ABD Dışişleri Bakanı Kerry Beyaz Saray ın yani Obama nın

Suriye politikasının çöktüğünü söylemiş. Beyaz Saray ın çöken politikasının

Kerry yi de bağlayıp bağlamadığı, ABD nin çöken Suriye politikasının

yürütücülerinden birinin de Kerry nin olup olmadığını tartışacak değilim. Eğer

ABD nin Suriye politikası gerçekten çökmüş ise o zaman ABD nin dış politikaya

uygulamalarını yenden değerlendirmek gerekir. Bir diğer ifade ile ABD Dışişleri

Bakanı Suriye de şimdiye kadar uygulanan ABD politikasının çöktüğüne inanıyorsa

koltuğunu neden terk etmediği sorusuna da vereceği bir cevabı olması gerekmez

mi

Demek istediğim o ki, aslında ABD nin Suriye deki

politikası başarısız olmuş, çökmüş falan değildir. ABD böyle istediği için

Suriye sorunu bunca zamandır bir sonuca bağlanamadı. Çünkü ABD Müslüman

ülkelerde istikrardan değil, istikrarsızlıktan yanadır. İslam dünyasında son 40

yıldır yaşananlar hatırlandığında ABD nereye el atmış ise o ülkede istikrarın

yerini istikrarsızlık ve karmaşa almıştır. Bir diğer ifade ile iç savaş başlamış

Müslümanlar birbirilerini öldürmüşler, ülkelerini yerle bir etmişlerdir. ABD ve

yandaşları Müslüman ülkelerde istikrarın yerini istikrarsızlığa terk etmesi

yönündeki adımları atarken acı reçetelerini demokrasi ve insan hakları gibi

söylemlerle hayata geçirmişlerdir. Ne yazık ki, her ülkede bu yalana sarılanlar

çıkmıştır. Bir kısmı gerçekten ülkelerinde demokrasi ve insan haklarının hakim

olmasını istedikleri için, çok önemli bir bölümü de ülkelerindeki düzen

değişikliğinin ardından yönetimde güç sahibi olabileceklerine inandıkları için

rol almışlardır.

Irak ve Afganistan da yıllarda beri yaşananlar aslında

Suriye de cereyan eden olayları izah bakımından yeterli olur. ABD ve

yandaşlarının gerçek niyeti İslam ülkelerinde demokrasinin hakim olmasına katkı

sağlamak olsaydı Mısır da halkın seçtiklerinin darbeciler eliyle devrilmesine

izin verirler miydi Afganistan ın işgalinden maksat bu ülkede konuşlandığı

iddia edilen teröristlerin temizlenmesi olsaydı bu konu şimdiye kadar

sonuçlandırılamaz mıydı Yukarıda da dikkat çektiğim gibi ABD ve yandaşları

için İslam ülkelerinin istikrarı değil istikrarsızlığı esastır. Çünkü,

sömürgeci güçlerin çıkarı istikrarda değil istikrarsızlıktadır.

Gelelim ABD Dışişleri Bakanı Kerry nin Obama nın Suriye

politikasının çöktüğü iddiasına Aslında ortada çöken bir politika yok.

Başlangıçta düşünülen ve planlanan bir politikanın devam ediyor. Ancak devreye

Rusya nın girmesi ile ipin ucunun elden kaçırılmakta olduğu endişesi söz

konusudur. Bu arada Suriye de El Kaide nin devreye girmesi ve bu örgütün

Rusya nın desteğini alması ABD den çok İsrail i rahatsız etmiş, İsrail rahatsız

olunca ikiz kardeş ABD de bundan tedirgin olmuştur. Olayın bir politikanın

çökmesi ile ilgisi yoktur. Bırakın çökmeyi istedikleri sonucu fazlasıyla elde

ettiler. Eğer ABD politikasının işleyişinde bir aksama olsaydı ve Suriye de

geçen zaman içinde çatışmalarda hayatını kaybedenlerin sayısının 150 bine,

ülkelerini terk etmek zorunda kalanların sayısının 4 milyonu bulmasından

rahatsız olmaları ve bu gidişatı önlemek için harekete geçmeleri gerekirdi.

Kısacası ABD nin Suriye deki hedefi bugünkü sonuç olmasaydı Rusya v e Çin

istemiyor diye seyirciliğini sürdürür müydü Afganistan, Libya, Irak ve

Mısır da yaşananlar konusunda benzer sıkıntılar yok muydu Oralarda Rusya

müdahaleye başlangıçta karşı çıkmış iken kısa süre içinde aralarında anlaşma

sağlamamışlar mıydı

Demek istediğim o ki, sömürgecilerin İslam ülkelerine

yönelik politikalarında çökme falan söz konusu değil. Uygulanan politikalar

sömürgeci güçlerin işbirliği ile yürüyor. Arada bir menfaat çatışması gündeme

gelse bile bu çatışma hemen çözüme ulaştırılabiliyor. Bu bakımdan tartışılması

gereken kimin politikasının çöküp çökmediği değil, İslam dünyasının dağınıklığı

ve sömürgecilere karşı politikasızlığıdır.