Mübarek Ramazan ayı hitama erdi...
Ramazan Bayramı günlerindeyiz...
Bir unutulmaz geleneğimiz...
Bir unutulmaması gereken geleneğimiz...
Bir eskimez geleneğimiz...
Nedir o geleneğimiz?
Osmanlı'da emsalsiz incelik: Zimem defteri geleneği...
Osmanlı'da Ramazan ayında zenginler, hiç tanımadıkları insanların borçlarını öder; borcu olanın borcunu kimin ödediğini, borcu ödeyen de kimin borcunu ödediğini bilmezdi.
"Veren el¸ alan elden üstündür!' hükmünce hareket eden gönlü¸ imanı ve kesesi zengin asil ruhlu¸ cömert insanlar¸ darda kalmış kimselerin sıkıntılarını gidermekten ve borçlarını ödemekten büyük zevk alırlardı.
Osmanlı toplumundaki infak¸ hayır ve yardımlaşma kültürünün dikkat çekici yansımalardan biri de “Zimem Defterleri”dir. Bu defterler¸ zengin ile fakir arasındaki sevgi¸ merhamet ve dayanışmanın sağlam köprülerindendi.

ZİMEM DEFTERİ NEDİR?
Osmanlı'nın en güzel geleneklerinden biri olan Zimem defteri, bizlere pek çok şeyi öğütleyen kıymetli bir gelenektir.
Güzel ahlak, yardımlaşma, dayanışma bize atalarımızdan miras kalmış değerli birer hazinedir.
Zimem defteri, bugünün veresiye defteridir. Ramazan günlerinde zenginler bakkal, manav gibi dükkânlara gider ve Zimem defterini çıkarmalarını isterdi.
Defterin başından, sonundan ve ortasından rastgele sayfalar koparır ve "Silin borçlarını, Allah kabul etsin." derlerdi.
Böylelikle borcu olan, borcunu kimin ödediğini; borcu ödeyen de kimin borcunu ödediğini bilmezdi.
Zimem defteri; kültürüyle dünyada parmakla gösterilen Osmanlı medeniyetinin, en güzel dayanışma ve yardımlaşma örneklerinden bir tanesidir.
Günümüzde durumu olmayan mahalle sakinleri mahalle esnafından alışveriş yapar, ödemesini de ay başında yapmak üzere veresiye defterine yazdırırdı.
İşte Zimem defteri bu defterin Osmanlı'daki adıdır.
O dönemde hali vakti yerinde olan kimseler özellikle Ramazan ayında tebdili kıyafet giyer ve bir esnafa girerdi.
"Sağ elin verdiğini sol el bilmeden" hayrını işlemiş olurdu.
ZİMEM DEFTERİ HAREKETİ İSTANBUL’DA BÜYÜYOR
Bu vesileyle bu manada bir hareketten de bahsetmek istiyoruz...
Türkiye İyilik Kulübü’nün Ramazan’da başlattığı zimem defteri hareketi İstanbul’da büyüyor
Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve yardımlaşma ikliminde, Türkiye İyilik Kulübü Platformu öncülüğünde başlatılan “zimem defteri kapatma” çalışması İstanbul’un farklı mahallelerinde büyüyerek devam ediyor.
Kızılay İstanbul iş birliğiyle yürütülen çalışma kapsamında, mahalle bakkallarındaki veresiye borçları sessizce kapatılarak ihtiyaç sahiplerine destek olunuyor.
Osmanlı’dan miras kalan zimem defteri geleneği, Türkiye İyilik Kulübü Platformu’nun girişimiyle bu Ramazan ayında yeniden yaşatılıyor.
Bu gelenekte hayırseverler mahalle bakkallarına giderek veresiye defterindeki borçları kapatıyor, böylece ihtiyaç sahiplerinin yükü hafifletiliyor.
Yardımın en anlamlı tarafı ise veren el ile alan elin birbirini bilmemesi; iyiliğin sessizce ve incitmeden yapılması.
Çalışmanın ilham veren isimlerinden biri, Türkiye İyilik Kulübü Platformu Kurucu Çocuk Başkanı 10 yaşındaki Elmira Ayabakan oldu.
Okuduğu bir kitaptan etkilenerek iyilik hareketine adım atan Elmira Ayabakan, kısa sürede çevresini de harekete geçirdi.
Arkadaşlarını iyilik etrafında bir araya getiren Ayabakan, “Ben değil, biz olunca bir şeyleri değiştirebiliriz” sözüyle hareketin temel yaklaşımını ortaya koydu.
ELMİRA AYABAKAN BU İYİLİK YOLCULUĞUNDA
Elmira Ayabakan’ın bu iyilik yolculuğunda ailesinin desteği de önemli bir rol oynuyor. Özellikle annesi Pınar Ayabakan’ın, paylaşma ve dayanışma kültürünü büyütmeye yönelik yaklaşımı, yürütülen çalışmaların güçlenmesine katkı sağlıyor. Pınar Ayabakan’ın iyiliği gösteriş için değil, toplumsal farkındalığın artması ve örneklerin çoğalması için önemseyen yaklaşımı, Türkiye İyilik Kulübü’nün sahadaki çalışmalarına da anlamlı bir destek sunuyor.
Türkiye İyilik Kulübü Platformu çatısı altında çocuklar ve gençler, ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için çeşitli sosyal sorumluluk ve dayanışma çalışmalarında aktif rol alıyor.
Ramazan boyunca sürdürülen zimem defteri kapatma programı da bu çalışmaların en anlamlı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Pendik’te gerçekleştirilen bir ziyaret sırasında yaşananlar ise çalışmanın toplumsal karşılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Yaşlı bir çiftin işlettiği mahalle bakkalında, ekonomik zorluklara rağmen ihtiyaç sahiplerinin geri çevrilmediği görüldü.
Bakkal işletmecisinin, “Biz de zor ayakta duruyoruz ama kimseyi geri çevirmiyoruz” sözleri, mahalle dayanışmasının ve paylaşma kültürünün ne kadar güçlü olduğunu ortaya koydu.
Ziyaret sırasında zimem defterindeki borçların kapatılması duygusal anlara sahne oldu. Bakkal ve eşinin gözyaşlarını tutamadığı bu anlar, yapılan desteğin yalnızca maddi bir yardım değil, aynı zamanda insan onurunu koruyan güçlü bir dayanışma örneği olduğunu gösterdi.

TÜRK KIZILAYI DESTEK VERİYOR
Türkiye İyilik Kulübü’nün yürüttüğü sosyal sorumluluk projelerine verdiği destekle öne çıkan Kızılay İstanbul İl Başkanı Burcu Kösem’in, özellikle çocuklar ve gençler arasında iyilik bilincinin yaygınlaştırılmasına önemli katkılar sunduğu ifade edildi.
Türkiye İyilik Kulübü Başkanı Elmira Ayabakan ise Kızılay İstanbul’un sağladığı anlamlı desteğin kendileri için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu belirterek, bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde artarak devam etmesini temenni ettiklerini ifade etti.
Türkiye İyilik Kulübü Platformu öncülüğünde ve Kızılay İstanbul iş birliğiyle yürütülen bu çalışma, Ramazan ayının manevi iklimini sahaya taşırken; çocuklardan gençlere, ailelerden mahallelere uzanan geniş bir iyilik halkasının oluşmasına katkı sunuyor.