Kitapta Hanefî Mezhebi esas alınmıştır. Bazen diğer hak

mezheplerin farklı görüşleri de zikredilmiştir. Hâdis-i şerif ve fıkıh

kitaplarımızda umrenin yapılışı ile ilgili bilgiler, tamamen umre ile ilgili

ayet-i kerime ve Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin umre konusundaki hâdis-i

şeriflerine ve uygulamasına dayanmaktadır. Mezhepler arasındaki farklı

görüşlerin bulunması, konu ile ilgili ayet-i kerime ve hâdis-i şeriflere farklı

yorumlar getirilmesinden ve bazen de Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizden aynı

konuda aktarılan değişik rivayetlerin bulunmasından kaynaklanmaktadır.

Mezhepler arasındaki farklı görüşler, zaruri hallerde

Mü’minler için bir kolaylık sağlamaktadır. Bu itibarla keyfi değil, zaruret

halinde diğer hak bir mezhep ile amel edilebilir.

Muhterem umre adayları!

Maddi-manevi birçok zorlukları yenerek müekked sünnet

olan umreyi eda edeceksiniz. Unutmamak gerekir ki, umre çok önemli bir

imtihandır. Bu imtihanda ancak kendisini maddî ve manevî açıdan iyi hazırlayan

umre adayı başarılı olabilir. İşte elinizdeki kitapta, umreye gidecek bir

Müslüman’a sadece bu ibadetin ifasıyla ilgili farz, vacip veya sünnet

niteliğindeki umrenin her bir fiiliyle ilgili hükümler, gerekli bilgiler ve bu

ibadetin nasıl yapılacağı ayrıntıya girilmeden, nerede ne yapılacaksa basit bir

anlatım ile yeterince adım adım açıklanmıştır. Umrenin şeklî birtakım

davranışlardan ibaret kalmaması için, anlam olarak umre fiil ve davranışlarının

açıklanması büyük önem taşımaktadır. Bu bakımdan kitapta umre fiil ve

davranışlarının hikmeti de izah edilmeye çalışılmıştır. Kitap, dikkatlice okunduğunda,

herkes tarafından anlaşılabilecek şekilde, basit bir üslupla yazılmaya

çalışılmıştır. Kitap, bir kaç defa okunup mütalâa edilirse, kendisinden daha

çok istifade edilecektir. Hele hele henüz yola çıkmadan bu kitabı bir kaç defa

okumanız, önceden bilgi sahibi olmanız sizin için çok faydalı olur. İnanıyorum

ki, size büyük kolaylık sağlayacaktır.

Umre yolculuğu bir Müslüman’ın manevî dünyası açısından

belki de hayatındaki en önemli olaydır. Muhtemelen ömrü boyunca bir defa

gerçekleştirebileceği bu kutsal yolculuğu Rabbimiz, hayırla ve “makbul bir

umre” ile tamamlamayı, o kutsal toprakların manevî ikliminden en iyi şekilde

istifade etmeyi ve umre dönüşü de umreyi yapmış olmanın anlam ve önemine uygun

bir hayat sürmeyi nasip etsin. Âmin. Bu duygu ve düşünceler ışığında umreye

gidecek kardeşlerimize “makbul umre” diliyor, yapacakları ibadet ve dualarının

kabulünü ALLAH Teâlâ’dan niyaz ediyoruz.

Şu veya bu iddiadan uzak olarak hazırladığımız bu

mütevazı eserin, yüce Rabbimizin rızasına muvafık olmasını ve umreye gidecek

bahtiyar kulların istifade etmesini ümit etmekteyim. Yüce Rabbimizin rızasına

uygun bir umre ibadeti yapabilmede bu kitap, ufak bir katkıda bulunabilirse

gayesine ulaşmış olacak ve biz de bundan büyük mutluluk duyacağız. Tabiî ki

hidayet ve başarı ancak ALLAH Teâlâ’nın lütfu ile mümkün olur. Çalışıp gayret

göstermek bizden, hidayet ve muvaffak kılmak da ALLAH Teâlâ’dandır.

Yapılan umrelerin, cahiliye değerlerinin egemenliğinden

kurtularak İslâmî ve insanî değerlerin huzur iklimine girmeye vesile olması

temennisiyle, bu âcizane gayretimizden Rabbimizin razı, Müslüman

kardeşlerimizin istifade etmesini ve biz fakirin de salih amelden başka hiçbir

şeyin fayda vermeyeceği mahşerdeki ilahi mahkemede hissedar kılınmamızı

niyazla, her şeye kadir olan yüce Rabbimize teveccüh ederiz. “Bir işten maksat

ne ise hüküm ona göredir.” Bizim bu işten maksadımız: Rıza-ı ilahi ve Hz.

Peygamber (S.A.V.) Efendimizin şefaatidir. Bu çalışmamızın bunlara vesile

olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederiz. O, en yakın, tek işiten ve duaları kabul

buyurandır. Ayrıca bütün Müslüman kardeşlerimizden, fakat bilhassa umreye giden

o bahtiyar, sevgili kullardan, ALLAH Teâlâ’nın misafirlerinden, duaların

muhakkak kabul olduğu o mübarek yerlerde, kutsal mekânlarda hayır dualar istirham

ederiz.

“ALLAHümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli

seyyidinâ Muhammed. Salâten tüncinâ bihâ min cemiil-ehvâli vel-âfât. Ve takzî

lenâ bihâ cemîal-hâcât. Ve tütahhirunâ bihâ min cemiis-seyyiât. Ve terfeunâ

bihâ indeke e’led-deracât. Ve tübelliğunâ bihâ aksal-ğâyât. Min cemîil-hayrâti

fil-hayâti ve be’del-memât. Bi rahmetike yâ erhamer-rahimîn. HasbünALLAHü ve

ni’mel-vekil. Ni’mel-mevlâ ve ni’men-nasir. Gufraneke Rabbenâ ve

ileykel-masîr.”