18 Eylül 2026 Cuma hutbesi PDF metni ve konusu, cuma namazı öncesinde araştırılan başlıklar arasında yer alıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Türkiye genelindeki camilerde okunmak üzere hazırlanan bu haftaki hutbenin konusu “Ahîlik Ahlakı” oldu. Hutbede helal kazanç, ticarette dürüstlük, kul ve kamu hakkı, ölçü ve tartıda adalet ile esnaf-müşteri ilişkilerinde güven üzerinde duruluyor. Peygamber Efendimizin (s.a.s) ticaret ahlakına ilişkin hadislerine de yer verilen metinde, Ahîlik geleneğinin toplumsal hayattaki önemine dikkat çekiliyor.
18 Eylül Cuma hutbesi konusu nedir?
Diyanet'in 18 Eylül 2026 Cuma hutbesinin konusu “Ahîlik Ahlakı” olarak belirlendi. Hutbede İslam'ın yalnızca ibadet hayatında değil, çalışma ve ticaret hayatında da insanlara yol gösteren ilkeler ortaya koyduğu vurgulanıyor.
Helal kazancın peşinden gitmek, dürüst ve güvenilir olmak, haksız rekabetten uzak durmak, sözleşmelere riayet etmek ve ticarette adaleti korumak hutbenin öne çıkan mesajları arasında bulunuyor.
18 Eylül 2026 Diyanet Cuma hutbesinde ne anlatılıyor?
Hutbenin başlangıcında Peygamber Efendimizin (s.a.s) güvenilir ve emin olma özelliğine dikkat çekiliyor. Bu ahlaki özelliğin günlük hayatın yanı sıra ticarette de korunması gerektiği belirtiliyor.
Dini, insani ve vicdani ilkelerin ticari hayatta yol gösterici olduğuna işaret edilen hutbede, dürüstlük ve güven temelinde kurulan bir ticaret anlayışının önemine vurgu yapılıyor.
Ahîlik nedir, Cuma hutbesinde neden yer aldı?
Ahîlik, ticaret, zanaat ve ustalık kültürünü ahlak, kanaat ve iyi insan yetiştirme anlayışıyla bir araya getiren köklü bir gelenek olarak hutbede ele alınıyor. Esnaf ile müşteri arasında güven ve kardeşlik ilişkisinin kurulmasında Ahîlik anlayışının önemli bir rol üstlendiği anlatılıyor.
Hutbede ayrıca “Halka hizmet, Hakk'a hizmettir” anlayışı ile “Eline, beline, diline sahip ol” düsturuna dikkat çekiliyor. Ahîlik ahlakının yalnızca ekonomik ilişkilerle sınırlı olmadığı, insanın davranışlarına ve toplumsal ilişkilerine de yön veren bir anlayış olduğu vurgulanıyor.
Ticarette dürüstlük için hangi mesajlar verildi?
18 Eylül Cuma hutbesinin önemli bölümlerinden birini ticarette dürüstlük ve güven oluşturuyor. Maddi kazancın ahlaki değerlerin önüne geçirilmemesi gerektiği anlatılırken aldatma, kandırma ve malın kusurunu gizleme gibi davranışlara karşı uyarıda bulunuluyor.
Peygamber Efendimizin (s.a.s) “Bizi aldatan bizden değildir” ikazının hatırlatıldığı hutbede, ticaretin yalnızca kazanç elde etme faaliyeti olmadığına, aynı zamanda dini ve ahlaki sorumluluklar taşıdığına işaret ediliyor.
Ölçü ve tartıda hile konusunda hangi ayete yer verildi?
Diyanet'in hazırladığı hutbede esnaf, tüccar ve zanaatkârlara doğrudan seslenilirken ölçü ve tartıda hile yapılmaması gerektiğine dikkat çekiliyor.
Bu bölümde Mutaffifîn Suresi'nde yer alan ölçü ve tartıda hile yapanlara yönelik uyarı hatırlatılıyor. Alırken tam ölçü isteyen ancak başkasına verirken eksik ölçüp tartan davranış biçiminin İslam ahlakıyla bağdaşmadığı vurgulanıyor.
Kul ve kamu hakkı için hangi uyarılar yapıldı?
Hutbede kul hakkı ve kamu hakkına riayet etmek, çalışma ve ticaret hayatının temel sorumluluklarından biri olarak ele alınıyor. Günlük meşguliyetlerin insanın Allah'a karşı kulluk görevlerini yerine getirmesine engel olmaması gerektiği de hatırlatılıyor.
Ticaret hayatında bireysel kazanç elde ederken başkalarının hakkına zarar verilmemesi gerektiğine dikkat çekiliyor. Böylece kazancın yalnızca miktarı değil, hangi yöntemlerle elde edildiğinin de önem taşıdığı anlatılıyor.
Rüşvet, faiz, karaborsacılık ve stokçuluk için ne denildi?
18 Eylül 2026 tarihli Cuma hutbesinde ticari hayatta uzak durulması gereken davranışlar da sıralanıyor. Rüşvet, faiz, karaborsacılık ve stokçuluk bunlar arasında gösteriliyor.
Din tarafından haram kabul edilen ürün ve işlemlerden uzak durulması gerektiği belirtilirken ticari kazancın meşru yollarla elde edilmesine vurgu yapılıyor. Esnaf ve tüccarın toplumsal sorumluluklarını gözetmesi gerektiği mesajı öne çıkıyor.
Ahîlik ahlakının topluma katkısı nasıl anlatıldı?
Hutbede Ahîlik ilkelerinin ticari hayata yansıtılması halinde güven, huzur, barış ve adaletin güçleneceği ifade ediliyor. Böylece Ahîlik yalnızca geçmişten gelen bir esnaf teşkilatı olarak değil, günümüz ticaret hayatına da aktarılabilecek ahlaki değerler bütünü üzerinden değerlendiriliyor.
Esnaf ile müşteri arasındaki ilişkinin yalnızca alışveriş yapan iki taraf arasındaki ekonomik bağdan ibaret olmadığına işaret ediliyor. Güvenilirlik, doğruluk ve hakkaniyetin toplumsal huzurun korunmasına da katkı sağlayacağı mesajı veriliyor.
18 Eylül Cuma hutbesinde hangi hadise yer verildi?
Hutbenin farklı bölümlerinde Peygamber Efendimizin (s.a.s) ticaret ve insan ilişkilerine ilişkin mesajları hatırlatılıyor. Aldatmaya karşı yapılan uyarının yanı sıra hutbenin sonunda alışveriş sırasında hoşgörülü ve kolaylaştırıcı davranmanın önemini anlatan bir hadise yer veriliyor.
Diyanet'in metni, Allah Resûlü'nün (s.a.s) satarken, satın alırken ve alacağını talep ederken kolaylık gösteren kişiye yönelik rahmet duasıyla tamamlanıyor.
18 Eylül 2026 Cuma hutbesi tam metni
Diyanet tarafından hazırlanan hutbenin ana metninde Peygamber Efendimizin güvenilirliğiyle başlayan anlatım, ticaret hayatındaki ahlaki sorumluluklarla devam ediyor. Ahîlik kültürü üzerinden esnaf, tüccar ve zanaatkârların toplum içerisindeki sorumlulukları ele alınıyor.
Metnin devamında ölçü ve tartıda adalet, helal kazanç, sözleşmelere bağlılık, kul ve kamu hakkı ile haksız kazançtan kaçınma üzerinde duruluyor. Hutbenin son bölümünde ise Ahîlik ilkelerinin günümüzde yaşatılmasının toplumdaki güven, huzur ve adalet duygusunu güçlendireceği mesajı veriliyor.
18 Eylül Cuma hutbesi PDF nereden okunur?
18 Eylül 2026 Cuma hutbesi PDF metni, Diyanet İşleri Başkanlığının Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan haftalık hutbe içerikleri üzerinden erişime sunuluyor.
PDF metninde “Ahîlik Ahlakı” başlığı altında cuma günü camilerde okunacak hutbenin tamamı yer alıyor. Hutbenin ana odağını ticaret ahlakı, helal kazanç, dürüstlük, güven, kul hakkı ve Ahîlik kültürünün günümüze taşıdığı değerler oluşturuyor.
Muhterem Müslümanlar!
Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in doğumunu, “Peygamberimiz ve Güzel Ahlak” temasıyla kutladığımız şu günlerde; onun gibi etrafına güven veren, elinden ve dilinden emin olunan bir insan olmamızın gerekliliğini toplumumuzla paylaşmaya gayret gösteriyoruz. Peygamber Efendimiz (s.a.s) ile özdeşleşen güvenilir ve emin olma erdemini yansıtmamız gereken alanlardan biri de ticaretimizdir.
Aziz Müminler!
Öncelikle şu hususu ifade edelim ki; hayatımızın her alanına yön veren ilahi ve nebevi ilkeler, ticaretimizde de bizlere rehberlik etmektedir. Dini, insani ve vicdani olan bu ilkeler; helal kazancın peşinden gitmek, dürüst ve güvenilir olmak, haksız rekabetten kaçınmak, adaleti, doğruluk ve dürüstlüğü ticarette hâkim kılmak, sözleşmelere riayet etmek gibi değerlerdir.
Kıymetli Müslümanlar!
Alicenap milletimiz; dinimizden, medeniyet ve örfümüzden aldığı ilhamla, Ahîlik gibi bir teşkilatı ihdas etmiştir. Bu teşkilat ile ticaret, zanaat ve ustalığı; ahlak, kanaat ve hayırlı insan yetiştirme anlayışıyla bir araya getirmiş, esnaf ve müşteri arasında kardeşlik köprüsü kurmuştur. Hatta kurduğu bu kardeşlik köprüsü öyle bir hal almıştır ki; nice insanın İslam’la şereflenmesine ve nice beldenin kılıçsız fethedilmesine zemin hazırlamıştır. Şanlı ecdadımız; “Halka hizmet, Hakk’a hizmettir!” şuuruyla hareket etmiş, nesillerini; “Eline, beline, diline sahip ol!” düsturuyla yetiştirmiştir.
Değerli Kardeşlerim!
Üzülerek ifade edelim ki, kimi insanımız, maddiyatı her şeyin önüne geçirebiliyor; aldatmayı kurnazlık, kandırmayı başarı olarak görebiliyor. Peygamberimiz (s.a.s)’in, “Bizi aldatan bizden değildir!” ikazı apaçık ortada dururken, dünyalık kazanç uğruna malının kusurunu gizlemeyi ustalık, gerçeği çarpıtmayı ise pazarlama tekniği sayabiliyor.
Ey Esnaf Kardeşim!
Ey Tüccar Kardeşim!
Ey Zanaatkâr Kardeşim!
İşte tam bu noktada bizlerden beklenen; Yüce Rabbimizin, “Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar, insanlardan bir şey ölçüp aldıkları zaman tam ölçerler. Fakat, kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar” uyarısını dikkate almaktır. Bizlerden beklenen; günlük meşgalelere dalmadan Allah’a karşı kulluk görevlerimizi yerine getirmek, kul ve kamu hakkına riayet etmektir. Bizlerden beklenen, dinimizce haram görülen şeylerin ticaretini yapmaktan; rüşvet, faiz, karaborsacılık ve stokçuluk gibi gayr-ı meşru yollardan uzak durmaktır.
Aziz Müslümanlar!
Kaynağını vahy-i ilahiden ve Efendimiz (s.a.s)’in sünnet-i seniyyesinden alan Ahîlik ilkelerini ticaretimize yansıttığımız ölçüde, toplumumuzda güveni, huzur, barış ve adaleti daha da güçlü hale getireceğimizi hatırlatıyor; hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyoruz: “Satarken, satın alırken, alacağını talep ederken hoşgörülü davranıp kolaylık gösteren kimseye Allah rahmetiyle muamele eylesin.”





