BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
KARADENİZ, hırçın ve azgın dalgalarıyla tanınmış zor bir
bölgemiz. Trabzon un 45 km. batısındaki Büyük Liman ıyla meşhur. Yavuz Sultan
Selim Trabzon da valiyken, annesi Gülbahar Hatun, oğlunu ziyaret etmek ister.
Trabzon a yaklaşırken kuvvetli bir fırtınaya tutulur. Ürpertici saatler yaşar.
Nerede karaya çıkarsa, orayı devlete vakfedeceğini söyler. Büyük Liman da
karaya çıkar. Sözünü tutar. Ondan sonra Büyük Liman, büyük vakıf anlamında
Vakfıkebir olarak anılır.
Yakın tarih, Vakfıkebir de Demirtürk ailesine tanıklık
eder. İlçede sevilen ve dindarlığıyla tanınan Mustafa Bey in 1965 te Adnan
isimli bir evlâdı dünyaya gelir. Sevimli, zeki, insan canlısı bir çocuk! Annesi
Yeter Hanım, Adnan beni hiç sıkıntı çektirmedi; onu kolay büyüttüm der.
Kaderin cilvesi! Adnan 13 yaşındayken babasını kaybeder.
Aile bir bocalama yaşar. Adnan, o yaşta aile sorumluluk ve yükünü omuzlarında
hisseder. Ailesine sahip çıkar.
Hayat onu zorlu bir mücadeleye hazırlamaktadır. Coğrafi
yapı ve çetin hayat mücadelesi onu kısa sürede olgunlaştırır. Sabırlı ve
zorluklara karşı dirençli kılar. İnsani duyguları gelişir; sorumluluk şuuru
artar; liderlik özelliği açığa çıkar.
Okulda öğretmenlerinin takdirini kazanır. Gördüğünü,
dinlediğini unutmaz. Dersi derste öğrenir. Hep okul birincisi olur. Öğretmenleri
onda yüksek bir gelecek görürler.
Vakfıkebir de Siyasal Bilgiler Fakültesi okuyan ilk
öğrencidir. Ankara daki üniversite hayatı kişiliğinin oturmasını, dava şuurunun
oluşmasını sağlar. Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan la tanışır; onu lider
kabul eder; tuttuğu eli bırakmaz.
GENÇLİĞE SAHİP
ÇIKTI
ADNAN Demirtürk, kendisini İslam ın temsil edildiği Milli
Görüş davasına adadı. Ankara da öğrenciyken başladığı gençlik çalışmalarını
ömür boyu sürdürdü. Gençliğin ağabeyi oldu.
Okulunu bitirince, çevresi onun kaymakam olmasını
istiyordu. Genel müdürlük teklifleri aldı. O, Bu görevler beni bağlar; davama
hizmet edemem diyerek serbest çalışmayı seçti. Maddenin manaya hizmeti
anlayışıyla Selâm Muhasebe Bürosu nu açtı. Burayı gençliğin buluşma adresi
haline getirdi.
Hep önde gidiyordu. Gençlik ve siyaset merkezli pek çok
görevler üstlendi. Erbakan Hoca dan öğrendiklerinden hareketle Milli Görüş
çalışma modelini hayata uygulamaya çalıştı.
6 Eylül 1997 de Milli Gençlik Vakfı Genel Başkanlığı na
seçildi. 28 Şubat ın baskıcı ve en zor dönemi Buna rağmen çalışmalara büyük
bir hız ve heyecan getirdi. Planlı ve disiplinli çalıştı. Zor işten korkmayın;
iş sizden korksun! diyordu. Zor iş i de, Zamanında yapılmayan kolay işlerin
toplamı olarak görürdü.
Milli Gençlik Vakfı kadrolarına karşı, Zorluğu gösterip
korkutmayın; kolaylığı gösterip rehberlik edin derdi.
Adnan Demirtürk ün asıl büyüklüğü en zor ve şiddetli
baskıların uygulandığı bir dönemde gençliğe sahip çıkmasıydı. Erbakan Hoca nın
kazandırdıklarına sadık bir dava adamı oldu: Asıl marifet; yük altında ve
hizmet esnasında sadık ve sağlam kalabilmektir. Yoksa çay sohbetlerinde,
edebiyat kürsülerinde kahramanlık satmak kolaydır. (N. Erbakan)
DAVASI İÇİN YAŞADI
KÜRESEL güçlerin yerli işbirlikçileri eliyle, şuurlu
Müslümanları yok etmeyi planladığı sıkıntılı günlerde, bu ne büyük bir dava
kararlılığıydı Yarabbi! Şehitlerimizin cepheyi korumak için ateş çemberinin
içine atladığı gibi!
Adnan Demirtürk ve kadrolarının dava delisi olarak
gösterdikleri o fedakârlıkları gördükçe; Peçevi Tarihi nde anlatılan başını
vermeyen şehit Kuru Kadı nın Grijgal kalesi önünde düşmanı biçercesine
gösterdiği kahramanlık aklıma gelirdi. O, fedakârlıkları için komutanlarının
makam, rütbe vermek isteyişlerine, Dünya makamı istemem; fâni bedene kefen
gerektir diyerek reddederdi. Adnan Bey de, 28 Şubat ta atalarının celâdetini
gösterdi. İşte adanmışlık budur.
Toplumun korku, ümitsizlik ve sessizliğe büründüğü bir
zamanda genç bir adam kadrolarını şöyle motive ediyordu:
-Arkadaşlar! İhlasla çalışalım. İhlas, dünya yansa
içinde bir kalbur samanı bulunmamaktır. Yılmaz, yıkılmaz, yorulmaz bir gayretle
çalışalım. Yorgunluk, bıkkınlık, ümitsizlik, karamsarlık, kırgınlık, küskünlük,
dargınlık sözcüklerini bir paçavra gibi hayatımızdan söküp atalım. Az
topluluğun sırrını bilelim. Sevginin galip gelmesi için çalışan insan; yani
adam gibi adam olalım!
Uyan Türkiye! Üzerinden Adnan Demirtürk gibi zor
dönemlerde çalışmaları hızlandıran bir kahraman geçti. Üzerindeki ölü toprağını
at; tarihi misyonuna sahip çık! Şimdi görev yapma zamanı!
15 Mayıs 1999 da bir trafik kazası sonucu hayatlarını
kaybeden Adnan Demirtürk; yakın çalışma arkadaşlarından Ahmet Zahit Turan ve
Talha Özcan Eyuboğlu na rahmet diliyorum. Allah onları Resulü ne (sav) komşu
eylesin!