BELKİ çok iddialı gelebilir ama İslam dünyasında akan her damla kandan birinci derecede sorumlu olan ABD’dir. Bunun yanında elbette bölgede bazılarının katkısı da söz konusu. Bu bakımdan özellikle Irak ve Suriye ve ülkemizde akan kanın gerçekten durması, bölgeye huzur ve barışın gelmesi isteniyorsa öncelikli olarak ABD’nin bölgeden çekilmesi, daha doğrusu çekilmek zorunda bırakılması gerekiyor. Bu yapılamadığı sürece bölgemizde barış söz konusu olamaz. Olacağını ileri sürenler ya bu karmaşadan bir çıkar sağlıyorlar ya da olaylara yanlış bir pencereden bakıyorlardır. Bu köşede sıkça Irak’ın, ardından Suriye’nin karışmasının Irak’ın ABD tarafından işgali ile başladığına dikkat çekiyor, bölgedeki çatışmaların durdurulması, barışın sağlanmasını ABD’den beklemenin anlamsızlığına vurgu yapıyorum.

Geçmişte, ABD ve koalisyon ortaklarının PYD’ye araç ve gereç desteğinin önemli bir bölümünün IŞİD’in eline geçtiği medyaya yansıdı ve bu haberler yalanlanmadı. Daha eskilere gidildiğinde Irak’ın kuzeyini uçuşa yasak bölge olarak ilan eden ABD’nin PKK’ya havadan malzeme desteği verdiği de gündeme geldi, hatta bu hususlar Meclis kürsüsünden dile getirildi. Sonunda Erbakan Hoca başbakanlığı döneminde PKK’ya destek verdiği kesinleşen Çevik Güç’ün görev süresini uzatmayarak sınırımızdaki ABD varlığına son vermişti. Aradan geçen zaman içinde Irak işgal edilerek Saddam’ın devrilmesi ve idam edilmesi ile Irak’ta otorite boşluğu oluşmuş, meydan bir takım terör örgütleri ile milislere kalmış oldu. Bu şartlarda ortaya IŞİD ve PYD çıktı. PKK ise giderek güç kazandı. Ardından PKK’nın Suriye’deki kolu olan PYD ortaya çıkartıldı. Hatta Suriye’de PYD, ABD’nin kara gücü gibi hareket etmeye başladı. Bunun için de ABD gizlemeye bile gerek duymadan PYD’ye her türlü desteği vermeye başladı. PYD, PKK’nın Suriye kolu olduğuna göre PKK’nın, ABD silahlarıyla Türkiye’ye dönmesinin anlaşılmayacak bir yanı kalmıyor.

İstihbarat bilgilerine dayanılarak yapılan, “PKK, ABD silahıyla Kobani’den geliyor” başlığı altında yer alan bir haber sanıyorum ABD, PKK ve PYD bağlantısının artık bilinmeyen bir yanı kalmamıştır. İstihbarat raporları da bu gerçeğe vurgu yaptığına göre sanıyorum Türkiye’nin PKK belasını tasfiye etmesi özellikle ABD’nin bölgeden atılmasına, tasfiye edilmesine bağlı.

Çünkü medyaya da yansıyan haberlerde ağır kayıplar veren PKK militanlarının ABD’nin PYD’ye verdiği silahlarla Suriye’den Türkiye’ye girmeye çalıştıkları belirtiliyor. Sınırdaki hareketlik böyle yorumlanıyor. Aslında ABD’nin Türkiye’de dâhil bölge ülkelerine yönelik hedeflerinin gizli bir yanı kalmadı. Bölgenin zenginliklerini sömürmek ve İsrail’in güvenliğini sağlama almak adına değil milyonlarca Müslüman’ın ölmesi, tamamı katledilse ABD ve müttefiklerini ilgilendirmiyor. Bu gerçek biline biline, hâlâ bölgemizdeki ve ülkemizdeki terörün önlenmesi için ABD ile mutabakat arayışlarının sürdürülmesi yanlışlığından kurtulmak gerekiyor. Bundan kurtulamadığımız sürece karışıklık devam edecek, kesinlikle Müslüman ülkelerin bir araya gelerek kendi zenginliklerine sahip çıkmaları mümkün olmayacaktır.