ABD terör kartını en etkili olarak oynayan emperyalist ülkelerin başında yer alıyor.
PKK yı Kandil Dağı nda konuşlandıran ABD dir. Bu örgüte ağır silâhlar veren yine ABD dir. ABD icabında Türkiye yi sıkıştırmak, daha fazla kontrol altında tutmak, kendine muhtaç hale getirmek için bunu yapıyor.
Sözde Ermeni soykırım tasarısını, Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu ndan geçirme girişimi ile ülkemizdeki PKK saldırılarının aynı zamana rast gelmiş olması bir tesadüf değildir.
Bizim politikacılarımız, ABDdostumuzdur diyerek, bu dostluğun nişanesi olarak ABD ye İncirlik te üs veriyor. ABD bu üssü dahi, ocağımıza incir ağacı dikmek ve Türkiye yi bölmek için kullanıyor.
Irak ı kuzeyden kontrol ediyorum, aldatmacasıyla, İncirlik üssünü, zehirli bir enjektör olarak sinsici kullandı. KuzeyIrak ta ikinci bir İsrail oluşturdu. Barzani ye ve Talabani ye bizi bölmek için bir devlet kurdurdu. Peşmergeleri organize etti ve eğitti. Bütün bu olaylara ABD sempatizanları göz yumdular. Yapılan bu ihmaller bizi ciddi bir savaşın eşiğine getirdi. Bu sebepten bu ihmallerin faturasını pahalıya ödemek gibi bir badire ile karşı karşıya bulunuyoruz.
Türkiye ne pahasına olursa olsun bu çemberi kırmak zorundadır. Ama bu mücadele, kesinlikle ABD ye körükörüne endeksli politika ve politikacılarla başarılamaz. Bu başarı ancak "yeni bir dünya kurulur, Türkiye o dünyada yerini alır diyebilen" şahsiyetli bir yeni dış politika ile sağlanabilir. ABD nin tavşana kaç, tazıya tut taktiğinden kurtulmadıkça kesin netice almamız da mümkün değildir.
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN DİN DERSLERİNİ İPTAL KARARI:
Avrupa İnsanHakları Mahkemesi, okullarımızda çocuklarımıza din dersi verilmesine dair ANAYASA HÜKMÜNÜ iptal etmiş.
Bu karar millî menfaatlerimize ve bizim milletimizin ihtiyaçlarına ters düşen bir karardır.
Daha önce de temas etmiştim. AİHM, islâmiyeti yok farz eden bir zihniyete sahiptir. Mânevî değerlere önem vermez. Müslüman ülkemizin gerçeklerini, asla hesaba katmaz. "Bir nevi Hıristiyan hakları mahkemesi gibi çalışır."
Türkiye nin AB ye alınmayacağı gün gibi aşikâr iken, bu mahkemenin tepeden inme kararlar vererek, Türk devletinin şahsiyet ve haysiyetiyle daha fazla oynamasına asla izin verilmemelidir.
AİHM, zinaya, homoseksüelliğe hoşgörü ile bakan bir mahkemedir. Bu mahkemece, aile nizamının çöküntüye uğraması önemli değildir. Nitekim bu yüzden Avrupa da aileler çocuk yapmak zahmetine katlanmayı bir enayilik saydıkları için, erkek nüfusu gittikçe azalmakta ve yakın bir gelecekte AB ülkeleri tarihten silinecek bir akibete doğru yol almaktadır.
AİHM nin kılavuzluğunu kabul edersek, ülkemiz dahi AB ülkeleri gibi inkiraz tehlikesi ile karşı karşıya kalır.
Din derslerini kaldırmamız, şehidleri şehit, gâzileri gâzi yapan ruh ve imanın da yok olması neticesini doğurur. Yeni bir istiklâl harbi yapamayız.
Bu sebepten Türkiye olarak kendi şerefli yörüngemizde seyrederek AB yi ve AİHM i yok farz ederek kendi yolumuza devam etmeliyiz.
Bu vesile ile, bu üzüntülerin ezikliği içerisinde, dostlar bayramınız mübarek olsun diyor, selâm ve sevgiler sunuyorum.