Suriye kan gölü.
Mısır kan deryası!
Darbeciler resmi açıklama yaparak katliamın bilânçosunu
400 ün üzerinde olduğunu söylüyor.
Müslüman Kardeşler bu rakamın 2 binin üzerinde olduğunu
söyleyerek yalanlıyor.
Katliamdan 24 saat sonra yaptığı açıklamada ABD Başkanı
Barack Obama, Mısır-ABD ortak askeri tatbikatın kaldırıldığını duyurdu. Ama
Mısır daki katliama sebebiyet veren yönetime askeri darbe diyemedi.
Avrupa cılız tepkilere devam ediyor. Büyükelçilerini
göstermelik çağırarak dostlar alışverişte görsün diyorlar.
Ya Birleşmiş Milletler
Onlar kınama ifadesi bile kullanmamaya özen göstererek
aptalca bir diplomasi örneği sergiliyor.
***
Mısır da askeri darbe 3 Temmuz da gerçekleşti.
Aradan bir buçuk ay geçti. Endişe verici gelişmeler
artarak devam etti.
Rabiatü l Adevviye Meydanı nda toplanan Müslüman
Kardeşler mensupları ve Mursi taraftarları ellerine sapan bile almadan dimdik
durarak demokratik tepkilerini gösterdi.
Demokratik tepkiye kurşun yağdı. Elleri silahlı
zorbalar hiç acımadan kan döktüler.
Hatırlayın ilk kanı Ramazan dan bir gün önce sabah
namazında döktüler.
Bilânço:
-53 şehit, 500 e yakın yaralı.
Yirmi gün sonra Baltacı isimli çetelerinin ikinci
müdahalesi adeta katliam provası niteliğindeydi:
-200 şehit, binlerce yaralı.
Ve üçüncü müdahale önceki gün gerçekleşti.
-2000 in üzerinde şehit ve on binlerce yaralı!
***
Yine hatırlayın Eli kanlı Sisi yıllar önce yazdığı bir
tezde:
Demokrasi geldiğinde ordunun ve güvenlik güçlerinin yeni
iktidara saygılı olup olmayacağının hiçbir garantisi yoktur diyordu.
El-hak, kendi tespitini bizzat uygulayarak teyit etti.
Peki, bu alçak Sisi nin destekçilerine ne demeli
Zira hain e destek veren laik, elit ve hatta dindar
grupların olduğu gerçeği, insanın kanını donduruyor.
Özelikle El Ezher Şeyhi nin verdiği desteğe ne demeli
Zalim, zulmüyle anılacak Peki, ya bu destekçiler
Bu katliamın muhatabının sırf İhvan-ı Müslim veya Mursi
taraftarları olduğu düşünülüyorlarsa yanılıyorlar.
Hatta İşte bunlar gafillerin ta kendileridir (Araf,
179) ayet-i kerimesine muhatap olmuyorlar mı
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez in eleştirisi
yerinde.
Diyordu ki, El Ezher Üniversitesi nde bulunan din
adamları taraf olmamalıydı. Cüppelerinin hakkını vererek, ilmin izzetini
muhafaza etmeliydiler. Ellerine verilen buruşuk notlara göre hüküm
çıkarmamalıydılar. Taraflara yol gösterip, kan dökmeyi engelleyebilirlerdi.
(TRT Türk)
Rabbim eli kanlı zalimle, buna destek veren taraftarları
aynı anda haşretmez mi
***
Araştırmacı Deniz Ülke Arıboğan TRT Haber de yaptığı
açıklamada, Asker darbe yapmaz, uygular diyordu.
Bu katliamın arkasında Egemen güçlerin olduğuna işaret
ediyordu.
Çanakkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner
yine aynı programda, Askerler darbe yaparken, her türlü bedeli göze alır
diyordu. Ona göre, Suriye de kan döken Esad ne ise, darbeci Sisi de aynı
çizgide. Yani öldürdükleri insanların sayıları hiç önemli değil, yüz, bin
Hatta milyonlarcasını katletse hiç önemi yok. Yeter ki iktidarları kaim kalsın.
Laçiner Türkiye de de benzer sahnelere muhatap olduğunu
söylüyor.
Tıpkı 27 Mayıs ta, 12 Eylül ve 28 Şubat ta olduğu gibi.
Ama darbeciler bunun bedelini sandıkta ödedi.
***
Deniliyor ki, Mursi, siyasi yanlışlar yaptı. Yönetim
konusunda zafiyet gösterdi. Büyük hataları vardı.
Olabilir, doğrudur. Ama Mısır demokrasiyi yeni öğreniyor.
Daha emekleme döneminde, çünkü yapılacak o kadar iş vardı ki
Ama Eli kanlı darbecilerin 2000 kişiyi öldürmesi azim
bir hata değil mi
Hem, bu katliam, Mursi nin yaptıkları hataların bir
bedeli olabilir mi
Hayır, asla!
Zalimler, hiçbir zaman abad olmadı.
Olmayacak da!
Ama tek tesellimiz Allah yolunda öldürülenlerin şehit
olduğudur.
Bakara Suresi nde, Allah yolunda öldürülenlere ölüler
demeyiniz. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz. (154)
deniliyor.
Biz de diyoruz ki:
Zalimler için yaşasın cehennem!