak isterken,

bir el çıkar ve eksiltir. Toplar; ama bir dağıtan vardır.  Müslümanlar her halden ders çıkarırlar.

Mesela sabır bizim kültürümüzün en kalbi duygularından biridir. Durduk yere

sabır gösterilmez; bir acı ya da sorun karşısında kişi, sabırla direnç gösterir.

Sabır yerine sorunun üstünü örtmeniz açıkları kapatamaz. Takdir edilen müddetin

bitmesini beklemelisiniz. Sınanacaksınız; biraz açlık, biraz korku, canlardan,

mallardan ve kazancınızdan eksiltilerek... Ayetin devamında sabredenleri

müjdele!   haberiyle kalbe müjde damgası

vuruluyor. Kalpler acılarla yapılandırılırken müjdeyle telif olacaktır.

İsyan etmeden, şikâyet etmeden ve kullara bel bağlamadan

beklenecek bir zaman dilimi vardır. Peygamber hayatları, sınanma ve adanma

arasında insanın güç yetiremeyeceği türdendir. Babası Yakup un gözünden

esirgediği Yusuf, önce kuy uya atılmış sonra haraç mezat pazarda satılmıştı.

İmtihan zindanda da devam ediyordu. Yusuf peygamber zindandan çıkmak için

arkadaşıyla krala haber göndermişti. Kaderin hükmü ise farklıydı. Kendisine

takdir edilen yılları zindanda geçirmişti. Bir başka nebi Yunus, bir zanlı

olarak ilan edildikten sonra haksız yere suya atıldı gecenin gizilinde. Rahmet

ararken, ürpertiler içinde balığın karnında buldu kendini.

Hayatlarını adayan peygamberlerin hikâyesi böyle. İbrahim

Hak yolda canını adamıştı; atıldığı ateş gülşene döndü. Karısı Hacer i ve

bebeği İsmail i Hakk a adadı; çöl zemzemle vahaya dönüştü. Adanan kadın

Hacer in ayak izleri haccın ve umrenin nişanları oldu.

Birgün İbrahim peygambere İsmail i adama emri geldi. Adayış

sınanması; imtihanların en zoruydu. İbrahim bıçak altına aldı İsmail i, onu

Rabbine adamak üzere sınavını verdi. Sonra kurbanlığa adanan İsmail den

peygamber soyu türedi.

Meryem in annesi de can kuşunu Rabbine adamıştı. Bir

çiçek gibi mabette yetişirken olmadık sınanmalar onu bekliyordu. Yine imtihan

ve adayış iç içeydi. Bekârlığına rağmen çocuk takdir edilmişti. Kucağında

ululazm bir peygamberi buldu. Annesi kendisini Allah a adamış ve çetin bir

sınavla karşılaşmıştı. Feda etmenin karşılığı dünyada abat olmak değildi;

aslolan canan için candan geçmekti.

Adayış ruhu aşk kadar yakıcıdır. Adayan kişi zor imtihana

boynunu uzatır. Kurduğunuz düzen içinde değişebilmenin yolu nefsinizin asla

vazgeçemeyeceği şeyi terk etmek olabilir. Yani sizin adayışınızdır bu.