Küresel piyasaların ve Ortadoğu'nun kaderini belirleyecek o kritik görüşmelerde sular bir türlü durulmuyor. Hürmüz Boğazı ve nükleer krizin gölgesinde yürütülen zorlu pazarlıklardan arka arkaya gelen çelişkili mesajlar, savaş senaryolarını yeniden alevlendirdi. Washington cephesinden gelen son dakika çıkışı, iki ülke arasındaki iplerin pamuk ipliğine bağlı olduğunu gözler önüne serdi.

TRUMP'TAN DİKKAT ÇEKEN O SÖZLER
İran tarafının diplomatik sürece dair yaptığı o temkinli açıklamaların ardından Beyaz Saray'da adeta fırtınalar koptuğu kaydedildi. Mevcut belirsizlik tablosuna sitem eden ABD Başkanı Donald Trump'ın, olası mutabakata dair tavrını çok net bir şekilde ortaya koyduğu aktarıldı.
TAHRAN CEPHESİ UMUTLARI KIRMIŞTI
Bu sert restin perde arkasında ise İran cephesinin saatler önce yaktığı o kırmızı ışığın yattığına dikkat çekildi. Hürmüz Boğazı'nın statüsü ve nükleer silahlanma başlıklarının masada olduğu o amansız görüşmelerde, İranlı yetkililerin çerçeve üzerinde uzlaşıldığını ancak imza aşamasına daha çok uzak olunduğunu dünyaya ilan ettiği hatırlatıldı. Siyaset kulislerine bomba gibi düşen bu haberin, taraflar arasındaki diploması trafiğinin sürdüğünü ancak nihai anlaşma için aşılması gereken devasa uçurumlar olduğunu vurguladığı görüldü.

KÜRESEL TİCARETİN KALBİ TEHLİKEDE
Sadece iki devleti değil, tüm kıtaları ilgilendiren bu gerilimin asıl kilit noktasının ise karanlık sulardaki enerji hatları olduğu bir kez daha kaydedildi. Küresel petrol ve doğal gaz taşımacılığının şahdamarı sayılan Hürmüz Boğazı'nın, bu pazarlıkların en çetrefilli maddesi olduğuna dikkat çekildi. Bu geçiş noktasında yaşanacak olası bir tıkanmanın, yalnızca Ortadoğu'daki bölgesel güvenliği değil, milyarlarca dolarlık küresel enerji piyasasını da yerle bir edeceği yetkililerce sıklıkla ifade ediliyor.





