Son 10-15 gündür Suriye kaynıyor, binlerce insan sınırımıza yığılmış durumda.Sınırın bir günlüğüne açılması ile 10 bin Suriyelinin ülkemize geçtiği belirtiliyor.Bu arada ABD havadan ,IŞİD ve PYD ve YPG  karadan ezellikle Türkmenlere yönelik saldırılarını sürdürüyorlar.Hedef açıkça belli.Kobani etrafı Türkmen ve Araplardan temizlenerek Kürtlere geniş bir alan açmak.Ondan sonra ne olacak sorusunu insan düşünmek bile istemiyor.Türkmenler günlerden beri, “Üç ateş arasında kaldık,tek ümidimiz Türkiye çığlıkları atıyor.Ama değişen bir şey yok.Suriyeliler öylesine perişan bir vaziyette Türkiye’ye sığınmaya çalışıyorlar ki,sınıra gelmiş olanların üstlerindeki giysilerinden başka bir şeyleri yok.Kucaklardaki bebekler yarı baygın sınıra ulaşıyor ve sınırda bekleyen gönüllüler önce çocukların susuzluğunu gidermeye çalışıyorlar.

Irak ve Suriye başta olmak üzere bölge ülkelerine  Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)dahilinde biçilmiş yeni şekil kimsenin meçhulü değildi.Kısacası  gelişmelerle birazcık olsun ilgilenenlerin hepsi bölgemizdeki ülkelerin daha ufak parçalara ayrılacağını emperyalist güçler,yani BOP’u hazırlayanlar gizleme ihtiyacını bile duymamışlardı.Bölge ülkelerinin yönetici ve halkları bugünkü sonucu sessizce beklemeyi tercih ettiler.Böyle olunca da önce Irak ardından Suriye parçalanma sürecine sokuldu.Bu arada Irak’ta işgalin hemen ardından ilk bölünme gündeme geldi ve Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi adı altında yeni bir oluşum ortaya çıktı.Ardından bu defa mezhepsel ayrılık körüklenmek suretiyle Irak’ın iki parçaya daha ayrılması çalışmaları da sürdürülüyor.Bu gerçeği görmek istemeyenler sıra bize geldiğinde uyanacak olurlarsa bu uyanışın hiçbir faydası olmayacaktır.Çünkü,Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminden her fırsatta bağımsızlığın hakları olduğunu,bunun için ABD’nin onayını bekledikleri açıklamaları geliyor.

Suriye’deki gelişmeler  başlangıçta Esat yönetimine duyulan tepkinin bir sonucu gibi gösterildi.En fazla bir ayda Esat’ın iktidardan uzaklaştırılacağı havası estirildi.Ancak,zaman ilerledikçe olayın sadece Esat’a duyulan tepkiyle sınırlı olmadığı BOP’un uygulamaya konulduğu açıkça ortaya çıktı.Bu uygulamanın ilk ayağı ise Suriye Kürtlerinin Irak’takine benzer bir alana kavuşturulması yönünde adım atıldı.Kobani etrafında kopartılan gürültü bunun bir ifadesiydi.İç çatışmaların başlaması ile yüz binlerce insan hayatını kaybetmiş milyonlarcası da ülkelerini terk etmek zorunda kalmışken dünyanın kılı kıpırdamamış ama,Kobani söz konusu olunca ABD ve koalisyon güçleri harekete geçmiş ve Kobani kurtarılmıştı!.Aslında meselenin Kobani’den ibaret olmadığını anlamak için özel bilgilere sahip olmak gerekmiyordu.Çünkü,üçe bölünecek Suriye’de Irak’ta olduğu gibi bir Kürt Bölgesi oluşturuluyordu. Öncelikli hedef buydu.Son 10 gündür yaşananlar bunu açıkça ortaya koyuyor ve yerlerinden sürülen Suriyeli Türkmen ve Araplar bu gerçeği tüm dünyaya haykırıyorlar ama duyan yok,olmayacak da.

Suriye’deki gelişmelerin ülkemize maddi ve manevi maliyeti ayrı bir konu.Söz gelimi BM’den bölgeye gelen yetkililer sadece Türkiye’nin birkaç övgü cümlesi ile gönlünü almaya çalışırken hiçbir adım atmıyorlar.Yani,Irak ve Suriye parçalanırken bunun faturası da ülkemize kesiliyor.Biz ise önce seçim kampanyaları, ardından da kimin kiminle koalisyon kuracağını tartışıyoruz.Bu arada gazetelerde Amerikanın AK Parti-CHP koalisyonu istediği haberleri yer alıyor.Belli ki Irak ve Suriye’ye verilecek son şekil konusunda ülkemizde kamuoyu oluşturuluyor.