1983 yılından beri seçimlerde yüzde on baraj sistemi uygulanmaktadır. Yani ülke çapında yüzde on oy alamayan partiler bazı bölgelerden yüzde elli üzerinde oy alsalar bile oradan bir milletvekili dahi çıkaramaz ve Meclis’e giremezler. Bu tam bir zulümdür. Çünkü ülkede yüzde onun altında kalan görüşler Meclis’e yansımaz ve böylece nice faydalı görüşler milli hafızaya ulaşamamış ve millet yeni ve daha faydalı fikir sahiplerinden yararlanamamış olur.
Hâl böyle iken darbe ürünüdür diye yürürlükte olan Anayasa’yı yamalı bohçaya çevirenler aynı şekilde l983 yılının darbe ürünü olan yüzde on barajını niçin kaldırmazlar? Hazreti Ömer, meclisindeki çocuklara dahi fikrini sorarken günümüzün sözüm ona demokratları erginlik yaşında yüzbinlerce vatandaşın fikrinin millete duyurulmasına hangi gaye ile engel oluyorlar. AKP ileri gelenleri barajı düşürelim de Saadet Partisi Meclis’e mi girsin diyecek kadar insafsız olduklarını ortaya koydular. Onların gayesi sadece bu değildir.
Onların gayesi ülke için yapılması gerekenlerin bir kısmını, hatta birçoğunu yapmamaktır. Eğer baraj olmasa veya Avrupa’da olduğu gibi yüzde dört seviyesine inse milletin isteği ve hükümetlerin yapabileceği daha birçok hizmet yapılacak veya o hizmetlerin yapılmasını isteyen güçsüz partiler de Meclis’e girecek ve onların yapılması için Meclis’te millet önünde ısrar edecek ve birçoğunun yapılmasını sağlayacaktır. Eğer iktidar dinlemezse gelecek seçimlerde güçsüz partiler güçlenecek ve güçlü bir şekilde Meclis’e girecek, önemli birçok hususun yapılmasına vesile olacak veya iktidar onların eline geçecektir. İşte bu nedenle yönünü Batı’ya çeviren partiler, seçim barajını kaldırmaz veya makul bir düzeye indirmezler. Böylece de milletin hayrına birçok iş ve yatırım yapılmaz, yapılamaz.
Aslında adil hükümetler döneminde Meclis’te olmayan partilerin fikirleri de devletin televizyonları sayesinde millete ulaşır. Ama günümüz iktidarının baskısı yüzünden tüm halkımızın vergileriyle ayakta duran TRT (Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu), Meclis dışındaki partilerin beyanatlarına yer vermemekte ve böylece zulüm üstüne zulüm yapmaktadır.
Seçim barajını kaldırmamak güçsüzlerin veya fakirlerin fikirleri duyulmasın hep zengin ve güçlülerin dediği olsun anlamına gelmektedir ki bu ülke için zulüm ve aynı zamanda büyük bir kayıptır. Bu durumu tüm vatandaşlara ve insaflı zengin ve güç sahiplerine ilanen duyurmayı zaruri bir görev sayıyorum.